Afetler, savaşlar, toplumsal şiddet olayları ve geniş kitleleri etkileyen krizler yalnızca fiziksel yıkımla sınırlı kalmıyor, bireylerin ve toplumların psikolojik yapısında da iz bırakıyor. Uzman Klinik Psikolog Metin Aydın, kitlesel travmaların toplumun kolektif zihninde ani bir kırılma yarattığını belirterek, bu süreçte en temel psikolojik ihtiyaçlardan biri olan güven duygusunun sarsıldığını söyledi. Aydın, yaşanan krizlerin bireylerde akut stres bozukluğu, sürekli tetikte olma hali ve geleceğe dair güvensizlik oluşturabildiğini ifade etti.

TOPLUMSAL KRİZLER GÜVEN DUYGUSUNU SARSIYOR

Uzman Klinik Psikolog Metin Aydın, afetler ve toplumsal olaylar gibi dönemlerin insanların dünyayı güvenli ve öngörülebilir bir yer olarak görme biçimini değiştirdiğini belirtti. Aydın, “Kitlesel travmalar ve toplumsal afetler, bireylerin ve toplumun kolektif zihninde ani bir kırılma yaratarak en temel psikolojik ihtiyacımız olan ‘dünyanın güvenli ve öngörülebilir bir yer olduğu’ inancını yerle bir eder” dedi.

Aydın, bu kırılmanın yalnızca olayı doğrudan yaşayan bireylerle sınırlı kalmadığını, toplumun genelinde de ortak bir kırılganlık hali oluşturabildiğini aktardı.

AKUT STRES VE SÜREKLİ TETİKTE OLMA HALİ ORTAYA ÇIKIYOR

Kriz dönemlerinin toplum genelinde çeşitli psikolojik sonuçlar doğurabildiğini ifade eden Aydın, “Bu durum toplum genelinde akut stres bozukluğuna, sürekli bir tetikte olma haline ve geleceğe dair derin bir güvensizliğe yol açar” sözleriyle afet ve toplumsal olayların ruhsal etkilerine dikkat çekti.

Yaşanan olayların ardından bireylerde yoğun kaygı, huzursuzluk, uyku düzeninde bozulma ve sürekli kötü bir şey olacakmış hissi görülebildiğini belirten Aydın, bu sürecin toplumsal ilişkiler ve gelecek algısı üzerinde de etkili olduğunu söyledi.

TRAVMA SONRASI BÜYÜME SÜRECİ DE TETİKLENEBİLİYOR

Aydın, krizlerin yalnızca yıkıcı etkiler doğurmadığını, aynı zamanda travma sonrası büyüme olarak tanımlanan bir süreci de başlatabildiğini ifade etti. Aydın, “Ancak bu kriz dönemleri, psikoloji literatüründe travma sonrası büyüme olarak adlandırılan, bireylerin ve toplumların ortak bir acıda kenetlenerek zihinsel dayanıklılıklarını yeniden inşa ettikleri bir süreci de tetikler” diye konuştu.

Toplumların ortak acı karşısında dayanışma göstermesinin, ruhsal toparlanma ve dayanıklılığın yeniden kurulmasında etkili olduğunu belirten Aydın, kriz sonrası dönemde toplumsal bağların önem kazandığını kaydetti.

Eşinden İlgi Göremeyenler Ne Yapmalı? Uzman Psikolog Açıkladı
Eşinden İlgi Göremeyenler Ne Yapmalı? Uzman Psikolog Açıkladı
İçeriği Görüntüle

"İNSANI AYAKTA TUTAN ŞEY GÖKYÜZÜNÜN BERRAKLIĞI DEĞİL, YANINDAKİNİN OMZUNA DUYDUĞU SARSILMAZ GÜVENDİR"

Toplumsal güvenin yeniden kurulmasında bireyler arası dayanışmanın belirleyici olduğunu söyleyen Aydın, “Sarsılan toplumsal güveni onaracak en güçlü mekanizma, bireyler arasındaki karşılıksız dayanışma ve kolektif iyileşme çabasıdır” ifadelerini kullandı.

Aydın, kriz sonrasında bireylerin birbirine sunduğu destek, paylaşım ve birlikte iyileşme arayışının toplumsal toparlanma sürecini güçlendirdiğini belirtti. Aydın, “Fırtına ne kadar büyük olursa olsun, insanı ayakta tutan şey gökyüzünün berraklığı değil, yanındakinin omzuna duyduğu sarsılmaz güvendir” dedi.

Muhabir: YAREN TEKİN