Hesaplamalar elektrikli otomobillerin mart ayından ağustos sonuna kadar süren altı aylık sürede petrol ithalatçısı ülkelerde yaklaşık 200 milyon varillik ham petrol ihtiyacını ortadan kaldırdığını gösteriyor. Açıklanan miktarın parasal değeri 20 milyar dolara ulaştı.

Elektrikli Araç-9

Petrol arzındaki daralma ve fiyatlar üzerindeki baskı elektrikli araçların ekonomik önemini artırıyor. Bu araçların katkısı artık sadece emisyonları düşürmekle sınırlı kalmıyor. Elektrikli otomobiller dışarıdan alınan petrolün faturasını küçültmenin de bir yolu haline geliyor.

TASARRUFUN BÜYÜK KISMI TAM ELEKTRİKLİLERDEN

Ember'in hesaplarına göre 20 milyar dolarlık toplam etkinin 16,5 milyar doları tam elektrikli otomobillerden kaynaklandı. Geri kalan kısım ise şarj edilebilir hibrit araçlardan geldi.

Bu farkın nedeni tam elektriklilerin akaryakıt bağımlılığını çok daha belirgin biçimde düşürmesi. Şarj edilebilir hibritler de tasarrufa katkı veriyor. Ancak bu modellerde içten yanmalı motor da bulunduğu için katkıları daha dar kalıyor.

ÇİN 14 MİLYAR DOLARLIK TASARRUFLA ZİRVEDE

En büyük tasarrufu sağlayan ülke büyük elektrikli otomobil filosu sayesinde Çin oldu. Analize göre Çin altı ay içinde yaklaşık 14 milyar dolarlık ham petrol ithalatının yerini elektrikle doldurdu.

Elektrikli araç pazarına erkenden ve yüksek hacimle yatırım yapmanın enerji maliyetlerine karşı bir kalkan oluşturduğu bu sonuçla görülüyor. Toplam tasarrufta açık farkla en büyük pay Çin'e ait.

AB'DE FRANSA VE ALMANYA ÖNE ÇIKTI

Avrupa Birliği üyeleri bu altı ayda toplamda 3,1 milyar dolarlık petrolün yerini elektrikle karşıladı. AB'de bu tasarrufa en çok katkı veren ülkeler Fransa ve Almanya oldu.

Avrupa'daki tablo elektrikli otomobillere geçişin sanayi politikasının ötesine geçtiğini gösteriyor. Bu dönüşüm enerji ithalatını azaltmada da etkili bir araç olarak öne çıkıyor. Akaryakıt pahalandığında bu katkı daha net biçimde fark ediliyor.

56 ÜLKENİN 49'UNDA REKOR SATIŞ PAYI

Analiz mevcut filonun etkisinin yanında satışlardaki hızı da gözler önüne seriyor. Ember'in takip ettiği 56 ülkenin 49'unda tam elektrikli otomobillerin pazardaki payı 2026 itibarıyla rekor kırdı.

Elektrikli araçlara geçiş yalnızca birkaç büyük ülkede yaşanmıyor. Talep farklı pazarlara yayıldıkça enerji güvenliği konusu da otomotiv sektörünün gündeminde daha fazla yer buluyor.

15 ÜLKE ELEKTRİKLİ OTOMOBİL SATIŞINDA ABD'NİN ÖNÜNE GEÇTİ

Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri ABD ile ilgili. Ember'in verilerine göre 2026'da tam elektrikli otomobil satış payında 15 ülke ABD'nin önüne geçti. Hindistan ile Brezilya da bu ülkeler arasında. İtalya ve Malezya ile Yeni Zelanda da ABD'den daha yüksek paya ulaşan ülkeler arasında yer aldı.

Bu gelişme sektörün merkezinin artık yalnızca köklü sanayileşmiş ekonomilerde olmadığına işaret ediyor.

Çalışma ABD'de 2026'nın ocak-ağustos döneminde satılan hafif araçların yüzde 6'sının tam elektrikli olduğunu ortaya koydu. ABD bu oranla büyümenin yavaşladığı pazarlar arasında dikkat çekti.

Teşviklerin azaldığı ülkelerde elektrikli araçlara geçiş yavaşlayabiliyor. Gelişmekte olan pazarlarda ise geçişin hızlandığı görülüyor.

DANİMARKA'DA PETROL TÜKETİMİNİN YÜZDE 13'Ü İKAME EDİLİYOR

Tasarrufun büyüklüğünde Avrupa ve Çin öne çıksa da Danimarka başka bir ölçütle göze çarptı. Ember Danimarka'daki elektrikli otomobillerin ülkenin yıllık petrol tüketiminin yüzde 13'ü kadar petrolün yerini tuttuğunu hesapladı.

Bu oran ekonomisi küçük bir ülkede dahi elektrikli otomobillerin enerji ithalatını ciddi ölçüde etkileyebileceğini gösteriyor. Satış payları büyüdükçe benzer örneklerin artması bekleniyor.

Analiz petrol fiyatlarındaki artışın ve arz tarafındaki risklerin elektrikli araçların çekiciliğini artırdığının altını çiziyor. Petrol pahalandıkça elektrikli otomobillerin sağladığı tasarruf daha belirgin hale geliyor.

Elektrikli araçlara geçiş bu yüzden artık yalnızca çevreci ulaşım kapsamında ele alınmıyor. Konu ekonominin şoklara karşı direnci ve dışa bağımlılığın azaltılması açısından da tartışılıyor.

TÜRKİYE İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

Bu tablo Türkiye gibi enerji ithal eden ülkeler için önemli bir işaret niteliği taşıyor. Elektrikli araç sayısı arttıkça akaryakıt ithalatına olan hassasiyet düşebiliyor. Dış kaynaklı şokların etkisi de bu sayede daha sınırlı kalabiliyor.

Dizel araç sahiplerini kızdıracak gelişme: IEA uyarısında 2027'yi işaret etti
Dizel araç sahiplerini kızdıracak gelişme: IEA uyarısında 2027'yi işaret etti
İçeriği Görüntüle

Çalışmada Türkiye için ayrı bir sıralama ya da tasarruf hesabı yer almıyor. Yine de ulaşılan sonuç açık. Elektrikli otomobiller enerji dönüşümüne katkı vermenin yanında petrol faturasını da doğrudan etkilemeye başladı.

Kaynak: Dünya Gazetesi