Bazı deprem bilimciler, katıldıkları televizyon programlarında ‘büyük depremler geliyor’, ‘Fayda enerji birikti’ gibi vatandaşları paniğe sevk eden açıklamalarda bulunuyor. Bu söylemler nedeniyle birçok vatandaşın deprem korkusu katlanarak artarken, konuya ilişkin Deprem Uzmanı Ramazan Demirtaş Türkinform'a dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Demirtaş, bu söylemlerin gerçeği yansıtmadığını ve bir depremin tahmin edilebilmesi için birçok aşamanın uzun yıllarca takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Demirtaş, deprem tahmini konusunda yapılan bazı yorumların aksine, bir fayın ne durumda olduğunun anlaşılabilmesi için kapsamlı ve uzun vadeli veri toplama çalışmalarına ihtiyaç olduğunu belirtti

Motosiklet, dolmuş minibüse arkadan çarptı
Motosiklet, dolmuş minibüse arkadan çarptı
İçeriği Görüntüle

“YILLARCA GÖZLEM YAPILMASI GEREKİYOR”

Bir fay hattı üzerindeki enerji birikiminin belirlenmesinin kısa süreli gözlemlerle mümkün olmadığını belirten Demirtaş, bunun için bölgenin en az 10 ila 30 yıl boyunca sürekli olarak izlenmesi gerektiğini ifade etti.

Demirtaş, “Bir fay üzerindeki enerji birikimini anlayabilmeniz için o bölgeyi yıllarca sürekli istasyonlarla gözlemlemeniz gerekir. Bu, dünden bugüne yapılabilecek bir çalışma değildir” dedi.

GERİLİM ÖLÇÜMLERİ VE BİLİMSEL VERİLER ÖNEMLİ

Fay hatlarına yerleştirilen ölçüm sistemlerinin kritik rol oynadığına dikkat çeken Demirtaş, deprem riski taşıyan bölgelerde yer kabuğundaki değişimlerin düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Uzmanlara göre, yalnızca sismik hareketler değil, yer kabuğunda meydana gelen çok sayıda fiziksel değişken de deprem araştırmalarında değerlendiriliyor.

“12 FARKLI PARAMETRE TAKİP EDİLİYOR”

Yer kabuğu içerisindeki çeşitli parametrelerin zaman içinde değiştiğini belirten Demirtaş, bilim insanlarının bu değişimleri analiz ederek olası gerilim birikimlerini değerlendirmeye çalıştığını ifade etti.

“Yer kabuğunun içinde çok sayıda parametre değişiyor. Eğer bu değişimleri ölçebiliyor ve anormal bir durum tespit edebiliyorsanız, o zaman fay üzerindeki stres birikimi hakkında bilimsel değerlendirme yapabilirsiniz” diye konuştu.

“VERİ OLMADAN KESİN YORUM YAPMAK MÜMKÜN DEĞİL”

Deprem biliminde sağlam verilerin önemine dikkat çeken Demirtaş, yeterli ölçüm ve gözlem yapılmadan belirli bir fayın kırılmaya ne kadar yakın olduğuna dair kesin ifadeler kullanılmasının bilimsel açıdan doğru olmadığını vurguladı.

Uzmanlar, deprem riskinin değerlendirilmesinde uzun yıllara yayılan jeolojik, jeofizik ve sismolojik verilerin birlikte incelendiğini belirterek, kamuoyunun bilimsel dayanağı olmayan deprem tahminlerine karşı dikkatli olması gerektiği uyarısında bulunuyor.

Muhabir: Yalçın Taşbaşı