Diş sağlığını korumak için günde iki kez diş fırçalamak önerilse de ağız bakımında yalnızca diş fırçası kullanmak yeterli olmayabiliyor. Özellikle dişlerin birbirine temas ettiği dar bölgelerde biriken yiyecek artıkları ve bakteri plağı, fırçayla her zaman temizlenemiyor. Bu nedenle diş ipi ve diş arası fırçaları, ağız bakımının önemli parçaları arasında yer alıyor. Ancak diş ipinin ne zaman kullanılması gerektiği konusunda farklı görüşler bulunuyor. Peki, diş ipi fırçalamadan önce mi sonra mı kullanılmalı? Diş ipi kullanırken kanama olması normal mi ve doğru temizlik nasıl yapılmalı?

TÜRKİNFORM'a ağız kokusu ve diş eti sağlığı hakkında konuşan İntern Diş Hekimi Beril Saraç, ağız bakımının yetersiz yapılmasının diş eti sorunlarıyla ilişkili olabileceğine dikkat çekti. Saraç, tedavi edilmemiş çürüklerin ve diş eti hastalıklarının ağız kokusuna neden olabildiğini de belirtti. Diş aralarının doğru biçimde temizlenmesi ise günlük ağız bakımında dikkat edilmesi gereken önemli konular arasında bulunuyor.

DİŞ İPİ FIRÇALAMADAN ÖNCE Mİ SONRA MI KULLANILIR?

Diş ipinin hangi sırayla kullanılması gerektiği, ağız bakımında en çok merak edilen sorulardan biri.

İngiltere Ulusal Sağlık Servisi NHS, diş ipinin fırçalamadan önce kullanılmasını öneriyor.

Panik atak mı, yoğun kaygı mı? Belirtiler nasıl ayırt edilir?
Panik atak mı, yoğun kaygı mı? Belirtiler nasıl ayırt edilir?
İçeriği Görüntüle

Bu yaklaşımda diş aralarında biriken plak ve yiyecek artıklarının önce uzaklaştırılması, ardından dişlerin fırçalanması amaçlanıyor.

Ancak Amerikan Diş Hekimleri Birliği ADA, etkili temizlik sağlandığı sürece diş ipinin fırçalamadan önce veya sonra kullanılmasının kabul edilebilir olduğunu belirtiyor.

Bu nedenle bütün bireyler için zorunlu tek bir kullanım sırası bulunmuyor.

Önemli olan, diş ipinin doğru teknikle ve düzenli biçimde kullanılması.

Diş ipini fırçalamadan önce kullanmak, ağız bakımını belirli bir düzende sürdürmek isteyen kişiler için uygun bir tercih olabilir.

Diş Ipi Fırçalamadan Önce Mi Sonra Mı Kullanılmalı (1)

DİŞ FIRÇALAMAK NEDEN TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL?

Diş fırçaları, dişlerin ön, arka ve çiğneme yüzeylerinin temizlenmesinde önemli rol oynuyor.

Ancak dişlerin birbirine çok yakın olduğu alanlarda fırça kıllarının bütün yüzeylere ulaşması mümkün olmayabiliyor.

Bu bölgelerde biriken bakteri plağı, zaman içerisinde diş eti sorunlarına ve çürük gelişimine katkıda bulunabiliyor.

Bu nedenle diş aralarının ayrıca temizlenmesi öneriliyor.

TÜRKİNFORM'a konuşan İntern Diş Hekimi Beril Saraç, düzenli diş fırçalanmasına rağmen ağız kokusunun devam edebileceğini belirterek diş eti hastalıklarının ve yetersiz ağız bakımının önemine dikkat çekti.

Saraç'ın değerlendirmeleri, ağız sağlığının yalnızca diş yüzeylerini fırçalamaktan ibaret olmadığını ortaya koyuyor.

DİŞ İPİ HER GÜN KULLANILMALI MI?

Amerikan Diş Hekimleri Birliği, diş aralarının günde bir kez diş ipi veya uygun başka bir diş arası temizleme aracıyla temizlenmesini öneriyor.

Ancak diş ipi, herkes için en uygun yöntem olmayabiliyor.

Özellikle dişler arasında daha geniş boşluklar bulunan kişilerde diş arası fırçaları daha etkili bir seçenek oluşturabiliyor.

Diş teli, köprü veya farklı diş tedavileri bulunan kişiler için de özel temizlik araçları gerekebiliyor.

Bu nedenle kullanılacak ürünün kişinin ağız yapısına uygun olması önem taşıyor.

Diş ipinin yalnızca yiyecek sıkıştığında kullanılması yerine düzenli ağız bakımının bir parçası haline getirilmesi, plak kontrolüne yardımcı olabiliyor.

DİŞ İPİ NASIL DOĞRU KULLANILIR?

Diş ipi kullanımında yapılan hatalardan biri, ipin dişlerin arasına sert şekilde bastırılması.

Bu uygulama, diş eti dokusunda tahrişe neden olabiliyor.

Diş ipi iki diş arasına kontrollü ve nazik hareketlerle yerleştirilmeli.

Diş yüzeyine C harfi şeklinde yaslanarak yukarı ve aşağı hareket ettirilmesi, ilgili yüzeyin temizlenmesine yardımcı olabiliyor.

Temizlik sırasında ipin diş eti çizgisine yakın bölgeye ulaşması önemli olsa da diş etine kuvvet uygulanmaması gerekiyor.

Ayrıca her dişin iki komşu yüzeyinin de temizlenmesi amaçlanmalı.

İpin kullanılmış bölümünün diğer diş aralarında tekrar tekrar kullanılmasından kaçınmak da hijyen açısından önem taşıyor.

