Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında bulunduğu New York'taki Türkevi'nde gazetecilerle bir araya geldi. Gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Erdoğan, BM'nin mevcut yapısına yönelik eleştirilerini bir kez daha gündeme taşıdı. Erdoğan, veto mekanizmasının kaldırılması ve BM Genel Kurulu'nun güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Erdoğan, "Diyoruz ki veto mekanizması kaldırılsın. Sadece 5 üyeyi koruyan Birleşmiş Milletler modelinden, bütün üyeleri kuşatan bir mekanizmaya geçiş yapalım. Genel Kurul'u güçlü, kuvvetli ve etkin kılalım" ifadelerini kullandı.
"5 ÜLKENİN VETO YETKİSİYLE SINIRLANDIRILAN BİR BM'DEN SÖZ EDİYORUZ"
New York ziyaretinin sonunda değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, 130'dan fazla ülkenin devlet ve hükümet başkanı düzeyinde temsil edildiği BM 81. Genel Kurulu'nun bu yıl "Güveni Yeniden İnşa Etmek, Dönüşümü Yönetmek" temasıyla gerçekleştirildiğini hatırlattı. Genel Kurul'un ikinci gününde BM'ye hitap ettiğini belirten Erdoğan, konuşmasında Türkiye'nin çok taraflılığa verdiği desteği vurguladığını ve bölgesel gelişmelere ilişkin görüşlerini paylaştığını söyledi. Erdoğan, "Hitabımızda ülkemizin çok taraflılığa olan desteğini vurgularken, coğrafyamızda yaşanan gelişmelerle ilgili görüşlerimizi paylaştık. Beş maddede daha kapsayıcı, daha adil ve etkili bir küresel sisteme duyulan ihtiyacın altını çizdik. Gazzeli kardeşlerimize yönelik zulmü bir kez daha insanlığın gündemine taşıdık. Maruz kaldığımız tehditlerle mücadelede bölgesel sahiplenmeyi esas alan yaklaşımımızı anlattım" dedi. Bloomberg için kaleme aldığı makalesinde de BM reformuna ilişkin görüşlerini açıklayan Erdoğan, mevcut sistemin 190'dan fazla ülkenin iradesini beş daimi üyenin veto yetkisiyle sınırlandırdığını savundu. Erdoğan'ın veto yetkisinin kaldırılması yönündeki çağrısı, BM reformu tartışmalarının merkezinde yer aldı.
"BU ADALETSİZ YAPININ KÜRESEL İSTİKRARI KORUMASI MÜMKÜN DEĞİL"
Erdoğan, BM'nin nasıl bir yapıya kavuşması gerektiği yönündeki soruya şu ifadelerle yanıt verdi:
"Bugün 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin veto yetkisiyle sınırlandırıldığı bir Birleşmiş Milletler'den söz ediyoruz. Bu adaletsiz yapının, küresel istikrar ve huzuru koruyabilmesi, ortaya koyduğu temel ilkelere bağlı kalabilmesi, insanlığa vaadini yerine getirebilmesi mümkün değildir. Mesele sadece Türkiye'nin daha fazla söz sahibi olması değil, mesele Afrika'nın, Asya'nın, Latin Amerika'nın, İslam dünyasının, Avrupa'nın ve diğer bütün bölgelerin kendi tecrübeleriyle, kendi iradeleriyle bu küresel sistemde hakkaniyetli biçimde temsil edilme meselesidir."
Erdoğan, mevcut yapının değiştirilmesi gerektiğini belirterek veto mekanizmasının kaldırılması çağrısını yineleyerek, "Bunun için diyoruz ki veto mekanizması kaldırılsın. Sadece 5 üyeyi koruyan Birleşmiş Milletler modelinden, bütün üyeleri kuşatan bir mekanizmaya geçiş yapalım. Genel Kurul'u güçlü, kuvvetli ve etkin kılalım. Kurulacak yeni yapıda, seçilmiş üyelerin belirli sürelerle görev yaptığı, yeniden görev almak isteyenlerin uluslararası toplumun güvenini yeniden kazanmak zorunda olduğu, daha adil bir sistem olmalıdır. Dünyanın sorunlarına 5 üye değil, bütün üyeler çözüm sunsun ve kararlar alsın. Çünkü dünyanın artık yeni duvarlara değil, yeni köprülere ihtiyacı var." ifadelerini kullandı. Erdoğan'ın önerdiği modelde, üyelerin belirli sürelerle görev yapması ve yeniden görev almak isteyenlerin uluslararası toplumun desteğini yeniden kazanması gerektiği yönündeki yaklaşım, daha önce Bloomberg için kaleme aldığı makalesinde de yer aldı.
GAZZE VE FİLİSTİN MESAJI
Erdoğan, BM Genel Kurulu konuşmasında Gazze'de yaşananları da gündeme taşıdığını belirtti. Filistin meselesine ilişkin değerlendirmesinde, Mahmud Abbas'ın üst üste iki yıl BM Genel Kurulu'nda bulunamamasını uluslararası sistemdeki adaletsizliğe ilişkin bir örnek olarak değerlendirdi. Erdoğan, "Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın üst üste 2 yıl Birleşmiş Milletler'de bulunamaması bile başlı başına uluslararası sistemdeki adaletsizliğin ne kadar derinleştiğini gösteren bir tablo" dedi. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bizim meselemiz hiçbir ülkeye karşı olmak değildir. Bizim meselemiz adaletsizliğe karşı olmaktır. Kendi adımıza mutluyuz ki o günlerden bu günlere hep tarihin doğru tarafında durduk, milletimizi utandıracak bir tek adım bile atmadık. Bugün dünya, bizim ilk gün söylediğimiz yere gelme eğilimindedir."
"ÖMRÜM YETTİĞİ SÜRECE BU GERÇEKLERİ KONUŞACAĞIM"
Erdoğan'a, BM Genel Kurulu'ndaki ilk konuşmasından bugüne kadar geçen süreçte yaptığı değerlendirmeler ve "Ömrüm yettiği sürece bu gerçekleri bu kürsüden konuşmaya devam edeceğim" sözü de hatırlatıldı. Erdoğan, yıllar içerisinde ortaya koyduğu yaklaşımın değişmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bu yolculuk dimdik bir duruştan ibarettir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsüne ilk çıktığımızda ne söylüyor, nerede duruyorsak, bugün de hamdolsun aynı yerdeyiz."
Erdoğan, Suriye, Irak, Ukrayna-Rusya Savaşı, Afrika, Myanmar ve Gazze'de yaşanan gelişmelerin daha önce yaptığı uyarıları ortaya koyduğunu söyledi. Ukrayna-Rusya Savaşı'nın temellerinin yıllar önce atıldığını belirten Erdoğan, bölgedeki birçok sorunun geçmişte atılan yanlış adımların ardından büyüdüğünü ifade etti.
"O günlerde söylediklerimize dünya kulak kabartsa ve tedbir alınsaydı, bunca can kaybedilmeyecekti. Birleşmiş Milletler reformu o yıllarda yapılmış olsaydı, bugün bölgemizde ve dünyadaki çatışmaların ve savaşların önlenmesi işten bile değildi" diyen Erdoğan, BM reformu çağrısını yineledi.
TRUMP'IN DAVETİYLE ABD-KÖRFEZ TOPLANTISINA KATILDI
Erdoğan, New York temasları sırasında ABD Başkanı Donald Trump'ın daveti üzerine Amerika ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerini bir araya getiren toplantıya katıldığını da aktardı. Erdoğan, toplantıda Orta Doğu'da güvenlik ve istikrarın sağlanmasına ilişkin Türkiye'nin görüş ve önerilerini paylaştığını söyledi. New York ziyaretinin diplomasi trafiğine de değinen Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in yanı sıra Vietnam, Libya, Kuveyt, Kosova, Lübnan, Gürcistan, Katar, Senegal, Birleşik Krallık, Japonya, Polonya, Bangladeş, Ermenistan, Irak ve Ukrayna'dan muhataplarıyla görüştüğünü belirtti. Erdoğan, görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel istikrarsızlık ve çatışmaların önlenmesi için atılabilecek adımların ele alındığını kaydetti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da New York temaslarında çok sayıda lider ve üst düzey yetkiliyle görüşmeler gerçekleştirildiğini açıkladı.
"2027 YILINI TÜRK-AMERİKAN MÜNASEBETLERİ AÇISINDAN REFERANS HALİNE GETİRELİM"
Erdoğan, New York ziyaretinde ABD'nin önde gelen iş çevreleri ve düşünce kuruluşlarıyla da bir araya geldiğini söyledi. Türkiye'deki yatırım ve ticaret fırsatlarını anlattığını belirten Erdoğan, Türk-Amerikan ilişkilerinde 2027 yılının önemine dikkat çekti. Erdoğan, gelecek yıl Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 100. yılının kutlanacağını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Biliyorsunuz, gelecek sene Amerika ile diplomatik ilişkilerimizin tesisinin 100. yıl dönümü. İki dost ülke arasındaki bu önemli tarihi, hakkını vererek değerlendirmeyi hedefliyoruz. Sayın Trump'ın da bizimle benzer görüşlere sahip olduğunu biliyor, 2027 yılını Türk-Amerikan münasebetleri açısından bir referans haline getirelim istiyoruz."
Türkiye-ABD ilişkilerinde stratejik işbirliğinin geliştirilmesine yönelik mesajlar, Erdoğan'ın New York temaslarında da öne çıktı. Erdoğan 23 Eylül'deki Türkiye-ABD İş Konseyi toplantısında iki ülke arasındaki stratejik işbirliğinin geliştirilmesini istediğini açıklamıştı.
COP31 MESAJI: ANTALYA'DA 100 BİN KATILIMCI
Erdoğan, BM Genel Kurulu görüşmelerinde iklim eylemi ve adil geçiş konularının da öne çıktığını belirtti. Türkiye'nin BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'na 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da ev sahipliği yapacağını hatırlatan Erdoğan, dünyanın dört bir yanından 100 bin katılımcıyı Antalya'da ağırlayacaklarını söyledi. Genel Kurul konuşmasında eşi Emine Erdoğan'ın girişimleriyle başlatılan Sıfır Atık Hareketi'ne de değindiğini belirten Erdoğan, özellikle gıda israfının önlenmesi konusunda Türkiye'nin yürüttüğü çalışmaları anlattığını aktardı.




