DNA onarımı üzerine yaptığı çığır açan araştırmalarla bilim dünyasında önemli bir yere sahip olan Aziz Sancar, 2015 yılında Nobel Kimya Ödülü'nü kazanarak Türkiye'nin gurur kaynaklarından biri oldu. Moleküler biyoloji ve biyokimya alanındaki çalışmalarıyla uluslararası saygınlık kazanan Sancar, uzun yıllardır Amerika Birleşik Devletlerinde akademik çalışmalarını sürdürüyor.
1946 yılında Aziz Sancar, Mardin'in Savur ilçesinde dünyaya geldi. Sekiz çocuklu bir ailenin yedinci çocuğu olan Sancar, ilk ve ortaöğrenimini Mardin'de tamamladı. Çocukluk yıllarında futbola ilgi duysa da lise eğitiminin ardından akademik kariyeri tercih ederek İstanbul'a gitti. Bilime duyduğu ilgi sayesinde kısa sürede başarılı bir eğitim hayatı geçiren Sancar, bugün dünyanın en saygın bilim insanları arasında gösteriliyor.

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ'NDE BAŞLAYAN AKADEMİK YOLCULUK
Aziz Sancar, 1963 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesine girdi ve 1969 yılında fakülteden birincilikle mezun oldu. Mezuniyetinin ardından iki yıl boyunca memleketi Savur'da hekim olarak görev yaptı.
Bilimsel çalışmalarını geliştirmek amacıyla NATO-TÜBİTAK bursu kazanan Sancar, eğitimine Amerika Birleşik Devletlerinde devam etti. İlk olarak Johns Hopkins Üniversitesine giden bilim insanı, daha sonra Texas Üniversitesi Dallas Kampüsünde moleküler biyoloji alanında doktora çalışmalarına başladı.
DNA ONARIMI ALANINDA ÇIĞIR AÇAN ÇALIŞMALAR
Doktora eğitimi sırasında DNA'nın ultraviyole ışınları nedeniyle gördüğü hasarın nasıl onarıldığını araştıran Aziz Sancar, fotoliyaz geni üzerinde yürüttüğü çalışmalarla dikkat çekti. Genetik mühendisliği yöntemleri kullanarak bakterilerde bu geni çoğaltmayı başaran Sancar, DNA onarım mekanizmalarının anlaşılmasına önemli katkılar sundu.
Bilim insanının geliştirdiği "maxicell" tekniği ile literatüre kazandırdığı "excinuclease (excision nuclease)" kavramı, biyokimya alanının temel kaynakları arasında yer alan Oxford Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Sözlüğü'ne girdi. Bu çalışmalar, moleküler biyoloji alanında önemli gelişmelerin önünü açtı.
YALE VE KUZEY CAROLINA ÜNİVERSİTESİNDE ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRDÜ
1977-1982 yılları arasında Yale Üniversitesi Tıp Fakültesinde araştırmalarını sürdüren Aziz Sancar, burada DNA onarım mekanizmaları üzerine çalışmalarını daha da geliştirdi. Daha sonra Kuzey Carolina Üniversitesine geçen Sancar, biyokimya ve biyofizik alanındaki araştırmalarını burada devam ettirdi.
1997 yılından itibaren Kuzey Carolina Üniversitesi Tıp Fakültesinde Sarah Graham Kenan Biyokimya ve Biyofizik Profesörü olarak görev yapan Sancar, aynı zamanda UNC Lineberger Kapsamlı Kanser Merkezi bünyesinde araştırmalar yürütmektedir.
NOBEL KİMYA ÖDÜLÜ'NÜ KAZANDI
Aziz Sancar, İsveçli Tomas Lindahl ve Amerikalı Paul L. Modrich ile birlikte DNA onarım mekanizmalarının nasıl çalıştığını ortaya koyan araştırmaları nedeniyle 2015 Nobel Kimya Ödülü'ne layık görüldü.
