Borsa İstanbul'da 2026 yılının ilk 6 ayında BIST 100 endeksi 11.261,52 puandan başlayarak 14.121,83 puana ulaştı ve yatırımcısına yüzde 25,4 oranında getiri sağladı. Bu dönemde en düşük seviye 11.296,52, en yüksek seviye ise 15.204,92 puan olarak kaydedildi. BIST 30 endeksi de aynı dönemde yüzde 33,7 artarak 16.339,52 puana yükseldi. Ayrıca, dolar bazındaki değer 30 Haziran itibarıyla yüzde 15,4 artışla 302,7 seviyesine çıktı. En düşük dolar bazlı değer 2 Ocak'ta 267,6, en yüksek ise 11 Mayıs'ta 334,6 olarak gerçekleşti.
TEKNOLOJİ SEKTÖRÜ KAZANDIRDI
Ana sektör endekslerinden teknoloji yüzde 60,5 ile en yüksek performansı gösterirken, mali sektör yüzde 28,4, sınai sektör yüzde 26,3 ve hizmetler sektörü yüzde 19,4 getiri sağladı. Alt sektörlerde ise 23 endeksin 21'i pozitif performans elde etti. Finansal kiralama faktoring yüzde 411,9 ile dikkat çekerken, bilişim yüzde 91,8, metal ana sanayi yüzde 52,2, gıda içecek yüzde 33,5 ve metal eşya makine yüzde 32,7 oranlarında değer kazandı.

BAZI SEKTÖRLER GERİLEDİ
Holding ve yatırım endeksi yüzde 8,9, bankacılık endeksi ise yüzde 8,6 artışla dikkat çekti. Buna karşın tekstil deri yüzde 14,4, spor endeksi ise yüzde 11,6 oranında geriledi. Öte yandan, finans sektörü hisseleri arasında YAPI VE KREDI BANK. hisseleri yüzde 1,15 değer artışıyla 40,60 TL seviyesinden işlem görmekte, ALARKO HOLDING hisseleri 105,30 TL'de seyretmekte, BALSU GIDA'nın hisse fiyatı ise 17,50 TL civarında bulunuyor. EGE SERAMİK hisseleri yüzde 0,92 artarak 3,28 TL, ICBC TURKEY BANK hisseleri ise yatay seyirde işlem görmekte.

YILIN İLK YARISINDA GÜNDEM YOĞUNDU
Yılın ilk yarısında fiyatlamalarda TCMB'nin para politikası, faiz indirimi beklentileri, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler ve yabancı yatırımcı işlemleri etkili oldu. Banka, ocak ayında politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37'ye çekse de mart, nisan ve haziran toplantılarında faizlerde değişiklik yapmadı. Türkiye'nin CDS priminde mart ayında yaşanan yükseliş ardından son düşüşler, piyasa risk algısını olumlu etkiledi. Enflasyondaki düşüş eğiliminin devam edeceğinin TCMB tarafından belirtilmesi, faiz indirimi beklentilerini destekledi. Ayrıca ABD'de Halkbank aleyhine açılan ceza davasının düşürülmesi, bankacılık sektöründeki hukuki risk algısını azalttı.


