Fizyoterapist Sena Bostanoğlu, Türkinform muhabiri Almila Kerküklü’ye verdiği özel röportajda, skolyozun basit bir duruş bozukluğuyla karıştırılabildiğini belirterek erken fark edilen omurga eğriliklerinin uygun takip ve kişiye özel fizyoterapi yaklaşımlarıyla kontrol altına alınabileceğini söyledi.

Bostanoğlu, “Skolyozda en büyük güç erken tanıdır” diyerek ebeveynlerin büyüme çağındaki çocuklarının omurga simetrisini düzenli aralıklarla gözlemlemesinin önemine dikkat çekti.

SKOLYOZ YALNIZCA YANA DOĞRU EĞRİLİK DEĞİL

Skolyoz, omurganın göğüs veya bel bölgesinde yana doğru eğrilmesi olarak bilinse de problem yalnızca karşıdan görülen bir eğimden ibaret değil. Omurların kendi eksenleri etrafında dönmesi de tabloya eşlik edebildiği için skolyoz, üç boyutlu bir omurga deformitesi olarak tanımlanıyor.

Fizyoterapist Sena Bostanoğlu, skolyoz ile basit postür bozukluğu arasındaki temel farkı şöyle açıkladı:

“Duruş bozukluğunda çocuk uyarıldığında veya dik durduğunda omurga yeniden simetrik hale gelebilir. Skolyozda ise yapısal bir değişim söz konusudur. Çocuk istese de omurgasını tek bir komutla tamamen düzeltemez.”

Bu nedenle çocuğun sürekli eğik durduğunun görülmesi, tek başına skolyoz tanısı anlamına gelmiyor. Eğriliğin yapısal olup olmadığının anlaşılabilmesi için uzman değerlendirmesi gerekiyor.

Skolyoz-2

EN RİSKLİ DÖNEM HIZLI BÜYÜME ÇAĞI

Skolyoz farklı yaş gruplarında görülebilse de en sık karşılaşılan türün nedeni kesin olarak bilinmeyen “idiyopatik skolyoz” olduğu belirtiliyor. Bu tür skolyoz, özellikle hızlı büyümenin yaşandığı ergenlik öncesi ve ergenlik döneminde daha belirgin hale gelebiliyor.

Bostanoğlu, 10-15 yaş aralığındaki çocukların omurga gelişiminin yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti. Eğriliğin kız çocuklarında ilerleme eğiliminin daha yüksek olabildiğine dikkat çeken Bostanoğlu, bu yaş grubundaki kız çocuklarının düzenli olarak gözlemlenmesinin önem taşıdığını ifade etti.

Skolyozun başlangıç döneminde belirgin bir ağrı görülmemesi, durumun aile tarafından geç fark edilmesine yol açabiliyor. Bu nedenle yalnızca çocuğun ağrıdan yakınmasını beklemek yerine fiziksel değişikliklerin de izlenmesi gerekiyor.

OMUZ VE KÜREK KEMİKLERİNDEKİ FARKA DİKKAT

Ebeveynlerin çocuklarının günlük görünümünde fark edebileceği bazı belirtiler, skolyoz açısından uyarıcı olabiliyor. Omuzlardan birinin diğerinden daha yüksekte durması, en kolay fark edilebilen işaretlerin başında geliyor.

Kürek kemiklerinden birinin diğerine göre daha çıkıntılı görünmesi, bel kıvrımları veya kalça seviyeleri arasında simetri bulunmaması da dikkat edilmesi gereken değişiklikler arasında yer alıyor.

Çocuğun otururken sürekli aynı tarafa doğru kayması, tişört yakasının bir yöne çekilmesi veya pantolon paçalarının eşit görünmemesi de vücuttaki asimetrinin günlük yaşama yansıyan belirtileri olabiliyor.

Bostanoğlu, bu işaretlerin tek başına kesin bir tanı koydurmayacağını ancak uzman değerlendirmesine başvurulması gerektiğini gösteren önemli ipuçları olduğunu vurguladı.

EVDE UYGULANABİLEN ÖNE EĞİLME TESTİ

Ailelerin omurgadaki asimetriyi fark edebilmek amacıyla kullanabileceği basit yöntemlerden biri “Adam’s Öne Eğilme Testi” olarak biliniyor.

Test sırasında çocuktan çıplak ayakla durması, dizlerini bükmeden öne doğru eğilmesi ve ellerini ayak parmaklarına uzatması isteniyor. Bu pozisyonda sırtın veya belin bir tarafında diğer tarafa kıyasla belirgin bir yükseklik ya da kabarıklık oluşup oluşmadığı gözlemleniyor.

