Macron, bölgedeki istikrarın arttığına işaret ederek amiral gemisini geri çağırırken, 2 fırkateyn, 2 mayın avlama gemisi ve 1 deniz devriye uçağının bölgede kalmaya devam edeceğini belirtti. Fransız donanmasının Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer özgürlüğü ve gemi trafiğinin güvenliği konusundaki taahhüdü ise sürüyor.
"İSTİKRAR VE DEĞİŞEN İHTİYAÇLAR" VURGUSU
Umman Sultanı Heysem Bin Tarık ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından kararını paylaşan Macron, bölgedeki "olumlu gidişatı" temel gerekçe olarak gösterdi. ABD ve İran arasında 17 Haziran’da imzalanan mutabakat zaptının, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimi azaltmak ve seyrüsefer serbestisini güvence altına almak için kritik bir adım olduğunu vurgulayan Macron, bu yeni diplomatik iklimin askeri ihtiyaçları yeniden tanımladığını ifade etti.

FRANSIZ DONANMASININ BÖLGEDEKİ VARLIĞI SÜRÜYOR
Charles de Gaulle gemisinin Toulon'a dönüşü, Fransa'nın bölgeden tamamen çekildiği anlamına gelmiyor. Macron’un açıklamalarına göre; mayın temizleme kapasitesini artıran unsurlar, fırkateynler ve devriye uçakları Orta Doğu’da hazır bekletilecek. Elysee Sarayı, amiral gemisinin halihazırda Akdeniz rotasında olduğunu teyit ederken, Paris’in bölgedeki güvenlik mimarisine katkı sunmaya devam edeceğinin altı çizildi.
DİPLOMASİ VE GÜVENLİK DENGESİ
ABD-İran Savaşı'nın tetiklediği riskler sonrası bölgeye gönderilen Charles de Gaulle’ün geri çağrılması, Macron'un bölge politikasında askeri caydırıcılıktan diplomatik dengeye geçişin bir işareti olarak yorumlanıyor. Fransa, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini bir "kırmızı çizgi" olarak görmeye devam ederken, ortaklarıyla birlikte bölgedeki "nöbetini" daha esnek ve operasyonel unsurlarla sürdürecek.




