Jeffrey Epstein dosyası uzun süre Amerikan elitlerine ve ABD iç siyasetine özgü bir skandal olarak değerlendiriliyordu. Ancak son aylarda yayımlanan ve Almanya merkezli medya kuruluşlarının da erişim sağladığı yeni belgeler, bu çerçevenin artık geçerliliğini yitirdiğini ortaya koyuyor. Alman ana akım medyasında yer alan bilgiler, Epstein ağının Avrupa siyasetinden finans sistemine, diplomatik temaslardan mağdur tanıklıklarına kadar uzanan çok katmanlı bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.
ABD ADALET BAKANLIĞI YENİ BİR İDDİANAME HAZIRLAMAYI GEREKLİ GÖRMÜYOR
Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yargılanmayı beklerken 2019’da cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein’a ilişkin üç milyon sayfayı aşan yeni belgeler yayımlanmasına rağmen, ABD Adalet Bakanlığı yeni bir iddianame hazırlamayı gerekli görmüyor. Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, belgelerde Donald Trump’a yönelik "asılsız ve sansasyonel iddiaların" da yer aldığını savundu.
BELGELERDE KRALİYET ÜYELERİ VE TEKNOLOJİ DEVLERİNİN İSİMLERİ YER ALIYOR
Ortaya çıkan belgeler, Epstein’ın uluslararası temas ağını daha net biçimde gözler önüne serdi. Dosyada ABD merkezli isimlerin yanı sıra Avrupa’dan siyasetçiler, kraliyet üyeleri ve nüfuzlu figürler de bulunuyor. Eski Britanya Prensi Andrew’un Epstein’la ilişkileri belgelerde ayrıntılı biçimde yer alırken, Andrew'un 2010 yılında Epstein’ı Buckingham Sarayı’na davet ettiği bilgisi kayıtlara geçti. Ayrıca Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit’in Epstein’a ait bir evde bulunduğunun teyit edildiği belirtildi. Bill Gates ve Elon Musk gibi isimlerin de belgelerde geçtiği ancak bu kişiler hakkında resmi bir suçlama bulunmadığı ifade edildi.
MERKEL'İN ADI YAZIŞMALARDA GEÇERKEN AFD'YE YÖNELİK ATIFLAR BULUNUYOR
Almanya açısından en dikkat çekici ayrıntı, eski Başbakan Angela Merkel’in adının Epstein dosyalarında geçmesi oldu. Merkel hakkında doğrudan bir suçlama bulunmamakla birlikte, adının Epstein’la bağlantılı yazışmalarda veya sohbet içeriklerinde yer alması, dosyanın Avrupa siyasetinin üst kademelerine uzandığını gösterdi. Yeni belgelerde Alman siyasetine yönelik alaycı ifadeler, Hitler göndermeleri ve Almanya için Alternatif (AfD) partisine atıfların da yer aldığı kaydedildi.
ALMANYA, AVUSTURYA VE İSVİÇRE'DE KURBAN DEVŞİRME AĞI KURULDUĞU BELİRTİLDİ
Epstein dosyalarının Avrupa boyutunun sadece siyasetçilerle sınırlı olmadığı, ZDF ve Der Spiegel’in ulaştığı sansürsüz veri sızıntısında ortaya çıktı. Belgeler, Epstein’ın Almanya, Avusturya ve İsviçre’ye uzanan bir istismar ağı kurduğunu gösterdi. Ekonomik olarak kırılgan ve sayıları bini aşan genç kadınlara kariyer, para ya da statü vaat edilerek bağımlılık ilişkileri yaratıldığı belirtildi. Alman basınında yer alan haberlerde, kurbanların büyük bölümünün travmayla mücadele ettiği, bazılarının ise hayatına son verdiği bilgisi yer aldı.
SIZDIRILAN 20 BİN E-POSTA VE DİJİTAL MATERYAL ANALİZ EDİLDİ
ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı resmi dosyaların büyük ölçüde karartılmış olması üzerine Alman medyası, Whistleblower örgütü Distributed Denial of Secrets üzerinden sızdırılan yaklaşık 20 bin e-posta, belge ve fotoğrafa erişim sağladı. Bu verilerin Data Research Centre tarafından analiz edilerek kamuoyuna sunulduğu bildirildi.
DEUTSCHE BANK VE JP MORGAN EPSTEIN BAĞLANTISI NEDENİYLE MERCEK ALTINDA
ABD Kongresi, Epstein’ın istismar ağının bankacılık altyapısı olmadan sürdürülemeyeceği gerekçesiyle Deutsche Bank ve JPMorgan’ı hedef aldı. Kongre’nin Gözetim ve Hükümet Reformu Komitesi, her iki bankadan hesap hareketlerini talep etti. JP Morgan’ın Epstein kurbanlarına toplam 365 milyon dolarlık uzlaşma ödemesi yaptığı, Deutsche Bank’ın ise 75 milyon dolarlık bir uzlaşmaya giderek davayı sonuçlandırdığı belirtildi. Epstein’ın 2013–2018 yılları arasında Deutsche Bank müşterisi olduğu aktarıldı.
ESKİ AVUSTURYA BAŞBAKANI KURZ HAKKINDAKİ YAZIŞMALAR DOSYAYA GİRDİ
Belgelerde Avusturya’nın eski Başbakanı Sebastian Kurz’un adının da geçtiği ortaya çıktı. Yazışmalara göre Epstein, Temmuz 2018’de Steve Bannon’a gönderdiği mesajda "Kurz seninle görüşmek istiyor" ifadesini kullandı. Bannon’ın olumlu yanıt verdiği, Epstein’ın ise Kurz’un olası tarihler sorduğunu ilettiği belirtildi. Sebastian Kurz’un sözcüsü ise iddiaları reddederek Kurz’un ne Epstein’ı ne de Bannon’ı tanıdığını açıkladı.
ALMANYA'DAKİ SİYASET VE FİNANS DÜNYASINDA GERGİN BEKLEYİŞ SÜRÜYOR
Almanya’da siyasetçiler veya ünlülerle ilgili henüz doğrudan bağlantıların basına yansımadığı ancak araştırmacı gazeteci ekiplerinin çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi. Dosyaların kontrollü biçimde kamuoyuna açıldığı ve Epstein dosyasının Almanya ve Avrupa için henüz kapanmadığı vurgulandı.