Sosyal medya, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken, beraberinde yeni bir güzellik algısını da oluşturdu. Kusursuz ciltler, ince yüz hatları, belirgin çeneler ve pürüzsüz bir görünüm artık birçok kişi için ulaşılması gereken bir hedef gibi sunuluyor. Ancak uzmanlara göre ekranlarda görülen bu görüntülerin büyük bölümü filtreler, ışık oyunları, profesyonel makyaj, estetik uygulamalar ve dijital düzenlemelerden oluşuyor. Buna rağmen birçok kişi, bu görüntüleri gerçek sanarak kendisini yetersiz hissetmeye başlıyor.
Güzellik Uzmanı Mithat Avcıl, Türkinform’dan Beyza Coşkun’a özel yaptığı açıklamada, “Estetik bağımlığı gerçekten bir sorun haline geldiyse kişinin öz güveni psikolojik olarak etkilendiği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla en kısa sürede uzman yardımı alması gerektiğini ve bir psikiyatra yönlendirmekle süreci takip etmeliyiz” ifadesini kullandı.

"İNSANLAR AYNAYA DEĞİL, FİLTRELİ FOTOĞRAFLARINA BAKIYOR"
Güzellik uzmanı, son yıllarda danışan profillerinde önemli bir değişim yaşandığını söylüyor. Eskiden cilt bakımı veya yaşlanma belirtileri nedeniyle başvuran kişilerin yerini, bugün sosyal medyada gördüğü yüzlere benzemek isteyen danışanlar almaya başladı. Uzman, özellikle, "Fotoğraflarda güzel çıkmıyorum” cümlesini sık duyduklarını ifade ediyor. Bu talebin altında çoğu zaman fiziksel bir problem değil, sosyal medyanın oluşturduğu algının yattığını belirten uzman, insanların artık kendilerini aynada gördükleri haliyle değil, filtre uygulanmış fotoğraflarıyla kıyasladığını söylüyor.
ÖZGÜVEN SORUNU YAŞAYANLARIN SAYISI ARTIYOR
Uzmanın aktardığına göre kliniğe yalnızca estetik kaygılarla değil, özgüven eksikliği nedeniyle başvuranların sayısı da her geçen gün artıyor. Özellikle gençler, sosyal medyada sürekli "mükemmel" görünen kişilerle kendilerini karşılaştırıyor. Bu durum zamanla kişinin kendi yüzünü beğenmemesine, sürekli kusur aramasına ve psikolojik olarak yetersizlik hissetmesine neden olabiliyor. Bazı danışanlar ise herhangi bir estetik ihtiyacı bulunmamasına rağmen yalnızca sosyal medyadaki görüntüsüne benzeyebilmek için işlem yaptırmak istiyor.
"HER GÖRDÜĞÜNÜZ FOTOĞRAF GERÇEĞİ YANSITMIYOR"
Uzman, sosyal medyada karşılaşılan görüntülerin önemli bölümünün dijital düzenlemelerden geçtiğini hatırlatarak, "İnsanlar gördükleri her yüzün doğal olduğunu düşünüyor. Oysa filtreler, yapay zekâ uygulamaları ve fotoğraf düzenleme programları gerçek görüntüyü tamamen değiştirebiliyor” uyarısında bulunuyorlar. Bu nedenle kişinin kendisini dijital görüntülerle kıyaslamasının hem psikolojik hem de fiziksel açıdan sağlıklı olmadığını vurguluyor.
ESTETİK ÖZGÜVENİ DESTEKLEYEBİLİR AMA ÇÖZÜM OLMAYABİLİR
Uzman, doğru planlanan estetik uygulamaların kişinin kendini daha iyi hissetmesine katkı sağlayabileceğini ancak bunun tek başına özgüven problemi için çözüm olmadığını belirtiyor. Eğer kişi yalnızca başkalarına benzemek ya da sosyal medyada daha fazla beğeni almak için işlem yaptırmak istiyorsa, öncelikle bu isteğin altında yatan psikolojik nedenlerin değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Çünkü estetik uygulamalar geçici memnuniyet sağlayabilir ancak kişinin kendisiyle ilgili olumsuz düşüncelerini tamamen ortadan kaldırmayabilir.
"AMAÇ BAŞKASI OLMAK DEĞİL, KENDİNİZİN EN İYİ HALİ OLMAK"
Güzellik uzmanı, danışanlarına her zaman aynı tavsiyeyi verdiğini söylüyor. Uzmanlar, "Biz kimseyi başka birine benzetmeye çalışmıyoruz. Amacımız kişinin kendi yüzünü koruyarak en sağlıklı ve en iyi haline ulaşmasını sağlamak” görüşünü dile getiriyorlar. Doğallığın son yıllarda yeniden ön plana çıktığını belirten uzman, bilinçsiz estetik uygulamalar yerine kişinin yüz anatomisine uygun, ölçülü işlemlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.
UZMANLARDAN AİLELERE DE UYARI
Özellikle ergenlik dönemindeki gençlerin sosyal medya içeriklerinden daha fazla etkilendiğine dikkat çeken uzmanlar, ailelerin çocuklarıyla bu konuda açık iletişim kurmasının önemine işaret ediyor. Sürekli filtre kullanılan içeriklere maruz kalan gençlerde beden algısı bozukluğu, özgüven kaybı ve estetik baskısı daha sık görülebiliyor. Uzmanlara göre bu süreçte ebeveynlerin çocuklara gerçek ile dijital dünya arasındaki farkı anlatması büyük önem taşıyor.
GERÇEK GÜZELLİK EKRANDA DEĞİL, AYNADA BAŞLIYOR
Sosyal medya her ne kadar ilham veren bir platform olsa da, uzmanlar kişinin değerini beğeni sayılarıyla ya da filtreli fotoğraflarla ölçmemesi gerektiğini vurguluyor. Gerçek özgüvenin dış görünüşten önce kişinin kendisini olduğu gibi kabul etmesiyle başladığını belirten uzmanlar, estetik işlemlerin bir zorunluluk değil, bilinçli ve kişisel bir tercih olması gerektiğinin altını çiziyor. Artan sosyal medya kullanımıyla birlikte "filtre güzelliği" çağının etkileri daha görünür hale gelirken, uzmanlar en büyük ihtiyacın kusursuz görünmek değil, kendini olduğu haliyle sevebilmek olduğunu hatırlatıyor.





