Beyin tümörü, beyindeki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması sonucu oluşan kitleler olarak tanımlanıyor. İyi huylu (benign) ve kötü huylu (malign) olmak üzere ikiye ayrılan tümörler, bulundukları bölgeye göre farklı belirtiler verebiliyor. Uzmanlara göre erken tanı, tedavinin başarısını önemli ölçüde artırıyor.

İLK BELİRTİLER NELER?

Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Ziyal, Türkinform’a özel yaptığı açıklamada, “Beyin tümörünün en sık görülen ilk belirtisi baş ağrısıdır. Bunun dışında kişilik değişiklikleri, unutkanlık, epilepsi (sara) nöbetleri, konuşma bozukluğu, kol ve bacaklarda tek, tek taraflı ya da iki taraflı güçsüzlük görülebilir. Yine, tümörün yerleşimine göre çift görme, yüz felci, işitmede azalma, görmede azalma, hormonal bozukluklar, dengesizlik gibi belirtiler de görülebilir. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte beyin tümörlerinin erken tanısı da gittikçe önem kazanmıştır. Ancak, yine de en önemli faktör tümörün cinsinin patolojik inceleme sonucu kesinleşmesidir. Beyin cerrahisi ameliyatı geçiren bir hastanın, patolojik inceleme sonrası radyoterapi ve kemoterapi tedavisi görmesi gerekebilir. İleri dönemlerde tümör nüksüne bağlı olarak ikinci hatta üçüncü bir ameliyat geçirmesi gerekebilir. Mikrocerrahi ameliyat tekniklerinin gelişmesi ile ameliyat sonuçlarında büyük ilerlemeler kaydedilmiştir. Baş dönmesi de baş ağrısı gibi genel bir belirtidir. Beyin ile alakası olabileceği gibi, tansiyona bağlı değişikliklerde, kulak ile ilgili rahatsızlıklarda da görülebilir” bilgisini paylaştı.

Prof Dr İbrahim Ziyal.jpg

BAŞ DÖNMESİ HER ZAMAN BEYİN TÜMÖRÜ BELİRTİSİ Mİ?

Toplumda en çok merak edilen konulardan biri de baş dönmesinin beyin tümörüyle ilişkisi. Uzmanlara göre baş dönmesi çoğu zaman iç kulak hastalıkları, tansiyon sorunları, kansızlık, migren, sıvı kaybı ya da stres gibi çok daha yaygın nedenlerden kaynaklanıyor. Ancak baş dönmesine çift görme, konuşma bozukluğu, kol veya bacakta güç kaybı, şiddetli baş ağrısı ya da denge kaybı gibi nörolojik belirtiler de eşlik ediyorsa, vakit kaybetmeden ileri tetkik yapılması gerekiyor.

ARTIK ESKİSİ KADAR KORKULACAK BİR HASTALIK MI?

Tıp dünyasında son yıllarda yaşanan gelişmeler, beyin tümörü tedavisinde önemli ilerlemeler sağladı. Gelişmiş manyetik rezonans (MR) görüntüleme yöntemleri sayesinde tümörler daha erken dönemde tespit edilebilirken, ameliyatlarda kullanılan nöronavigasyon sistemleri, ameliyat mikroskopları ve uyanık beyin cerrahisi gibi yöntemler cerrahların başarı şansını artırıyor. Bunun yanı sıra radyoterapi, kemoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve bazı hastalarda uygulanan immünoterapi seçenekleri de tedavi sürecine önemli katkı sağlıyor. Özellikle iyi huylu beyin tümörlerinde erken tanıyla tam iyileşme oranları oldukça yüksek seyrederken, kötü huylu tümörlerde de yaşam süresi ve yaşam kalitesini artıran yeni tedavi yöntemleri her geçen yıl gelişmeye devam ediyor.

HANGİ BELİRTİLERDE VAKİT KAYBEDİLMEMELİ?

Uzmanlar özellikle şu durumlarda zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtiyor:

İYİ Partili Turhan Çömez'e re’sen soruşturma: Çömez'den Meclis'te ilk tepki!
İYİ Partili Turhan Çömez'e re’sen soruşturma: Çömez'den Meclis'te ilk tepki!
İçeriği Görüntüle
  • Gün geçtikçe şiddetlenen ve özellikle sabahları artan baş ağrıları,
  • Nedeni açıklanamayan kusma atakları,
  • İlk kez geçirilen epilepsi nöbeti,
  • Ani görme veya konuşma bozukluğu,
  • Kol ya da bacakta güç kaybı,
  • Denge kaybı ve yürümede zorlanma,
  • Hafıza ve davranış değişikliklerinin giderek artması.

ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR

Uzmanlar, baş ağrısı ya da baş dönmesi yaşayan herkesin beyin tümörüne sahip olduğu anlamına gelmediğini vurguluyor. Ancak şikâyetlerin uzun sürmesi, giderek şiddetlenmesi veya nörolojik bulgularla birlikte görülmesi halinde vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Gelişen cerrahi teknikler ve modern tedavi yöntemleri sayesinde beyin tümörleri artık geçmiş yıllara göre çok daha başarılı şekilde tedavi edilebiliyor. Bu nedenle uzmanlar, korku yerine erken tanı ve düzenli sağlık kontrolünün hayati önem taşıdığını ifade ediyor.

Muhabir: Beyza Coskun