Üç bilim insanının birbirinden bağımsız yürüttüğü çalışmalar, hücrelerin hasar gören DNA'yı nasıl onardığını ayrıntılı biçimde açıklayarak kanser başta olmak üzere pek çok hastalığın anlaşılmasına önemli katkı sağladı. Bu araştırmalar, modern tıp ve genetik çalışmalarının gelişmesinde dönüm noktalarından biri olarak kabul edildi.
Aziz Sancar, Nobel Kimya Ödülü'nü alan ilk Türk bilim insanı ve Nobel kazanan ikinci Türkiye vatandaşı oldu.
NOBEL MADALYASINI ANITKABİR'E BAĞIŞLADI
Nobel Ödülü'nü aldıktan sonra yaptığı açıklamada başarısını Türkiye Cumhuriyetinin eğitim sistemine ve Mustafa Kemal Atatürk'ün gerçekleştirdiği eğitim reformlarına bağlayan Aziz Sancar, Nobel madalyası ile sertifikasını Anıtkabir'e bağışladı.
Bugün Nobel madalyası ve sertifikası, Anıtkabir Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesinde kendisi için oluşturulan özel bölümde sergileniyor. Bu kararıyla bilimsel başarısını Türkiye Cumhuriyeti'ne ithaf ettiğini ifade etti.
SİRKADİYEN SAAT ÇALIŞMALARIYLA DA DİKKAT ÇEKTİ
DNA onarımının yanı sıra biyolojik saat olarak bilinen sirkadiyen ritim üzerine de önemli araştırmalar yapan Aziz Sancar ve ekibi, Period ile Cryptochrome genlerinin insan hücrelerindeki biyolojik saatin düzenlenmesinde kritik rol oynadığını ortaya koydu.
Bu çalışmalar, uyku düzeni, metabolizma, bağışıklık sistemi ve kanser tedavileri başta olmak üzere birçok alanda yeni araştırmaların temelini oluşturdu. Sirkadiyen ritim üzerine elde edilen bulgular, tıpta kişiye özel tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine de katkı sağladı.
VAKIF ÇALIŞMALARI VE BİLİME KATKILARI
Aziz Sancar, eşi Gwen Sancar ile birlikte Amerika Birleşik Devletleri'nde Aziz & Gwen Sancar Vakfını kurdu. Vakıf bünyesinde açılan Carolina Türk Evi, ABD'de eğitim gören Türk öğrencilere konaklama ve akademik destek sağlıyor. Bilimsel çalışmalarının yanı sıra genç araştırmacılara destek veren Sancar, Türk bilim insanlarının uluslararası alanda daha fazla yer alması için çeşitli projeler yürütüyor.
Kariyeri boyunca 400'den fazla bilimsel makale yayımlayan ve çok sayıda akademik kitaba katkı sunan Aziz Sancar, uluslararası bilim camiasının en saygın isimleri arasında gösterilmeye devam ediyor.
ALDIĞI BAŞLICA ÖDÜLLER
Aziz Sancar, Nobel Kimya Ödülü'nün yanı sıra ABD Ulusal Bilimler Akademisi üyeliği, Amerikan Sanat ve Bilim Akademisi üyeliği, TÜBİTAK Temel Bilim Ödülü, Vehbi Koç Ödülü ve çok sayıda uluslararası bilim ödülüne layık görüldü. Çalışmaları, moleküler biyoloji ve kanser araştırmaları alanında dünya genelinde referans gösterilen bilimsel kaynaklar arasında yer alıyor.
Mardin'in Savur ilçesinde doğan Aziz Sancar, DNA onarım mekanizmaları üzerine yaptığı öncü araştırmalar sayesinde 2015 Nobel Kimya Ödülü'nü kazandı. Moleküler biyoloji, biyokimya ve biyolojik saat alanındaki çalışmalarıyla dünya bilim tarihine adını yazdıran Sancar, akademik çalışmalarını uzun yıllardır Amerika Birleşik Devletlerinde sürdürüyor.




