Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde "2025 Yılı İhracat Rakamlarının Açıklanması" programına katıldı. Erdoğan'ın konuşmasından önemli satır başları:
"2026 senesinin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Allah'tan niyaz ediyorum.
Her olay bizi de etkilemektedir. Küresel ekonomideki gelişmelerin Türkiye'ye de yansımaları oluyor. Bu gerçek 2025 yılında da değişmedi. Gazze başta olmak üzere gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde kaos hakimdi. Gazze'de son asrın en büyük soykırımlarından biri yaşandı. Bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen İsrail insani yardım girişimlerini engellemeye, sivilleri katletmeye devam ediyor. Geçtiğimiz seneye damgasını vuran bir diğer çatışma Rus-Ukrayna savaşı. Savaş 5. yılına girmek üzere. Bu savaşın adil ve sürdürülebilir barışla sona erdirilmesi samimi temennimizdir."

“TÜRKİYE’Yİ YANINA ALAN KAZANACAK, KARŞISINA ALAN KAYBEDECEK”
"2026 senesinin vatandaşlarımızın yanı sıra tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Bugün, hükümetimizin bir rutini hâline gelen sene sonu dış ticaret verilerini değerlendirmek üzere bir aradayız."
Her yılbaşında hem geçmiş 12 ayın kapsamlı bir muhasebesini yapıyor hem de gelecek seneye dair hedeflerimizi aziz milletimizle paylaşıyoruz. Birazdan, 2025 yılında ülkemizin dış ticaretteki başarılarını tüm yönleriyle mütalaa edeceğiz. Tabii ben bunlara geçmeden önce bir hususun altını çizmek istiyorum.
Dış ticaret dâhil ekonominin bütün alanlarında belirlediğimiz hedeflerin, küresel gelişmelerden bağımsız ele alınması beklenemez. Küreselleşmenin bu kadar yayıldığı, dünyanın devasa bir köye dönüştüğü, insanlığın kaderinin daha önce hiç olmadığı kadar kesiştiği bu dönemde, ister menfi ister müspet olsun, her olay bizi de etkilemektedir. Küresel ekonomideki belirsizliklerin, tıkanıklıkların ve dalga boyu yükselen rekabetin, her ülke gibi Türkiye’ye de yansımaları oluyor. Ayrıca biz, küresel gündemi en çok meşgul eden olayların tam merkezinde yer alan bir coğrafyada bulunuyoruz."
2025 yılında da bu durum değişmedi. Geride bıraktığımız 2025 senesinde, Gazze başta olmak üzere gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde zulüm, katliam ve kaos hâkimdi. Çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 71 binden fazla Filistinli kardeşimiz, İsrail’in acımasız saldırıları sonucu ne yazık ki şehit düştü. Aynı saldırılarda 172 bin kardeşimiz yaralandı. Yüzde 90’ı enkaza dönen Gazze’de, son asrın en büyük soykırımlarından biri yaşandı. Uluslararası sistem, özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, yine kendisinden beklenenleri yerine getiremedi. Bunun bedelini ise maalesef Gazzeli mazlumlar ödedi. Bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen İsrail hükümeti, insani yardım girişlerini engellemeye, sivilleri katletmeye ve Orta Doğu’dan Afrika’ya uzanan geniş bir alanda istikrarsızlık üretmeye devam ediyor."
“BARIŞA GİDEN YOLUN AÇILMASI İÇİN HER SORUMLULUĞU ALIRIZ”
Geçtiğimiz seneye damgasını vuran bir diğer çatışma sahası Karadeniz’in kuzeyiydi. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş 5. yılına girmek üzere. Orada da yüz binlerce insan öldü, şehirler yıkıldı, milyonlarca kişi evini terk etmek zorunda kaldı. Son aylarda savaşın, Karadeniz’deki ticareti ve seyir-sefer güvenliğini tehdit eder boyutlara geldiği görülüyor. Bunun önüne geçilmesi noktasında gerekli temaslarda bulunuyoruz. Karşılıklı saldırılarda giderek kontrolden çıkma riski taşıyan bu savaşın, bir an önce adil ve sürdürülebilir bir barışla sona ermesi en samimi temennimizdir. Biz, her iki tarafla da güvene dayalı ilişkiler tesis etmiş bir ülkeyiz ve barışa giden yolun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazırız.
"DIŞ POLİTİKAMIZIN ESASI DOST KAZANMAKTIR"
Tüm samimiyetimizle şu hakikati her fırsatta vurguluyoruz: Biz ne rol kapma ne şov yapma peşindeyiz ne de kan, gözyaşı ve zulüm üzerinden çıkar sağlamanın hesabı içindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirme gibi bir anlayışımız asla olmadı, bugün de yoktur. Bizim dış politikamızın esası düşman üretmek değil, dost kazanmaktır; dostlarımızın sayısını olabildiğince çoğaltmaktır.
