ABD'de Kongre ara seçimlerinde Cumhuriyetçilere karşı önemli bir zafer kazanan Demokratlar, ocak ayında Senato ve Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu devralmaya hazırlanıyor. Seçim sonuçları, Başkan Donald Trump'ın politikalarının Kongre'de daha sık sorgulanacağı yeni bir dönemin kapısını araladı.

Demokratlar, seçim kampanyasında yolsuzluk iddialarının araştırılması, sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, yaşam maliyetlerinin düşürülmesi ve İran savaşının sınırlandırılması gibi vaatlerde bulundu. Ancak Kongre'nin iki kanadında çoğunluğu elde etmek, bu vaatlerin tamamını hayata geçirebilecekleri anlamına gelmiyor. Trump'ın veto yetkisi ve Cumhuriyetçilerin siyasi direnci, Demokratların hareket alanını sınırlayabilir.

Temsilciler Meclisi Demokrat Lideri Hakeem Jeffries, seçim sonuçlarının ardından yaptığı açıklamada, "Büyük Amerikan geri dönüşü başladı" ifadelerini kullandı.

ABD Senatörü Chris Coons ise BBC'ye yaptığı değerlendirmede, seçim başarısının sınırsız bir yetki olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Coons, özellikle düşük ücretler ve artan yaşam maliyetleri konusunda seçmenlerin beklentilerine somut yanıtlar verilmesinin önemini vurguladı.

Trump’tan Rusya-Ukrayna barışı için G20 öncesi umutlu mesaj-1

TRUMP YÖNETİMİNE YÖNELİK SORUŞTURMALAR ARTABİLİR

Demokratların Kongre'de elde edeceği en önemli imkanlardan biri, denetim ve soruşturma komiteleri üzerindeki kontrol olacak.

Kaliforniya Temsilcisi Robert Garcia'nın Temsilciler Meclisi'nde güçlü bir denetim komitesine liderlik etmesi bekleniyor. Garcia, seçim gecesi Trump yönetimine yönelik olası soruşturmalar için "Avukatlarınızı hazırlayın" mesajını verdi.

Demokratların gündeminde Trump ailesinin ticari faaliyetleri, olası çıkar çatışmaları, kurumsal yolsuzluk iddiaları, İç Güvenlik Bakanlığı ve Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Biriminin (ICE) faaliyetleri ile Epstein dosyalarının yönetimi bulunuyor.

Kongre komiteleri, başkan ve yönetimin faaliyetlerini inceleyebiliyor, belge talep edebiliyor ve soruşturma yürütebiliyor. Bu nedenle Trump yönetiminin yeni dönemde Kongre denetimiyle daha sık karşılaşması bekleniyor.

TRUMP'IN YARGI VE KABİNE ATAMALARI ENGELLENEBİLİR Mİ?

Demokratların Senato'da çoğunluğu elde etmesi, Trump'ın kabine üyeleri ve federal yargı makamlarına yapacağı atamalar üzerinde de belirleyici olabilir.

ABD Senatosu, başkanın aday gösterdiği üst düzey kamu görevlilerini ve federal yargıçları onaylama ya da reddetme yetkisine sahip. Bu nedenle Demokratlar, Trump'ın yeni atamalarını engelleyebilir veya daha geniş siyasi uzlaşma sağlayabilecek adaylar göstermesi için baskı kurabilir.

Trump'ın görev süresi içinde ABD Yüksek Mahkemesi'nde bir üyelik boşalması halinde de Senato'daki çoğunluk, yeni adayın onaylanmasında kritik rol oynayacak.

Abd Secim2

TRUMP HAKKINDA YENİDEN AZİL SÜRECİ BAŞLAYABİLİR Mİ?

Demokratların gündemindeki bir diğer seçenek ise Trump hakkında yeni bir azil sürecinin başlatılması.

Demokratlar, Trump'ın ilk başkanlık döneminde iki kez azil sürecini başlatmış ancak Senato'daki yargılamalarda Trump aklanmıştı.

Yeni dönemde benzer bir girişim gündeme gelebilir. Ancak başkanın görevden alınabilmesi için 100 üyeli Senato'da 67 oy gerekiyor. Demokratların bu çoğunluğa tek başına ulaşması beklenmediğinden, Trump'ın görevden alınması oldukça zor görünüyor.

Parti içinde de yeni bir azil girişiminin siyasi açıdan doğru bir adım olup olmadığı tartışılıyor. Trump'ın önceki azil süreçlerini siyasi mağduriyet söylemine dönüştürerek destek topladığına dikkat çekiliyor.

Hakeem Jeffries ise olası bir azil süreci konusunda kesin bir tutum ortaya koymuyor. Jeffries, daha önce yaptığı açıklamalarda hiçbir seçeneği dışlamadıklarını belirtmişti.

DEMOKRATLAR YASA ÇIKARABİLECEK AMA TRUMP VETO EDEBİLECEK

Kongre'nin iki kanadında çoğunluğu elde etmek, Demokratların yasa tekliflerini gündeme getirme ve Kongre'den geçirme imkanını artıracak. Ancak bir tasarının Kongre'den geçmesi, otomatik olarak yürürlüğe gireceği anlamına gelmiyor.

