Ankara, İzmir ve Adana başta olmak üzere pek çok ilde partililer sabahtan itibaren il binaları önünde toplanmaya başladı. "Baba ocağımızı kimseye kolay kolay verme niyetinde değiliz" diyen Özel, süreci "demokrasi nöbeti" olarak nitelendirerek, yeni parti arayışları öncesi tabanı Genel Merkez politikalarına karşı dinamik tutmayı hedefliyor.
"BABA OCAĞIMIZI VERMEYİZ" DEMİŞTİ
Özgür Özel, Genel Merkez'in görevden alma kararlarına karşı en sert tepkisini il binalarının devri konusunda gösterdi. "Ben görevdeyken il başkanı kimse, benim için il başkanı odur" ifadelerini kullanan Özel, partilileri görevden alınan il başkanlıklarının önünde toplanmaya çağırdı. Özel'in bu çıkışı, parti içi güç mücadelesinin fiziki bir mekân savaşına dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

İLLERDE "DEMOKRASİ NÖBETİ" BAŞLADI
Özel'in çağrısının ardından Ankara, İzmir ve Adana gibi kritik illerde örgütler "demokrasi nöbeti" başlatarak binalara sahip çıkma kararı aldı. Partililerin nöbet tuttuğu il binaları önündeki görüntüler, sürecin yerel düzeyde bir krize dönüştüğünü gösterirken, teşkilatlardaki huzursuzluğun derinleştiği yorumları yapılıyor.
STRATEJİ: "KAOSTAN BESLENME"
Siyasi gözlemciler, CHP Genel Merkezi'nde başlayan ve TBMM grubundan sonra il binalarına sıçrayan bu hamleleri, "kaostan beslenme taktiği" olarak tanımlıyor. Bu sürecin, yeni parti hazırlıkları veya yönetim değişikliği süreçlerine kadar uzanabileceği ve partinin kurumsal yapısını zorlayacağı öngörülüyor.
DARBE BENZETMESİ VE KARARLILIK VURGUSU
Özel'in "Darbeye teslim olmadık, olmayacağız" şeklindeki ifadeleri, parti içi disiplin sürecini "yönetim darbesi" olarak tanımladığını gösteriyor. "Baba ocağı" vurgusuyla tabanı duygusal olarak birleştirmeye çalışan Özel, Genel Merkez ile olan bağlarını koparma noktasına getiren bu restleşme ile parti içi dengeleri yeniden belirlemeyi amaçlıyor.




