Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, Mekke Anlaşması'nın NATO'ya alternatif olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek Türkiye'nin farklı güvenlik mekanizmalarını aynı anda geliştirebileceğini söyledi. Türkinform'a açıklamalarda bulunan Yaycı'ya göre anlaşma, Türkiye'nin mevcut ittifak ilişkilerini sona erdirmeden yeni bir stratejik güvenlik alanı oluşturabilir.

NATO'nun uzun yıllara dayanan kurumsal yapısına, ortak savunma planlarına ve entegre askeri komuta sistemine sahip olduğunu hatırlatan Yaycı, Mekke Anlaşması'nın ise henüz başlangıç aşamasında bulunduğuna dikkat çekti. İki yapının mevcut kapasiteleri bakımından aynı düzeyde değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
MEKKE ANLAŞMASI NATO'NUN YERİNİ ALABİLİR Mİ?
Yaycı, Mekke Anlaşması'nın temelindeki kolektif savunma anlayışının NATO'nun 5. maddesinde yer alan prensiple benzerlik taşıdığını kaydetti. Bir ülkeye yönelik silahlı saldırının diğer tarafları da ilgilendirmesi fikrinin, anlaşmanın güvenlik yaklaşımını şekillendirdiğini belirtti.
Türkiye'nin NATO üyeliğini sürdürürken Türk Devletleri Teşkilatı'nı geliştirebileceğini ve İslam dünyasında bölgesel güvenlik mekanizmaları oluşturabileceğini dile getiren Yaycı, farklı iş birliklerinin birbirini dışlamak zorunda olmadığını söyledi.
Yunanistan ile Fransa arasındaki savunma anlaşmasını da örnek gösteren Yaycı, iki ülkenin NATO üyeliklerine rağmen ayrıca karşılıklı savunma mekanizması kurduğunu ve bu anlaşmayı 2026'da yenilediğini hatırlattı. Yaycı, bu örnek üzerinden Türkiye'nin de Suudi Arabistan ve Pakistan ile ayrı bir kolektif savunma mekanizması geliştirmesinin NATO üyeliğiyle çelişmek zorunda olmadığını savundu.

TÜRKİYE'NİN MİLLİ KARAR ALMA YETKİSİ VURGUSU
Yaycı'nın değerlendirmesinde öne çıkan başlıklardan biri, kurulacak güvenlik mekanizmasının Türkiye'nin bağımsız karar alma yetkisini sınırlamaması oldu. Yaycı, hiçbir ittifakın Türkiye'nin milli kararlarının üzerinde konumlanmaması gerektiğini ifade etti.
Pakistan ile Hindistan arasında ya da Suudi Arabistan ile İran arasında yaşanabilecek bir savaşta Türkiye'nin otomatik biçimde çatışmaya dahil olmaması gerektiğini belirten Yaycı, karşılıklı savunma yükümlülüklerinin sınırlarının önceden netleştirilmesinin önemine işaret etti.
Aynı şekilde Türkiye'nin saldırıya uğraması halinde diğer ülkelerin hangi koşullarda ve nasıl destek vereceğinin de açık biçimde tanımlanması gerektiğini kaydetti.
MEKKE ANLAŞMASI İÇİN KRİZ ANLARI BELİRLEYİCİ OLACAK
Yaycı'ya göre Mekke Anlaşması'nın etkisi yalnızca imza töreni veya siyasi açıklamalar üzerinden ölçülemeyecek. Anlaşmanın gerçek kapasitesi, tarafların somut bir güvenlik krizi karşısında nasıl hareket edeceğiyle anlaşılacak.
Tarafların askeri ve siyasi taahhütlerinin uygulamada ne anlama geldiğinin önceden belirlenmesi, mekanizmanın işleyişi açısından kritik önem taşıyor. Yaycı'nın değerlendirmesine göre Türkiye için asıl mesele, yeni güvenlik iş birlikleri geliştirirken NATO üyeliğini ve milli karar alma bağımsızlığını birlikte koruyabilmek.




