Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) mutlak butlan kararının ardından yaşanan tartışmalar gündeme gelmeye devam ederken, bu kez olay Ankara’da Çankaya’dan patlak verdi. İddiaya göre, Çankaya Belediye Meclisi toplantısında yaşanan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek gerginliğe dönüştü.

BUTLAN TARTIŞMASI MECLİS OTURUMUNA TAŞINDI

Gazete Pano'da yer alan habere göre, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, belediye meclisinin son oturumunda yaptığı konuşmada mutlak butlan süreciyle oluşan yeni yönetimi hedef alan ifadeler kullandı.

Tuana Elif Torun’un ölümünde flaş gelişme! “Normal bir kaza değil kasıt var”
Tuana Elif Torun’un ölümünde flaş gelişme! “Normal bir kaza değil kasıt var”
İçeriği Görüntüle

“BU KİŞİLERLE GÖRÜŞEN OLURSA BENİMLE SELAMLAŞMAYI BIRAKSIN” RESTİ

İddiaya göre Güner, konuşması sırasında, "Bu kişilerle görüşen olursa benimle selamlaşmayı bıraksın" diyerek parti içindeki ayrışmaya ilişkin sert mesajlar verdi. Başkanın ayrıca, "Benimle yol yürümeyen varsa bugün burada içini döksün" ifadelerini kullandığı öne sürüldü.

MECLİS ÜYESİNDEN TEPKİ GELDİ

Söz konusu açıklamaların ardından, Kemal Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen CHP'li Meclis Üyesi Sinan Uslu'nun Başkan Güner'e tepki gösterdiği iddia edildi.Uslu, Güner'in konuşmasında kendilerine yönelik hakaret içeren ifadeler kullandığını öne sürerken, yaşanan diyalog sonrasında salondaki tansiyonun yükseldiği belirtildi.

SU ŞİŞELERİNİN FIRLATILDIĞI ÖNE SÜRÜLDÜ

İddiaya göre tartışmanın büyümesi üzerine Hüseyin Can Güner ayağa kalkarak elindeki su şişesini Sinan Uslu'ya doğru fırlattı. Yaşanan gerginliğin daha da büyümesi üzerine güvenlik görevlilerinin araya girerek tarafları ayırdığı iddia edildi. Olayın ardından meclis toplantısında kısa süreli bir kargaşa yaşandığı öne sürüldü.

Yaşananlar Ankara siyasetini hareketlendirirken, Cumhuriyet Halk Partili Meclis Üyesi Sinan Uslu, olayın yaşandığı toplantıda, neler olduğu ile ilgili Türkinform’dan Ecem Çetin’e anlattı.

“SAYIN BAŞKAN, BEN SEÇİMLE GELDİM. SİZ ATAMAYLA GELDİNİZ”

Uslu, şunları söyledi:

“Sayın Belediye Başkanımızın toplantıda bizlere ve partiye karşı sergilediği tutumun çok yanlış olduğunu konuştuktan sonra kendisine ifade ettim. Konuşmasında, genel başkanımıza, yönetime ve yol arkadaşlarına yönelik, "Bu kişilerle yol yürüyen benimle yürüyemez, benimle selamı sabahı kessin" anlamına gelecek ifadeler kullandı. Ardından da "Herkes düşüncesini burada söylesin" diyerek söz hakkı verdi.

Ben de söz alarak, "Sayın Başkanım, bu ifadeleriniz tehditkâr. Böyle konuşmanız ve insanları bu şekilde eleştirmeniz doğru değil. Bu partide genel başkanlık yapmış herkese saygı duyuyoruz, kimseyi bu şekilde hedef almıyoruz." dedim. Bunun üzerine sinirlendi ve bana, "Sen sus, konuşma." dedi. Ben de, "Sayın Başkan, ben seçimle geldim. Siz atamayla geldiniz. Burası belediye meclisi. Burada konuşmayacağız da nerede konuşacağız?" diye karşılık verdim. Elindeki su şişesini bana doğru fırlattı. Ardından güvenlik görevlilerini çağırdı ve toplantıya alınmamam yönünde talimat verdi. Ben belediye meclis üyesiyim ancak grup toplantısına alınmadım”

