Ankara'da yaşayan koleksiyoner Raif Kara, yıllar boyunca büyük emek ve titizlikle oluşturduğu gramofon, plak ve ses kayıt cihazlarından oluşan koleksiyonunu gelecek kuşaklara aktarmak için müze kurma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye'nin müzik ve ses kayıt tarihine ışık tutan arşiv, yüzlerce gramofon, binlerce plak ve nadir kayıt cihazlarıyla dikkat çekerken, koleksiyonun kültürel miras niteliği taşıdığı belirtiliyor.

Raif Kara'nın yıllar içerisinde oluşturduğu koleksiyonunda 165 çevirmeli gramofon, 100'e yakın pikap, çok sayıda ses kayıt cihazı ve yaklaşık 20 bin plak bulunuyor. Lambalı radyolar, makara teypler, tel teypler, manyetik kayıt cihazları ve kartuş teypler de arşivin önemli parçaları arasında yer alıyor.

Koleksiyon yalnızca müzik dinleme alışkanlıklarının geçmişine değil aynı zamanda ses teknolojilerinin yıllar içerisindeki gelişimine de ışık tutuyor. Bir araya getirilen eserler, Türkiye'nin ses kayıt tarihini kronolojik olarak takip etmeye imkan sağlıyor.

Gramafon Koleksiyoner Raif Kara 13072026 Iha 1 Zzhm7Qy2

KOLEKSİYON MERAKI TEK BİR GRAMOFONLA BAŞLADI

Eski eşyalara duyduğu ilgiyle koleksiyonculuğa yönelen Raif Kara'nın bu yolculuğu, satın aldığı bir gramofonla farklı bir boyut kazandı. Gramofonun yalnızca bir müzik aracı olmadığını ifade eden Kara, bu cihazların geçmişle bağ kuran özel objeler olduğunu düşünüyor.

Zaman içerisinde ilgisini tamamen gramofonlara, taş plaklara ve eski ses kayıt cihazlarına yönelten Kara, bugün Türkiye'nin en kapsamlı koleksiyonlarından birine sahip bulunuyor.

Koleksiyonun en dikkat çeken bölümünü 165 adet çevirmeli gramofon oluşturuyor. Bunun yanı sıra yaklaşık 20 bin taş plak, 45'lik ve 33'lük plak da arşivde yer alıyor.

Arşivde bulunan beş altın plak ise koleksiyonun en özel parçaları arasında gösteriliyor. Her biri farklı dönemlere ait olan bu eserler, Türkiye'nin müzik geçmişine dair önemli izler taşıyor.

TÜRKİYE'NİN İLK SES KAYITLARI DA ARŞİVDE BULUNUYOR

Raif Kara'nın koleksiyonuna kültürel açıdan ayrı bir değer katan unsurlardan biri de Osmanlı dönemine uzanan ilk ses kayıtları oluyor. 1890'lı yıllarda İstanbul'da gerçekleştirilen kayıtların yer aldığı plaklar, Türkiye'nin ses tarihine dair önemli belgeler arasında kabul ediliyor.

Koleksiyonda bu döneme ait çok sayıda nadir plak bulunurken, bu kayıtların büyük bölümünün tek nüsha özelliği taşıdığı belirtiliyor.

Yılların birikimi olan koleksiyonun korunması için özel yöntemler uygulanıyor. Nadir plaklar dijital ortama aktarılırken, orijinal kayıtlar ise özel çelik dolaplarda muhafaza ediliyor.

Gramofonların bakım ve onarım işlemleri de uzman kişiler tarafından gerçekleştiriliyor. Böylece koleksiyondaki eserlerin uzun yıllar boyunca korunması hedefleniyor.

Koleksiyonda bulunan her eserin ayrı bir hikayesi bulunurken İzmir'den gelen yeşil gramofonun hikayesi Raif Kara için özel bir anlam taşıyor.

Yıllar önce bir dostunun aracılığıyla koleksiyona dahil edilen gramofon, bugün arşivin en değerli parçalarından biri olarak korunuyor.

Raif Kara, yıllardır emek verdiği koleksiyonun Ankara'da kurulacak bir müze veya sanat galerisi çatısı altında ziyaretçilerle buluşmasını istiyor. Başkentte doğup büyüdüğünü ifade eden Kara, bu kültürel mirasın Ankara'da kalmasını arzuladığını belirtiyor.

Koleksiyonun sergilenmesi halinde araştırmacılar, müzik tarihçileri ve sanatseverler için önemli bir merkez oluşabileceği değerlendiriliyor.

GENÇLERE KOLEKSİYONCULUK ÇAĞRISI YAPTI

Koleksiyonculuğun yalnızca eşya biriktirmekten ibaret olmadığını belirten Raif Kara, gençlerin de ilgi duydukları alanlarda koleksiyon oluşturmalarının önemli olduğunu ifade ediyor.

Koleksiyon yapmanın insanlara disiplin, araştırma alışkanlığı ve kültürel birikim kazandırdığını belirten Kara, geçmişin izlerini korumanın gelecek nesillere bırakılacak en önemli miraslardan biri olduğunu vurguluyor.

ANKARA'NIN KÜLTÜR HAYATINA KATKI SAĞLAMASI HEDEFLENİYOR

Yaklaşık 20 bin plak, yüzlerce gramofon ve nadir ses kayıt cihazlarından oluşan arşivin müzeye dönüşmesi halinde Ankara'nın kültür ve sanat yaşamına önemli katkı sunması bekleniyor.

"Süper hücre" paniği: Erdek ve çevresinde hayatı felç etti
"Süper hücre" paniği: Erdek ve çevresinde hayatı felç etti
İçeriği Görüntüle

Müzik tarihini ve ses teknolojilerinin gelişimini aynı çatı altında buluşturacak proje, başkentte yeni bir kültürel çekim merkezi oluşturma potansiyeli taşıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