Diş ipi kullanımı sırasında sürekli ağrı oluşuyorsa uygulanan teknik değerlendirilmeli ve diş hekiminden destek alınmalı.

DİŞ İPİ KULLANIRKEN KANAMA OLMASI NORMAL Mİ?

Diş ipi kullanan bazı kişiler, özellikle ilk uygulamalarda diş etlerinde kanama fark edebiliyor.

Ancak kanamanın sürekli tekrarlaması normal kabul edilmemeli.

Diş ipinin sert veya yanlış kullanılması, diş eti dokularında tahrişe yol açabiliyor.

Bunun yanında diş eti iltihabı gibi sorunlarda da kanama görülebiliyor.

İntern Diş Hekimi Beril Saraç, TÜRKİNFORM'a yaptığı değerlendirmede diş eti hastalıklarının ağız sağlığını etkileyen önemli sorunlardan biri olduğunu vurguladı.

Özellikle kanamayla birlikte diş etlerinde kızarıklık, şişlik veya hassasiyet görülmesi durumunda diş hekimine başvurulması önem taşıyor.

Kanama korkusuyla ağız temizliğini tamamen bırakmak ise plak birikiminin artmasına neden olabiliyor.

Bu nedenle nazik ve doğru teknikle bakım sürdürülmeli, tekrarlayan kanamanın nedeni araştırılmalı.

DİŞ İPİ Mİ DİŞ ARASI FIRÇASI MI DAHA ETKİLİ?

Diş ipi ve diş arası fırçası aynı amaca hizmet etse de kullanım alanları farklılık gösterebiliyor.

Dişlerin birbirine çok yakın olduğu dar bölgelerde diş ipi kullanılabiliyor.

Dişler arasında yeterli boşluk bulunan durumlarda ise uygun boyuttaki diş arası fırçaları tercih edilebiliyor.

Ancak diş arası fırçasının fazla büyük olması, diş eti dokularına zarar verebiliyor.

Çok küçük bir fırça ise bazı yüzeylerde etkili temizlik sağlayamayabiliyor.

Bu nedenle diş arası temizleme aracının seçiminde diş hekiminin önerisi önem taşıyor.

Özellikle diş eti çekilmesi, ortodontik tedavi veya köprü gibi durumlarda kişiye özel ağız bakım yöntemi belirlenmesi gerekebiliyor.

DİŞ İPİ AĞIZ KOKUSUNU ÖNLER Mİ?

Ağız kokusunun ortaya çıkmasında dişler arasında biriken plak ve yiyecek artıkları rol oynayabiliyor.

Diş aralarının temizlenmesi, bu bölgelerdeki birikimin azaltılmasına yardımcı olabiliyor.

Ancak ağız kokusunun bütün nedenleri yalnızca diş aralarından kaynaklanmıyor.

Tedavi edilmemiş çürükler, diş eti hastalıkları, dil yüzeyindeki birikimler ve ağız kuruluğu gibi farklı sorunlar da ağız kokusuna yol açabiliyor.

TÜRKİNFORM'a yaptığı açıklamada İntern Diş Hekimi Beril Saraç, gargara ve sakız gibi ürünlerin kokuyu geçici olarak bastırabildiğini ancak altta yatan nedeni ortadan kaldırmayabileceğini belirtmişti.

Bu nedenle diş ipi kullanımı, ağız bakımını destekleyen önemli bir uygulama olsa da devam eden ağız kokusunun tek başına çözümü olarak görülmemeli.

DİŞ İPİ KULLANDIKTAN SONRA AĞIZ ÇALKALANMALI MI?

Diş ipi kullanımından sonra ağız bakımının nasıl tamamlanacağı da merak edilen konular arasında bulunuyor.

Diş aralarında biriken kalıntıların temizlenmesinin ardından florürlü diş macunuyla dişlerin fırçalanması, ağız bakımının önemli adımlarından biri.

NHS, diş fırçalandıktan hemen sonra ağzın bol suyla çalkalanmamasını öneriyor.

Bunun nedeni, diş macunundaki florürün ağızda daha uzun süre kalmasının dişleri çürüğe karşı korumaya yardımcı olabilmesi.

Bu nedenle fırçalama sonrasında fazla diş macununun tükürülmesi, ancak ağzın hemen suyla çalkalanmaması öneriliyor.

Diş ipinin hangi sırayla kullanıldığından bağımsız olarak, florürlü macunla doğru fırçalama alışkanlığının sürdürülmesi önem taşıyor.

DİŞ İPİ KULLANIMINDA EN ÖNEMLİ KURAL NE?

Diş ipinin fırçalamadan önce mi sonra mı kullanılacağına ilişkin farklı öneriler bulunsa da ağız bakımının düzenli ve doğru biçimde yapılması temel önem taşıyor.

Dişlerin günde iki kez florürlü macunla fırçalanması ve diş aralarının günlük olarak temizlenmesi, ağız hijyeninin korunmasına yardımcı olabiliyor.

İntern Diş Hekimi Beril Saraç'ın TÜRKİNFORM'a ağız kokusu ve diş eti sağlığı hakkında yaptığı açıklamalar da düzenli bakımın ve altta yatan problemlerin değerlendirilmesinin önemini ortaya koyuyor.

Bu nedenle diş ipini yalnızca belirli bir sırayla kullanmaya odaklanmak yerine, doğru tekniği öğrenmek ve ağız bakımını aksatmamak gerekiyor.

Özellikle kanama, şişlik, ağrı veya devam eden ağız kokusu bulunan kişilerin diş hekimi tarafından değerlendirilmesi önem taşıyor.

Muhabir: Sude Coşgun