“TEHDİTKÂR VE HAKARET İÇEREN İFADELER”

Uslu, “CHP grup toplantımız belediyenin dokuzuncu katındaki meclis salonunda yapılıyordu. Normal şartlarda bu toplantıları ilçe başkanı yönetir. İlçe Başkanımız Halil Altan da oradaydı. Ancak toplantıyı belediye başkanı başlattı. İlk başta birlik ve beraberlik mesajları verdi. Biz de memnun olduk. Ancak daha sonra bir anda tehditkâr ve hakaret içeren ifadelere yöneldi. Kendisi, "Benimle yol yürümeyecek olan varsa şimdi burada söylesin." dedi. Ben de söz alarak, "Bu kullandığınız üslup size yakışmıyor. Siz belediye başkanısınız. Daha toparlayıcı ve birleştirici olmanız gerekirken insanlara hakaret eder gibi ve tehditkâr şekilde konuşuyorsunuz." dedim. O da bana, "Sen sus, konuşma." diye çıkıştı. Ben de seçilmiş bir belediye meclis üyesi olduğumu ve konuşma hakkım bulunduğunu söyledim. Ben orada sayın başkana karşı her zaman saygılı bir üslup kullandım. Hepimizin Cumhuriyet Halk Partili olduğunu, kırıcı olmadan konuşmamız gerektiğini ifade ettim. Ben hiçbir zaman Özgür Özel'i destekleyen kimseye, "Neden onun yanındasınız?" diye eleştiride bulunmadım. Bu herkesin demokratik tercihidir. Ben de Kemal Kılıçdaroğlu'nu uzun yıllardır tanıyorum. Belediye geçmişim de var. Sendikal mücadeleyi de bilen biriyim. Söylediğim tek şey, bu üslubun partiye zarar vereceği ve doğru olmadığıydı. Ben her zaman birleştirici olmaya çalıştım. Saldırgan olan taraf ise belediye başkanıydı” değerlendirmesinde bulundu.

OLAY DIŞARIYA ÇIKMASIN TELKİNİ

Olay sonrasında belediye başkanından doğru bir dönüş olmadığını ancak bazı kişiler aracılığıyla gazetecilere açıklama yapılmaması ve konunun dışarıya aktarılmaması gibi telkinlerde bulunulduğunu kaydeden CHP’li Meclis Üyesi Uslu, “Ben de bunun doğru olmadığını söyledim. Sonuçta ortada yaşanmış bir olay var. Ben seçilmiş bir belediye meclis üyesiyim ve grup toplantısına alınmadım. Arkadaşlarıma da sordum. "Benim yanlış yaptığım bir şey var mı?" dedim. Onlar da belediye başkanının tutumunun yanlış olduğunu söylediler. Ancak bunu açık şekilde dile getirmekte zorlanıyorlar” açıklamasında bulundu.

“GÜVENLİK GÖREVLİLERİ BANA ‘BAŞKAN SİZİ TOPLANTIYA ALMAMAMIZI İSTEDİ’ DEDİ”

Sinan Uslu, “Ben dışarı çıkarıldıktan sonra içeride bazı tartışmalar devam etmiş. Güvenlik görevlileri bana, "Başkan sizi toplantıya almamamızı istedi." dediler. Ben de "Sorun değil, ben gerginlik çıkaracak biri değilim." diyerek herhangi bir tepki göstermedim. Daha sonra meclis toplantısına katıldım. Orada herhangi bir sorun yaşanmadı. Bugün de toplantılara katılmaya devam edeceğim. Şu an için bu konuyla ilgili yeni bir açıklama yapmayı düşünmüyorum. Yaşananları herkes gördü ve duydu. Bundan sonraki süreci yapılacak toplantılarda göreceğiz” dedi.

Muhabir: ECEM ÇETİN