Çarpıntı, nefes darlığı, terleme ve baş dönmesi gibi fiziksel şikâyetler yaşayan kişiler, bu belirtilerin nedenini anlamakta güçlük çekebiliyor. Özellikle yoğun stres ve kaygı dönemlerinde ortaya çıkan bedensel tepkiler, panik atak şüphesini gündeme getiriyor. Ancak benzer belirtilerin farklı sağlık sorunlarıyla da ilişkili olabilmesi, doğru değerlendirme yapılmasını önemli hale getiriyor. TURKINFORM'a konuşan Psikolog Gamze Dereköy, panik atak ve yoğun kaygının kişinin bedeninde oluşturabileceği etkiler ile belirtilerin değerlendirilmesinde dikkat edilmesi gereken noktaları ele aldı.

PANİK ATAKTA FİZİKSEL BELİRTİLER ÖNE ÇIKIYOR

Panik atak sırasında kişi, bedeninde meydana gelen değişimleri yoğun şekilde hissedebiliyor. Kalp atışlarının hızlanması, terleme, titreme, nefes almakta zorlanma ve baş dönmesi en sık karşılaşılan belirtiler arasında bulunuyor. Bu belirtiler kısa sürede yoğunlaşarak kişinin günlük işlerini sürdürmesini zorlaştırabiliyor.

Yaşanan fiziksel değişimler, kişinin kendi bedensel tepkilerine karşı daha hassas hale gelmesine de neden olabiliyor. Özellikle çarpıntı veya nefes darlığı gibi belirtiler ortaya çıktığında kişi, yaşadığı durumun nedenini anlamaya çalışırken kaygısı daha da artabiliyor. Böylece fiziksel belirtiler ile kaygı arasında birbirini besleyen bir süreç oluşabiliyor.

Panik Atak Mı, Yoğun Kaygı Mı Belirtiler Nasıl Ayırt Edilir (2)

HER FİZİKSEL BELİRTİ PANİK ATAK ANLAMINA GELMİYOR

Panik atak belirtilerinin bazı fiziksel hastalıklarla benzerlik göstermesi, kişilerin yaşadıkları şikâyetleri doğru yorumlamasını güçleştirebiliyor. Çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve baş dönmesi yalnızca psikolojik nedenlerle ortaya çıkmıyor. Bu nedenle söz konusu belirtilerin doğrudan panik atağa bağlanması doğru bir yaklaşım olarak değerlendirilmiyor.

Mide tok, iştah açık: Perde arkasında ne var?
Mide tok, iştah açık: Perde arkasında ne var?
İçeriği Görüntüle

Özellikle ilk kez yaşanan, şiddetli veya alışılmışın dışında seyreden fiziksel şikâyetlerde sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Belirtilerin kaynağının belirlenmesi, hem fiziksel sağlık sorunlarının gözden kaçırılmasını önlemek hem de doğru destek sürecini başlatmak açısından önem taşıyor.

YOĞUN KAYGI GÜNLÜK YAŞAMI NASIL ETKİLİYOR?

Kaygı yalnızca kişinin düşüncelerinde ortaya çıkan bir endişe haliyle sınırlı kalmıyor. Uzun süre devam eden yoğun kaygı; uyku düzenini, dikkat süresini, iş verimliliğini ve sosyal ilişkileri etkileyebiliyor. Kişi, gün içerisinde karşılaşabileceği olumsuz ihtimalleri sürekli düşünerek kendisini zihinsel açıdan yorgun hissedebiliyor.

Bazı kişilerde bu durum zamanla kaçınma davranışlarına dönüşebiliyor. Daha önce rahatsızlık hissettikleri ortamlara girmek istememek, kalabalık alanlardan uzak durmak veya günlük planlarını belirtilerin yeniden ortaya çıkabileceği düşüncesiyle değiştirmek bu davranışlar arasında yer alabiliyor.

Panik atak yaşayan kişilerde de benzer bir durum görülebiliyor. Atakların yeniden yaşanacağı endişesi, kişinin hareket alanını daraltabiliyor ve sosyal yaşamını olumsuz etkileyebiliyor.

PANİK ATAK VE KAYGIDA PROFESYONEL DESTEK ÖNEMLİ

Panik atak veya yoğun kaygı belirtilerinin tekrarlaması, kişinin günlük sorumluluklarını yerine getirmesini zorlaştırması ve yaşam kalitesini düşürmesi durumunda profesyonel destek alınması önem taşıyor. Belirtilerin sıklığı, şiddeti ve kişinin yaşamına etkisi değerlendirilerek uygun destek süreci belirlenebiliyor.

Psikolog Gamze Dereköy'ün değerlendirmeleri çerçevesinde, yaşanan belirtileri görmezden gelmek veya kişinin kendi kendine tanı koymaya çalışması yerine uzman değerlendirmesine başvurması önem taşıyor.

Öte yandan yeni başlayan göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı veya bayılma gibi belirtilerde psikolojik bir neden olduğu varsayılmadan acil tıbbi değerlendirme yapılması gerekiyor. Fiziksel ve psikolojik belirtilerin doğru şekilde ele alınması, kişinin ihtiyaç duyduğu desteğe ulaşabilmesi açısından önem taşıyor.

Muhabir: Sılanaz Atçeken