Yasaların yürürlüğe girmesi için başkanın imzası gerekiyor. Trump, desteklemediği tasarıları veto edebilir. Kongre'nin başkanın vetosunu aşabilmesi için ise hem Senato'da hem de Temsilciler Meclisi'nde üçte iki çoğunluk sağlaması gerekiyor.

Demokratların bu çoğunluğa ulaşması beklenmediğinden, Trump'ın veto yetkisi yeni dönemin en önemli engellerinden biri olacak.

Trump, seçim sonuçlarının ardından New York Times'a verdiği demeçte Demokratlarla çalışmaya ve ortak bir yol bulmaya hazır olduğunu söyledi. Ancak kısa süre sonra Truth Social hesabından üzerinde "VETO" yazan kırmızı bir kampanya şapkasının fotoğrafını paylaşması, siyasi gerilimin sürebileceği şeklinde yorumlandı.

ABD’nin ilk Müslüman senatörü Abdul El-Sayed kimdir?
ABD’nin ilk Müslüman senatörü Abdul El-Sayed kimdir?
İçeriği Görüntüle

Abd Seçim Ilkler

SAĞLIK HARCAMALARI VE YAŞAM MALİYETLERİ ÖNCELİK OLACAK

Demokratların seçim kampanyasında öne çıkardığı konuların başında sağlık hizmetleri ve artan yaşam maliyetleri geldi. Yeni dönemde Medicaid gibi düşük gelirli kesimlere yönelik sağlık programlarının ve Obamacare düzenlemelerinin korunması hedefleniyor.

Jeffries, Cumhuriyetçilerin sağlık programlarında yaptığı kesintilerin geri alınmasını ve vergi indirimlerinin uzatılmasını istediklerini açıklamıştı.

Yaşam maliyetlerinin düşürülmesi, yapay zeka sektörünün düzenlenmesi ve enerji politikaları da Demokratların gündeminde yer alacak.

Ancak 2028 başkanlık seçimlerine muhalefet konumunda hazırlanan Cumhuriyetçilerin, Demokratların siyasi başarı elde etmesini sağlayabilecek düzenlemelere destek vermekte isteksiz davranabileceği değerlendiriliyor.

İSRAİL VE İRAN POLİTİKASI DEMOKRATLARI DA BÖLEBİLİR

Demokratların önündeki engeller yalnızca Cumhuriyetçilerden kaynaklanmıyor. İsrail'e askeri yardım ve Orta Doğu politikası gibi konular, parti içinde de görüş ayrılıklarına neden oluyor.

Ara seçim sürecinde ABD'nin İsrail'e yönelik askeri yardımlarının sürdürülüp sürdürülmemesi konusunda Demokratlar arasında belirgin bir ayrışma yaşandı.

Michigan'dan seçilen Abdul El-Sayed gibi yeni senatörler ve bazı Temsilciler Meclisi üyeleri, İsrail'e yapılan askeri yardımların sınırlandırılmasını destekleyeceklerini açıkladı. Bu yaklaşımın parti yönetimiyle yeni tartışmalara yol açabileceği değerlendiriliyor.

İran savaşı konusunda da Demokratlar, Trump yönetiminin askeri yetkilerini sınırlandırmayı hedefliyor. Ancak Kongre'nin daha önce bu yönde attığı adımların bir bölümü uygulamaya geçirilemedi.

TRUMP'IN İRAN POLİTİKASINI DURDURMAK KOLAY OLMAYACAK

Demokratların yeni dönemde karşılaşacağı önemli dış politika başlıklarından biri de İran savaşı olacak.

Ara seçimlerden önce Kongre'de Trump'ın İran'la savaşı sürdürme yetkisini sınırlandırmaya yönelik iki partili girişimler yapılmıştı. Haziran ayında düşmanlıkların durdurulmasını öngören bir karar tasarısı kabul edilmiş ancak uygulamada sonuç alınamamıştı.

Beyaz Saray, Trump'ın askeri operasyonları sürdürmek için geniş yetkilere sahip olduğunu savunuyor.

Brookings Enstitüsü'nden Scott Anderson ise Kongre'nin başkanı askeri kararlarından vazgeçmeye zorlama yetkisinin hukuki açıdan henüz netleşmediğine dikkat çekiyor. Anderson, bu konuda nihai değerlendirmeyi yargının yapabileceğini belirtiyor.

Demokratlar, Kongre'nin iki kanadında elde ettikleri çoğunlukla Trump yönetimini daha sıkı denetleme, atamaları engelleme ve siyasi baskıyı artırma imkanına kavuşacak. Ancak başkanlık vetosu, Senato'daki nitelikli çoğunluk şartı ve parti içindeki görüş ayrılıkları, seçim vaatlerinin hayata geçirilmesini zorlaştıracak.

Kaynak: HABER MERKEZİ