Çocuk öne eğildiğinde sırtın bir bölümünde “hörgüç” benzeri bir çıkıntının görülmesi, skolyoz açısından değerlendirilmesi gereken bir işaret olabiliyor.

Ancak evde yapılan bu gözlem kesin tanı yöntemi olarak kabul edilmiyor. Şüpheli bir görünüm fark edilmesi halinde çocuğun bir sağlık uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

FİZYOTERAPİDE KİŞİYE ÖZEL PROGRAM UYGULANIYOR

Skolyoz tedavisinde izlenecek yol; eğriliğin derecesine, bulunduğu bölgeye, çocuğun yaşına ve büyüme sürecinin hangi aşamasında olduğuna göre değişebiliyor. Hafif ve orta dereceli vakalarda skolyoza özel fizyoterapi yaklaşımları, eğriliğin ilerlemesini kontrol altına almak amacıyla uygulanabiliyor.

Bostanoğlu, skolyozda genel egzersizler yerine eğriliğin türüne göre planlanan kişiye özel çalışmaların önem taşıdığını belirtti. Bu kapsamda kullanılan yöntemlerden biri de Schroth yöntemi.

Bu yöntemde üç boyutlu solunum ve düzeltici egzersizler uygulanıyor. Omurganın dikey yönde uzamasını desteklemek, kas dengesini geliştirmek, göğüs kafesinin hareketliliğini korumak ve kişinin beden farkındalığını artırmak hedefleniyor.

Tedavi sürecinin her çocuk için aynı biçimde ilerlemediğini vurgulayan Bostanoğlu, uygulanacak programın uzman değerlendirmesi sonucunda belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

KORSE VE FİZYOTERAPİ BİRLİKTE İLERLEYEBİLİYOR

Omurgadaki eğriliğin derecesi, “Cobb açısı” adı verilen ölçümle değerlendiriliyor. Eğrilik belirli bir seviyeye ulaştığında hekim tarafından korse kullanımı önerilebiliyor.

Korse omurgaya dışarıdan destek sağlarken kasların işlevinin korunması için fizyoterapi sürecinin de sürdürülmesi önem taşıyor. Kas zayıflığını önlemek, korse kullanırken doğru solunumu öğretmek ve korse çıkarıldığında omurgayı destekleyecek kas kontrolünü geliştirmek, fizyoterapi takibinin amaçları arasında bulunuyor.

Bostanoğlu, korse kullanımının ve egzersiz programının birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini, sürecin hekim ve fizyoterapist takibinde yürütülmesinin önem taşıdığını söyledi.

Ağır Çanta

AĞIR ÇANTA SKOLYOZA DOĞRUDAN NEDEN OLUR MU?

Ağır okul çantalarının veya tenis gibi vücudun tek tarafının daha yoğun kullanıldığı sporların doğrudan skolyoza neden olduğu düşüncesi, toplumda yaygın olarak kabul görüyor. Ancak Bostanoğlu, bu etkinliklerin skolyozu doğrudan başlatmadığını belirtti.

Bununla birlikte ağır çanta taşımak veya yükü sürekli tek tarafta taşımak, mevcut duruş bozukluklarını ve kas dengesizliklerini olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle okul çantalarının iki askıyla taşınması, çocuğun sırtına uygun biçimde ayarlanması ve gereksiz ağırlıklardan arındırılması öneriliyor.

ERKEN FARK EDİLEN EĞRİLİK KONTROL ALTINA ALINABİLİYOR

Skolyozda erken tanı, özellikle büyümenin devam ettiği çocuklarda tedavi seçenekleri açısından önem taşıyor. Büyüme tamamlanmadan fark edilen eğriliklerde düzenli takip, kişiye özel egzersizler ve gerekli görülen durumlarda korse kullanımıyla ilerlemenin kontrol altına alınması hedeflenebiliyor.

Fizyoterapist Sena Bostanoğlu, ebeveynlerin çocuklarının omuz, sırt, bel ve kalça simetrisini belirli aralıklarla kontrol etmesi gerektiğini belirterek şüpheli bir durumda zaman kaybetmeden uzman değerlendirmesine başvurulmasını önerdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Alman eyalet başbakanı Wüst’ü ağırladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Alman eyalet başbakanı Wüst’ü ağırladı
İçeriği Görüntüle

Bostanoğlu, “Çocuğun omuzlarından birinin yüksek olması, kürek kemiğinde çıkıntı ya da öne eğildiğinde sırtta belirgin bir kabarıklık görülmesi ihmal edilmemeli. Erken dönemde atılacak doğru adımlar, sağlıklı omurga gelişimi açısından büyük önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Muhabir: Almila Kerküklü