Çin'in Liaoning eyaletine bağlı Panjin kentinde yıllardır uygulanan farklı bir tarım yöntemi, sürdürülebilir üretimin başarılı örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Yaklaşık 100 bin hektarlık geniş bir alanda uygulanan sistemde çiftçiler, pirinç fideleri belirli bir olgunluğa ulaştıktan sonra tarlalara binlerce yengeç bırakıyor. İlk bakışta sıra dışı görünen bu yöntem, hem tarımsal verimliliği artırıyor hem de doğanın kendi dengesinden faydalanıyor.
YENGEÇLER DOĞAL "ÇİFTÇİ" GİBİ ÇALIŞIYOR
Tarlalara bırakılan yengeçler yalnızca suda dolaşmıyor. Aynı zamanda ekosistemin önemli bir parçası haline geliyor. Uzmanlara göre yengeçler; zararlı böcekleri tüketiyor, yabancı otların çoğalmasını engelliyor, organik atıkları temizliyor, çamuru hareket ettirerek toprağın havalanmasına katkı sağlıyor. Bunun yanı sıra bıraktıkları organik atıklar doğal gübre görevi görüyor. Böylece sentetik gübre ve pestisit kullanımına duyulan ihtiyaç önemli ölçüde azalıyor.
AYNI TARLADAN İKİ FARKLI ÜRÜN ELDE EDİLİYOR
Bu üretim modelinin en dikkat çekici yönlerinden biri ise çiftçilere çift kazanç sağlaması. Hasat zamanı geldiğinde üreticiler yalnızca pirinç toplamıyor. Aynı zamanda büyüyen yengeçler de toplanarak satışa sunuluyor. Böylece tek üretim alanından hem yüksek kaliteli pirinç hem de ekonomik değeri yüksek yengeç elde ediliyor. Bu durum çiftçilerin gelirini artırırken üretim maliyetlerini de düşürüyor. Panjin'de yetiştirilen "yengeç tarlası pirinci", bölgenin öne çıkan tarım ürünlerinden biri haline gelmiş durumda.
40 YILI AŞKIN SÜREDİR GELİŞTİRİLİYOR
Bugün örnek gösterilen sistem aslında yeni değil. Pirinç ve yengecin birlikte yetiştirildiği modelin temelleri 1980'li yıllarda atıldı. Geçen yıllar içinde tarlalara yengeçlerin yaşayabileceği özel su kanalları ve barınma alanları inşa edilerek yöntem daha da geliştirildi. Günümüzde Panjin, çevre dostu tarım uygulamaları konusunda Çin'in en başarılı bölgelerinden biri olarak kabul ediliyor.
KİMYASAL KULLANIMINI AZALTIYOR
Araştırmalar, yengeçlerin yalnızca zararlılarla mücadele etmekle kalmadığını, toprağın organik madde miktarını artırarak mikrobiyal yaşamı da desteklediğini ortaya koyuyor. Bu sayede toprak uzun yıllar verimliliğini koruyabiliyor. Aynı zamanda çevreye zarar veren kimyasal ilaçların daha az kullanılması, su kaynaklarının korunmasına ve biyolojik çeşitliliğin desteklenmesine katkı sağlıyor.
HER BÖLGEDE UYGULANMASI MÜMKÜN DEĞİL
Uzmanlar ise yöntemin her tarım alanında aynı başarıyı göstermeyebileceğine dikkat çekiyor. Sistemin verimli olabilmesi için iklim koşullarının, su seviyesinin, toprak yapısının ve tarlaya bırakılan yengeç sayısının doğru şekilde planlanması gerekiyor. Doğru uygulandığında ise bu yöntem, hem çevreyi koruyan hem de üreticiye ek gelir sağlayan sürdürülebilir tarım modelleri arasında öne çıkıyor.