Kavgayla kaybetmek yerine dostlukla birlikte kazanmak istiyoruz. Gerilime yatırım yapanlara inat, biz herkesin hayrına olacak bir barış ve güvenlik kuşağı kurmanın mücadelesini veriyoruz. İki kardeş bile her konuda yüzde yüz anlaşamazken, farklı çıkarları temsil eden devletler arasında fikir ayrılıklarının nüksetmesi gayet doğaldır.
“CUMHURİYET TARİHİMİZİN EN BÜYÜK İHRACATINI GERÇEKLEŞTİRDİK”
"2024 yılında 1 trilyon 260 milyar dolar olan ekonomimizi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak yeni bir rekor daha kırdık.
Hizmetler ihracatında net 6 milyar dolar artış olduğunu, yıllık hizmetler ihracatımızın 123,1 milyar doları bulduğunu böylece 2025 yılı mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolara ulaştığını tahmin ediyoruz.
2025 yılının 3. çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüme kaydeden ekonomimiz tam 21 çeyrektir kesintisiz büyümeyi sürdürüyor.
Aralık ayında 26,4 milyar dolarla aylık bazda yeni bir ihracat rekoruna imza attık.
(2025'te) Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihracatını gerçekleştirdik.
HÜRJET’in Avrupa ve NATO üyesi bir ülkenin envanterine girecek olması inşallah gelecek senelerde önümüzü daha da açacaktır.
TOGG AÇIKLAMASI
"Yerli ve milli markamız Togg'un yeni modelleriyle Avrupa pazarında yer alması, mühendislik ve tasarım gücümüzü ortaya koyuyor.
Otomotiv sektöründe yıllık 1,5 milyon araç üretimi, 41 milyar doları aşan ihracatla Avrupa'nın 4., dünyanın 12. en büyük üretim üssü konumundayız.
(Savunma ihracatı) 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımız, geçen sürede 40 kat artışla 2025 yılında 9 milyar 870 milyon dolara yükseldi.
Türkiye, Avrupa Birliği'nin en büyük 5. ticaret ortağı haline gelmiş ve ticaret hacmimiz 2025 yılında 232,7 milyar dolar seviyesine çıkmıştır."
EN FAZLA İHRACAT YAPAN İLK 5 İL
"En fazla ihracat yapan ilk beş ilimize baktığımızda; 57,8 milyar dolar ile İstanbul birinci, 35,1 milyar dolar ile Kocaeli ikinci, 23,6 milyar dolar ile İzmir üçüncü, 20 milyar dolar ile Bursa dördüncü, 13,2 milyar dolar ile Tekirdağ beşinci olmuştur. Terazinin diğer tarafı olan ithalatta ise 2025 yılını 365,5 milyar dolarla kapattık. İthalatın artmasında ekonomimizdeki canlanma ile altının ons fiyatı ve ithalat değerindeki yükseliş etkili oldu. Buna rağmen, 2002 yılında yüzde 50 civarında olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, 2025 yılında yüzde 74,8’e yükselmiştir."
"SURİYE’NİN TİCARETİMİZDE ÖNE ÇIKMASINDAN MEMNUNİYET DUYUYORUZ"
"İş dünyamızın değerli temsilcileri, 2025 yılında ihracatımızda önceki seneye göre kıymet bazında artışta öne çıkan ilk üç ülke şöyledir: 1,7 milyar dolar artışla Almanya, 1,4 milyar dolar artışla Birleşik Krallık ve 1,3 milyar dolar artışla Suriye. 8 Aralık devrimi sonrasında özgürlüğüne kavuşan komşumuz Suriye’nin ticaretimizde de öne çıkmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Güvenlik ortamı iyileştikçe Suriye ile ticaretimiz daha da artacaktır; bir ve bütün Suriye, bölgemizde kalıcı istikrarın inşallah anahtarı olacaktır.
Yine kıymet bazında ilk üç fasıla baktığımızda ise motorlu kara taşıtlarının 4,3 milyar dolar artışla 36,7 milyar dolara, silahlar ve mühimmatın 2,1 milyar dolar artışla 4,7 milyar dolara, elektrikli makine ve cihazların ise 1,3 milyar dolar artışla 17,8 milyar dolara ulaştığını görüyoruz.
Burada altını çizmek istediğim husus, üretimdeki orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün katkısıdır. Türkiye’nin yatırımlarda ve yüksek teknolojili sanayi üretiminde kaydettiği artış, yüksek teknolojili ürün ihracatına da yansımaktadır. 2025 yılında yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı yüzde 12,7 oranında artışla 9,9 milyar dolara ulaşmış, orta-yüksek teknolojili ürün ihracatımız ise yüzde 10,6 oranında artışla 102,1 milyar dolara çıkmıştır."





