Pasifik Okyanusu'nda yer alan ada ülkesi Tuvalu, yükselen deniz seviyelerinin oluşturduğu risk nedeniyle nüfusunu kapsayan planlı göç sürecini başlattı. Bilimsel projeksiyonlar, ülke topraklarının yüzyılın ortasına kadar büyük ölçüde sular altında kalabileceğini ortaya koyarken, Avustralya ile yapılan anlaşma kapsamında her yıl belirli sayıda Tuvalu vatandaşına kalıcı oturum hakkı tanınıyor. Yetkililer, ülkenin kültürel mirasını korumaya yönelik dijital arşiv çalışmaları da yürütüyor.

TUVALU ÜLKESİ NEREDE?

Avustralya ile Hawaii arasında bulunan ve toplam 26 kilometrekarelik alana yayılan dokuz mercan adasından oluşan Tuvalu'nun yaklaşık 11 bin kişilik nüfusu bulunuyor.

Trump'tan Netanyahu'ya Türkiye ve F-35 tepkisi!
Trump'tan Netanyahu'ya Türkiye ve F-35 tepkisi!
İçeriği Görüntüle

Ana ada Funafuti'nin deniz seviyesinden yüksekliği yalnızca 50 santimetre civarında olduğu için bölge, yükselen deniz seviyesi ve şiddetli fırtınalar nedeniyle su altında kalma riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Son 30 yılda Tuvalu çevresindeki deniz seviyesinin küresel ortalamanın yaklaşık 1,5 katı hızla yükselerek 15 santimetre arttığı bildirildi. Bilimsel tahminlere göre 2050 yılına kadar ülke topraklarının yarısının kalıcı olarak sular altında kalması, 2100 yılına kadar ise bu oranın yüzde 95'e ulaşması bekleniyor.

Tuvalu Ülkesi Batıyor Mu

TAHLİYE SÜRECİ BAŞLADI

Ülke sınırları içinde güvenli yüksek kara parçası bulunmayan Tuvalu için planlı tahliye süreci başlatıldı. Tuvalu hükümeti, 2023 yılında Avustralya ile "Falepili Birlik Anlaşması" adı verilen bir protokol imzaladı.

Anlaşma kapsamında her yıl 280 Tuvalu vatandaşına Avustralya'da kalıcı oturum hakkı tanınıyor. Resmi verilere göre Temmuz 2025 itibarıyla ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 82'sine denk gelen 8 bin 700'den fazla kişi göç etmek için resmi başvuruda bulundu.

KÜLTÜREL MİRAS DİJİTAL ORTAMDA KORUNUYOR

Fiziki toprak kaybının yanı sıra ülkenin dil, müzik ve geleneklerinden oluşan kültürel mirasının korunması amacıyla dijital arşiv çalışmaları başlatıldı. Tuvalu'nun şarkıları, sözlü tarihi ve geleneksel uygulamaları kayıt altına alınarak sanal bir ulusal müzede dijitalleştiriliyor. Böylece adaların tamamen sular altında kalması durumunda da ulusal kimliğin dijital ortamda korunması ve yaşatılması hedefleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi