Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın duruşmasında, 9 sanık "olası kastla öldürme", "kasten yaralama" ve "suçu bildirmeme" gibi çeşitli suçlamalarla yargılanmaya devam ederken, mahkeme sanıkların adli kontrol tedbirlerinin sürmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
"ÇOCUĞUMUN YÜZÜNE BASTIRMIŞLAR"
Duruşmada söz alan acılı anne Dilek Barut, sanıkların ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını savundu. Kamera kayıtlarının delil niteliği taşıdığını vurgulayan Barut, "Oğlumun krizde olduğu söyleniyor ancak kayıtlarda kriz geçirmediği görülüyor. Uğur, kendisine ne kadar ilaç verilirse onu içen bir çocuktu. Çocuğumun yüzüne bastırmışlar, başında iki kişi vardı" ifadeleriyle sanıkların tutuklanmasını talep etti.

"İLAÇLARI KENDİ İÇERDİ, FAZLA ALMASI İMKANSIZ"
Tutuksuz sanık Ç.K. ise kurumun disiplinli olduğunu savunarak, "Sağlıkçımızın Uğur'a ilaç verdiğini düşünmüyorum. İlaçlar ciddi şekilde takip ediliyordu. Uğur, ilaçları kendi içmek dışında bizim içirmemize izin vermezdi. Bu yüzden ilacı eline verirdik. Uğur'un fazla ilaç almasının imkanı yoktur" savunmasını yaptı. Sanık, hastaların zaman zaman birbirlerine zarar verdiğini de öne sürdü.
İDDİANAMEDE ŞOK EDİCİ DETAYLAR
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, olayın boyutunu gözler önüne seriyor:
-
Aşırı Doz: Uğur Yıldırım'a, üst sınırı 400 mg olan ilaçtan 11 bin 958 mg (yaklaşık 30 kat fazla) verildiği belirtiliyor.
-
Sanıklar ve Suçlamalar: * Hemşire S.T. için "olası kastla öldürme" suçundan müebbet hapis istendi.
-
Diğer sanıklar hakkında ise "kasten yaralama" ve "suçu bildirmeme" suçlarından değişen oranlarda hapis cezaları talep ediliyor.
YARGI SÜRECİ ERTELENDİ
Müşteki avukatlarının sanıkların tutuklanması yönündeki taleplerini, sanık avukatları ise eksiklerin giderilmesi gerektiğini belirterek değerlendirdi. Mahkeme heyeti, sanıkların adli kontrol şartlarının devamına hükmederken, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.




