Kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş davası” olarak bilinen ve aralarında CHP’li belediye başkanlarının da bulunduğu 200 sanıklı davanın ilk duruşması bugün yapılırken, duruşmaların canlı yayınlanıp yayınlanamayacağına dair tartışma da yeniden gündeme geldi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, duruşmaların televizyonlardan canlı yayımlanabilmesi için mevzuatın uygun olmadığını belirterek, “Keşke mümkün olsaydı, vatandaş daha fazla bilgi sahibi olurdu” ifadelerini kullandı.
"TEKLİF VERDİK İKTİDAR REDDETTİ"
Yıldız’ın bu açıklamasına CHP cephesinden yanıt gecikmedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, canlı yayın konusunda muhalefetin somut adımlar attığını hatırlatarak, asıl engelin siyasi olduğunu dile getirdi. Çiftci, CHP’nin 9 Mayıs 2025’te duruşmaların kamuya açık ve canlı yayımlanabilmesi için kanun teklifi sunduğunu, bu teklifin TBMM gündemine alınmasının ise AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiğini vurguladı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de bu yöndeki talebi defalarca kamuoyuna taşıdığını anımsattı.
"MEVZUATI DEĞİŞTİRME GÜCÜ İKTİDARDA"
Açıklamasında Meclis aritmetiğine dikkat çeken Çiftci, yasama çoğunluğunun iktidar blokunda olduğunu belirterek, “Eğer istenseydi mevzuat değiştirilebilirdi. Bu nedenle mesele teknik değil, tamamen siyasi bir tercihtir” değerlendirmesinde bulundu. Çiftci’ye göre, duruşmaların canlı yayınlanmasının engellenmesinin temel nedeni, kamuoyunun yargı süreçlerini doğrudan izlemesinin istenmemesi. CHP’li Çiftci, bu dosyalarda soruşturma yöntemlerinin ve tanık anlatılarının kamuoyunun gözleri önüne serilmesinden rahatsızlık duyulduğunu savundu.

"SORUN YAYIN MESELESİ DEĞİL, SİYASİ TERCİH"
CHP’li Çiftci, açıklamasında yargı pratiğine yönelik daha geniş bir eleştiri de getirdi. Tutuklamanın istisna olması, masumiyet karinesi, seçme ve seçilme hakkı ile Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı gibi temel hukuk ilkelerinin yeterince uygulanmadığını ifade etti. Çiftci, bu koşullar altında “mevzuat elverseydi” söyleminin samimi olmadığını belirterek, yaşananların hukuki değil siyasi bir yargı anlayışının sonucu olduğunu dile getirdi.




