ABD'nin İran'ın şartlarını kabul etmek zorunda kaldığını belirten İbrahim Azizi, Tahran'ın bölgedeki diplomatik ve askeri duruşunun Washington'ı yeni bir sürece zorladığını ifade ederek, Lübnan sahasındaki ihlallerin mutabakatın geleceği için belirleyici olacağını vurguladı.
"STRATEJİK DÖNÜŞÜMÜ İRAN'IN DİRENCİ SAĞLADI"
İbrahim Azizi, ABD ve İran arasındaki mutabakat sürecinin kendiliğinden oluşmadığını, Tahran'ın uzun süredir devam eden direncinin Washington'ı "stratejik bir dönüşüme" zorladığını savundu. Azizi, "ABD, İran'ın belirlediği şartları kabul ederek müzakere masasına oturmak zorunda kalmıştır" diyerek, bölgesel güç dengelerinde İran lehine bir değişim yaşandığının altını çizdi.

LÜBNAN'DAKİ SALDIRILAR MUTABAKATIN TESTİ
Mutabakatın sadece kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini belirten Azizi, Washington'ın Lübnan’a yönelik askeri operasyonları sonlandırmasını, varılan anlaşmanın bir "samimiyet testi" olarak tanımladı. ABD'nin taahhütlerine bağlı kalması gerektiğine vurgu yapan İranlı yetkili, saldırıların sürmesini mutabakat ruhuna aykırı bir hamle olarak değerlendirdi.
"EZİCİ YANIT" VE KIRMIZI ÇİZGİLER
Açıklamasının en dikkat çeken bölümünde olası ihlallere karşı İran'ın duruşunu netleştiren Azizi, "Herhangi bir ihlale karşı kararlı ve ezici bir tepki verilecektir" ifadesini kullandı. Bu söylem, Tahran'ın diplomatik kanalları açık tutarken askeri caydırıcılık kartını da masanın en üstünde tutmaya kararlı olduğunu gösteriyor.
TEK TARAFLI DAYATMALARIN SONU
Azizi, konuşmasında İran dış politikasındaki köklü bir değişikliğe de vurgu yaparak, "İranlılara karşı tek taraflı dayatmaların dönemi sona ermiştir" dedi. Bu ifade, İran'ın artık uluslararası alanda daha özgüvenli ve kendi şartlarını dayatan bir aktör olma vizyonunu yansıtıyor. Washington ile kurulan bu yeni "mutabakat" hattının, önümüzdeki dönemde bölgedeki gerilimlerin yönetimi için belirleyici olacağı öngörülüyor.





