Irak'ta 2014-2015 yıllarında DAEŞ'in Musul ve Kerkük çevresindeki Türkmen yerleşimlerine yönelik saldırılarının ardından evlerini terk etmek zorunda kalan yüzlerce Iraklı Türkmen, aradan geçen yıllara rağmen hala kalıcı bir çözüme ulaşamadı. Suriye'nin kuzeyinde, İdlib ile Azez arasındaki kamplarda yaşam mücadelesi veren yaklaşık 300 Türkmen'in bugün ne Irak'a dönebildiği ne de başka bir ülkeye yerleşebildiği belirtiliyor.
MHP eski Kilis İl Başkanı Sırrı Cumhur Özgeriş'in aktardığı bilgilere göre, yıllardır gözlerden uzak yaşayan Türkmenler adeta dünyanın unuttuğu bir topluluğa dönüştü.

"ÇATAL BIÇAK BİLE ALAMADAN KAÇTILAR"
Türkmenlerin acıklı hikayesi, DAEŞ'in bölgeye girmesiyle başladı. Köylerini terk etmek zorunda kalan aileler önce Peşmerge güçlerinin bölgeye girdiğini, ardından hava bombardımanlarının başladığını anlattı.
Canlarını kurtarmak için yollara düşen Türkmenler, kuzeyde PKK terör örgütü unsurlarının bulunduğu yönündeki uyarılar nedeniyle Suriye istikametine yöneldi. Kaçış sırasında birçok aile tüm eşyalarını geride bırakmak zorunda kaldı.
Sınırları geçmeye çalışan onlarca aile ferdi siviller mayınlara basarak hayatını kaybetti, bazıları ise Fırat Nehri'ni geçmeye çalışırken boğuldu. O günlerden geriye yetim kalan çocuklar ve parçalanmış aileler kaldı.

NE IRAK KABUL EDİYOR NE BAŞKA ÜLKE
Türkmenlerin bugün karşılaştığı belki de en büyük büyük sorunlardan biri hukuki statüleri. Irak'tan ayrılan bazı Sünni Türkmenlerin ülkeye dönüşlerinde güvenlik soruşturmalarıyla karşı karşıya kaldıkları ve zaman zaman örgüt bağlantısı şüphesiyle gözaltına alınabildikleri iddia ediliyor. Bu nedenle birçok aile geri dönmeye çekiniyor. Aynı şekilde Suriye de belirli nedenlerle bu ailelere vatandaşlık vermiyor.
Türkiye'ye yerleşme talepleri ise bugüne kadar karşılık bulmadı. Böylece yaklaşık 300 kişi, yıllardır üç ülke arasında sıkışmış bir hayat sürüyor.
ELEKTRİK YOK, SU YOK, OKUL YOK
Kamplarda yaşayan ailelerin karşı karşıya olduğu şartlar ise oldukça ağır. Bölgede düzenli elektrik bulunmuyor. Birçok çadırda buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon ve temel ev eşyaları yok. İçme suyu ve hijyen imkanları son derece kısıtlı.
Yardımların düzensiz geldiği belirtilirken, gıda desteğinin yılda yalnızca birkaç kez ulaştığı ifade ediliyor. Zaman zaman bazı yardım kuruluşlarının hijyen kitleri gönderdiği ancak bunun ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğu vurgulanıyor.
Geçimlerini ise çevredeki tarım arazilerinde günlük işçilik yaparak sağlıyorlar. İddialara göre yetişkinler gün boyu çalıştıkları işlerden saatlik yaklaşık 30-35 TL seviyesinde gelir elde edebiliyor.

ÇOCUKLAR EĞİTİMDEN MAHRUM BÜYÜYOR
Kamplardaki en büyük mağduriyetlerden biri de çocuklar. Yaklaşık on yıldır süren belirsizlik nedeniyle birçok çocuk düzenli eğitim alamıyor. Kamplarda okul bulunmadığı, bazı çocukların hayatlarında hiç sınıf görmediği ifade ediliyor. Türkmen aileler, çocuklarının okula gitmesini ve normal bir hayat kurabilmesini istiyor.
ACİL DURUMDA DOKTOR YOK
Kamplarda sağlık hizmetlerine erişim de büyük bir sorun. Bölgede sürekli hizmet veren bir sağlık merkezi veya doktor bulunmadığı belirtiliyor. Acil bir hastalık, doğum ya da kaza durumunda aileler uzun mesafeler kat etmek zorunda kalıyor. Özellikle hamile kadınlar, yaşlılar ve kronik hastalar için durumun ciddi risk oluşturduğu ifade ediliyor.

"DÜNYANIN UNUTTUĞU TÜRKMENLER"
Suriye'de yönetimin değişmesinin ardından bölgedeki yardım mekanizmalarının da zayıfladığı belirtiliyor. Türkmenlerin önemli bir kısmının yeni yönetim tarafından dahi yeterince tanınmadığı ve kayıt altına alınmadığı öne sürülüyor.
Bazı ailelere Suriye vatandaşlığı verilmesinin gündeme geldiği ancak sürecin akıbetine ilişkin net bilgi bulunmadığı ifade ediliyor.
Yakınlarının önemli bölümü Türkiye'de yaşayan bu insanlar, yıllardır vatansızlık, yoksulluk ve belirsizlik içinde hayata tutunmaya çalışıyor.
Yaklaşık 300 Iraklı Türkmen, bugün Suriye çölünde sessizce yardım bekliyor. Onların en büyük talebi ise oldukça basit: Güvenli bir yaşam, çocukları için eğitim ve ait olabilecekleri bir gelecek.




