Özgür Özel’den NATO zirvesi tepkisi: “Ankara’da utanç verici bir şeyler oluyor”
Özgür Özel’den NATO zirvesi tepkisi: “Ankara’da utanç verici bir şeyler oluyor”
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin savunma sanayii ve uzay teknolojileri alanındaki kararlı adımları hız kesmeden devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dış politikada ticaret hacmi hedeflerinden insani yardımlara kadar geniş bir yelpazede Türkiye'nin vizyonunu ortaya koyarken, muhalefet belediyelerine yönelik eleştirilerde bulunarak yerel yönetimlerdeki vizyon farkına dikkat çekti.

SAVUNMA SANAYİİNDE KÜRESEL GÜÇ

Türkiye, savunma sanayiinde dünyanın en büyük on birinci ülkesi olma başarısını göstererek sektördeki öncü rolünü pekiştirdi. Deniz platformu ihracatında 140'ın üzerine çıkan ülke, elliden fazla savaş gemisini tersanelerinde yerli imkânlarla inşa ederek tarihinin en parlak dönemlerinden birini yaşıyor. Kendi kabiliyetlerimizle ürettiğimiz gemilerin uluslararası arenada tercih edilmesi, mühendislik gücümüzün dünyaya kabul edildiğinin en büyük kanıtı olarak öne çıkıyor. Savunma sanayiindeki bu atılımlar, aynı zamanda bağımsız bir güvenlik ağı oluşturma hedefimize de doğrudan hizmet ediyor. Gelecek dönemde karada, denizde ve havada geliştirilecek yeni projelerle bu başarı grafiğinin çok daha yukarılara taşınması hedefleniyor.

UZAY TEKNOLOJİLERİNDE YERLİ ATILIM

Haberleşme uydularından yer gözlem sistemlerine kadar uzay teknolojilerinde kendi uydusunu üretebilen dünyadaki sayılı 11 ülkeden biri olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Türksat 6A ve İMECE serisi projelerle Türkiye, enformasyon çağının teknolojik gerekliliklerine hızla uyum sağlayarak stratejik bir avantaj elde etti. Uzaydaki toplam uydu mevcudumuzun ona yükselmiş olması, ülkemizin dijital egemenliğini koruma konusunda attığı dev bir adım olarak değerlendiriliyor. Yakın gelecekte devreye alınacak olan İMECE-2 ve İMECE-3 gibi yeni uydular, görüntü çözünürlüğü ve manevra kabiliyeti açısından bizi çok daha ileri bir noktaya taşıyacak. Bu çalışmalar sadece savunma değil, sivil haberleşme ve bilimsel araştırmalar için de büyük bir kapı aralıyor.

POLONYA İLE TİCARİ HEDEF 15 MİLYAR DOLAR

Polonya ile savunma sanayii iş birliği başta olmak üzere karşılıklı ticaret hacmini güçlendirecek pek çok stratejik konuda somut adımlar atılmaya devam ediliyor. Daha önce belirlenen 10 milyar dolarlık hedef başarıyla aşılırken, taraflar yeni dönem için bu rakamı 15 milyar dolar seviyesine çıkarma noktasında mutabık kaldı. Polonya'daki müteahhitlik projelerimizin toplam hacmi 9 milyar doları bulurken, bu durum firmalarımızın uluslararası piyasadaki yüksek rekabet gücünü simgeliyor. İki ülke arasındaki diyalog, bölgesel krizlerin çözümü ve iki devletli çözüm süreçleri gibi diplomatik konularda da güçlü bir ortak zemin sunuyor. İstikrarlı ekonomik iş birliğimiz, Avrupa ile olan ilişkilerimizi her geçen gün daha da ileriye taşımaktadır.

ALEVİ VATANDAŞLARA YÖNELİK REFORMLAR

Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı aracılığıyla, cemevlerinin tüm ihtiyaçlarının karşılanması noktasında kurumsal bir yapı inşa edilerek önemli bir eksiklik giderildi. Ülke genelindeki 1.134 cemevinin aydınlatma giderleri devlet tarafından bütçelenirken, bakım ve onarım destekleri için son üç yılda yaklaşık 800 milyon liralık kaynak aktarıldı. Deprem bölgesindeki cemevlerinin ihtiyaçları da dahil olmak üzere, her bir talebin titizlikle ele alınması hükümetimizin kapsayıcı yaklaşımının bir yansımasıdır. Önümüzdeki dönemde 500 cemevine daha kapsamlı bakım ve tefrişat desteği sunularak vatandaşlarımızın özgürce ibadet etmelerinin önü tamamen açılacak. Bu reformlar, hiçbir kimsenin inancından dolayı dışlanmadığı bir Türkiye tablosunu perçinlemektedir.

BİRLİK VE KARDEŞLİK VURGUSU

Erdoğan, "Adımız ne olursa olsun soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir" diyerek bin yıllık kardeşlik hukukunun örselenmesine asla izin vermeyeceklerinin altını çizdi. Siyasetin milletin sorunlarına çözüm üretmek ve ortak değerleri büyütmek için yapılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı söylemlere prim vermeyeceklerini ifade etti. 86 milyonun tek bir millet olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı, herkesin kendi kültürel kimliğini ve inancını özgürce yaşamasının devletin güvencesi altında olduğunu belirtti. Geçmişten gelen farklılıkların bizim zenginliğimiz olduğu gerçeği, huzurlu bir toplumun temel taşı olarak görülüyor. Siyasi iktidar kavgalarında toplumun hassasiyetlerinin kullanılmasına ise kesinlikle geçit verilmeyeceği vurgulandı.

DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI

Uğur İbrahim Altay'ın 240 binden fazla yerel yönetimin temsil edildiği Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığına seçilmesi, Türk belediyeciliğinin uluslararası arenadaki başarısını tescilledi. Yedi yıllık yoğun ve sabırlı bir diplomasinin sonucunda gelen bu zafer, Türkiye'nin uluslararası görünürlüğünü ve saygınlığını ciddi oranda artırdı. Muhalefet belediyelerinin rüşvet ve şaibeli işlerle anıldığı bir ortamda, bizim belediyelerimizin global başarılarla gündeme gelmesi vizyon farkını ortaya koyuyor. Bu atama, yerel yönetim tecrübemizin artık dünya genelinde örnek alınan bir model haline dönüştüğünü açıkça göstermektedir. Ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını dilediğimiz bu gelişme, diplomatik alanda da elimizi güçlendiren önemli bir gurur kaynağıdır.

VENEZUELA'YA İNSANİ YARDIM ELİ

Venezuela'da meydana gelen deprem felaketinin ardından Türkiye, AFAD ve Türk Silahlı Kuvvetleri koordinasyonunda yardım ekiplerini bölgeye en süratli şekilde sevk etti. Toplamda 75 personel, 5 arama kurtarma aracı ve 6 özel eğitimli arama kurtarma köpeği, dost halkın yaralarını sarmak için sahada aktif olarak çalışmalara başladı. Uluslararası koordinasyon mekanizmalarıyla uyum içinde hareket eden ekiplerimiz, bölgedeki öncelikli insani ihtiyaçları tespit ederek lojistik destekleri organize ediyor. Venezuela hükümetiyle kurulan yakın temas, yardımların en kısa sürede ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması noktasında büyük bir verimlilik sağlıyor. Türk milletinin mazluma ve zor durumdaki dostlarına el uzatma geleneği, bu insani yardım operasyonuyla bir kez daha dünya kamuoyuna gösterilmiş oldu.

Kaynak: HABER MERKEZİ