Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı’ndan Muharrem mesajı: "Çorum da bir Kerbela, Sivas da..."
Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı’ndan Muharrem mesajı: "Çorum da bir Kerbela, Sivas da..."
İçeriği Görüntüle

Türkinform Muhabiri Sema Ersoy'un sorularını yanıtlayan Uzman Psikolog ve Pedagog Ebru Şen, akran zorbalığının sıradan bir çocukluk çatışması olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Şen, zorbalığın "kasıtlılık", "tekrarlanma" ve "güç dengesizliği" unsurlarını taşıması gerektiğini vurgulayarak, ailelerin çocuklarda görülen davranışsal, duygusal ve akademik değişimleri yakından takip etmesi gerektiğini ifade etti.

ZORBALIK İÇİN ÜÇ TEMEL KRİTER

Ebru Şen'e göre her çatışma ya da kavga zorbalık olarak değerlendirilmiyor. Bir davranışın akran zorbalığı sayılabilmesi için öncelikle zarar verme amacı taşıması gerekiyor. Şen, zorbalığın temel özelliklerini şöyle sıraladı:

Kasıtlılık (Zarar Verme Niyeti): Davranışın bilerek ve isteyerek, karşı tarafa zarar vermek amacıyla yapılması gerekir. Tesadüfi bir kavga veya anlık bir çatışma zorbalık sayılmaz.

Tekrarlanma (Süreklilik): Davranışın tek seferlik olmaması, zaman içinde tekrarlanması ve devam etmesi şarttır.

Güç Dengesizliği: Zorbalık yapan çocuk ile mağdur arasında fiziksel, zihinsel, sosyal veya yaş gibi bir güç farkının olması gerekir. Bu, mağdurun kendini savunmasını zorlaştırır.

ZORBALIK DÖRT FARKLI ŞEKİLDE ORTAYA ÇIKIYOR

Uzmanlara göre akran zorbalığı yalnızca fiziksel şiddetle sınırlı değil. Fiziksel zorbalık; vurma, itme ve tekme atma gibi davranışları içerirken, sözel zorbalık alay etme, lakap takma ve küfür şeklinde görülebiliyor. Sosyal veya ilişkisel zorbalıkta çocuklar dışlanıyor, haklarında dedikodu yapılıyor ya da arkadaşlığı bitirmekle tehdit ediliyor. Siber zorbalık ise sosyal medyada kötüleme, tehdit mesajları gönderme ve dijital ortamda dışlama gibi yöntemlerle ortaya çıkıyor.

AİLELER HANGİ BELİRTİLERE DİKKAT ETMELİ?

Ebru Şen, zorbalığa maruz kalan çocuklarda davranışsal, duygusal ve akademik değişimlerin görülebileceğini belirtti.

Davranışsal belirtiler arasında okula gitmek istememe, okul sabahları yaşanan huysuzluklar, mide ve baş ağrısı şikayetleri, sevilen aktivitelerden uzaklaşma, sosyal ortamlardan çekilme, açıklanamayan morluklar ve yırtık kıyafetler yer alıyor. Bunun yanında altını ıslatma, tırnak yeme, tikler, uykuya dalmakta güçlük çekme ve kabuslar görme gibi belirtiler de dikkat çekiyor.

Duygusal değişimler ise ani içe kapanma, mutsuzluk, ağlama nöbetleri, sürekli endişeli ve tedirgin davranma, çabuk öfkelenme, düşük özgüven ve uyku ile iştah düzenindeki değişiklikler olarak sıralanıyor. Akademik alanda ise ders başarısında ani düşüş, ödevlere ilgi kaybı, sınıf içi katılımın azalması, okuldan kaçma ve devamsızlık öne çıkıyor.

KISA VADEDE CİDDİ SONUÇLAR ORTAYA ÇIKIYOR

Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda kısa sürede çok sayıda olumsuz etki görülebiliyor. Duygusal açıdan üzüntü, mutsuzluk, kızgınlık, yalnızlık, yoğun kaygı ve korku yaşanabiliyor. Fiziksel olarak baş ağrısı, karın ağrısı, mide bulantısı, uyku sorunları ve iştahsızlık ortaya çıkabiliyor.

Sosyal alanda çocuklar okula gitmek istemeyebiliyor, etkinliklerden uzaklaşabiliyor ve uyum sorunları yaşayabiliyor. Akademik olarak ise odaklanma güçlüğü, düşük notlar ve okula bağlılıkta azalma görülebiliyor.

TRAVMA YILLAR SONRA BİLE DEVAM EDEBİLİYOR

Araştırmalar, akran zorbalığının etkilerinin yıllarca hatta ömür boyu sürebildiğini ortaya koyuyor. Bu etkiler arasında major depresyon, panik bozukluk, genel kaygı bozukluğu, sosyal fobi ve sınır kişilik bozukluğu belirtileri yer alıyor.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu'nun da önemli risklerden biri olduğuna dikkat çekiliyor. Araştırmalara göre zorbalığa maruz kalan kız çocuklarının yüzde 40,5'inde, erkek çocuklarının ise yüzde 27,6'sında PTSD belirtileri gözleniyor.

Uzun vadede ilişki kurmada güçlük, güven sorunları, sosyal kaygı ve yalnızlık gibi sosyal problemler ortaya çıkabiliyor. Ayrıca alkol ve madde kullanımı, kendine zarar verme ve intihar düşünceleri gibi olumsuz başa çıkma yöntemlerine yönelim riski de artabiliyor. Çocukluk döneminde zorbalık yaşayan bireylerin emeklilik yaşlarında bile daha şiddetli depresif belirtiler gösterdiği ve yaşam memnuniyetlerinin daha düşük olduğu belirtiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ercüment Ersanlı ise, "Akran zorbalığı kişide derin izler bırakıyor, etkileri yetişkinliğe kadar uzanabiliyor" ifadelerini kullandı.

PROFESYONEL DESTEK İÇİN KRİTİK EŞİT

Uzmanlar, zorbalık davranışının tekrarlayıcı hale gelmesi, çocukta öfke kontrolü sorunlarının, empati eksikliğinin veya saldırganlığın belirginleşmesi, aile içi çatışma ya da şiddetin bulunması ve okul müdahalelerine rağmen davranışın değişmemesi durumlarında profesyonel destek alınması gerektiğini vurguluyor. Bu süreçte Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi ve Farkındalık Temelli Bilişsel Terapi gibi kanıta dayalı müdahale programlarından yararlanılabileceği belirtiliyor.

Uzmanlar ayrıca, zorbalık yapan çocuklarda ilerleyen yaşlarda antisosyal kişilik bozukluğu, suç işleme, madde bağımlılığı ve romantik ilişkilerde şiddet eğilimi riskinin artabileceğine dikkat çekerek erken müdahalenin hayati önem taşıdığını ifade ediyor.

Muhabir: SEMA ERSOY