Millî Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü ve tarihçi Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türk dünyasının tarihî kökenleri, Oğuz Türklerinin devlet kurma geleneği ve Türkiye, Azerbaycan ile Türkmenistan arasındaki ortak mirasa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Oğuzların Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan tarihsel yolculuğunu ele alan Afyoncu, Selçuklu, Osmanlı, Safevi ve çok sayıda devletin kuruluşunda rol oynayan Oğuz topluluklarının günümüzde de geniş bir coğrafyada varlığını sürdürdüğünü vurguladı.

“TÜRKİYE, AZERBAYCAN VE TÜRKMENİSTAN AYNI ANNE BABADAN ÜÇ KARDEŞTİR”

Prof. Dr. Erhan Afyoncu, 25 Ekim tarihli yazısında Türkiye, Azerbaycan ve Türkmenistan arasındaki tarihî yakınlığı Oğuz Türklerinin ortak kökeni üzerinden değerlendirdi.

Üç ülkenin yalnızca dil ve kültür bakımından değil, tarihsel geçmişleri açısından da güçlü bağlara sahip olduğunu belirten Afyoncu, Türkiye, Azerbaycan ve Türkmenistan’ı aynı anne babadan üç kardeşe benzetti.

Oğuzların Türk tarihinde kurduğu devletlere dikkat çeken Afyoncu, Selçuklu, Osmanlı, Safevi, Akkoyunlu, Karakoyunlu, Avşar ve Kaçar devletlerinin yanı sıra Anadolu, Azerbaycan, Irak ve Suriye’de çok sayıda beyliğin Oğuz toplulukları tarafından kurulduğunu hatırlattı.

Afyoncu, günümüzde yaklaşık 250 milyonluk Türk dünyasının yarısının Oğuz Türklerinden oluştuğunu belirterek bu tarihî topluluğun Türk dünyasının demografik ve kültürel yapısındaki önemine işaret etti.

Binali Yıldırım’dan Türkiye Azerbaycan Mesajı “Kardeşliğimizi Bozamazlar” 1

OĞUZ TÜRKLERİ ORTA ASYA’DAN ANADOLU’YA UZANAN BİR TARİH OLUŞTURDU

Türk tarihinin önemli topluluklarından biri olan Oğuzlar, Orta Asya’dan başlayarak İran, Irak, Suriye, Azerbaycan, Anadolu ve Balkanlar’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada etkili oldu.

Oğuz adına ilk olarak Göktürk yazıtlarında rastlandığını belirten Afyoncu, bu toplulukların tarih boyunca farklı siyasi birlikler içerisinde yer aldığını ifade etti.

Oğuzların kökeni ve adlandırılması üzerine çeşitli bilimsel görüşler bulunurken Türk tarihçiliğinde bu alanda yaptığı çalışmalarla tanınan Faruk Sümer’in araştırmaları da önemli bir yere sahip.

Geleneksel Oğuz boy teşkilatında topluluklar Bozoklar ve Üçoklar olmak üzere iki ana kola ayrılıyor. Kayı, Bayat, Avşar, Çepni, Bayındır ve Kınık gibi boylar, Oğuz tarihinin önemli unsurları arasında bulunuyor.

Bu boyların farklı dönemlerde Anadolu, Azerbaycan, İran ve çevresine yerleşmesi, günümüzde söz konusu bölgelerde görülen ortak dil ve kültür özelliklerinin tarihsel temellerinden birini oluşturuyor.

SELÇUKLU DEVLETİ’NİN KURULUŞUNDA OĞUZLARIN ROLÜ

Oğuz Türklerinin tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri, Selçuklu Devleti’nin ortaya çıkışı oldu. Oğuzların Kınık boyuna mensup Selçuk ailesi, Oğuz Yabgu Devleti’nden ayrılarak Cend çevresine yerleşti.

Selçuk ailesinin etrafında toplanan Oğuz toplulukları, zamanla askerî ve siyasi bakımdan güçlenerek bölgenin önemli aktörlerinden biri hâline geldi.

1040 yılında gerçekleşen Dandanakan Savaşı’nda Gaznelilere karşı kazanılan zafer, Büyük Selçuklu Devleti’nin bağımsız bir siyasi güç olarak yükselişinde belirleyici rol oynadı.

Büyük Selçuklu Devleti’nin kuruluşuyla birlikte Oğuz topluluklarının İran, Irak, Suriye ve Anadolu’ya yönelik hareketliliği arttı. Selçuklu hâkimiyeti, Türklerin İslam dünyasındaki siyasi ve askerî etkisinin genişlemesinde önemli bir dönüm noktası oldu.

Selçuklu
MALAZGİRT ZAFERİYLE ANADOLU’YA TÜRK GÖÇLERİ HIZLANDI

Afyoncu’nun tarihsel değerlendirmesinde öne çıkan başlıklardan biri de Oğuz Türklerinin Anadolu’ya yerleşme süreci oldu.

1071 yılında Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın Bizans İmparatorluğu karşısında kazandığı Malazgirt Zaferi, Anadolu’ya yönelik Türkmen göçlerinin hızlanmasında önemli rol oynadı.

Malazgirt Savaşı’nın ardından Türkistan ile Anadolu arasında gelişen göç hareketleri, farklı Oğuz boylarının bölgeye yerleşmesini sağladı. Ancak Anadolu’nun Türkleşmesi tek bir savaş veya göç dalgasıyla sınırlı kalmadı; yüzyıllar boyunca devam eden tarihsel bir süreç içerisinde gerçekleşti. 13. yüzyıldaki Moğol istilaları da Orta Asya’daki nüfus hareketlerini hızlandırdı. Bazı Türkmen toplulukları doğrudan Anadolu’ya yönelirken diğerleri Azerbaycan, İran, Irak ve Suriye üzerinden bölgeye ulaştı.

Bu hareketlilik, Anadolu’daki Türkmen nüfusunun artmasına ve farklı bölgelerde yeni siyasi yapıların ortaya çıkmasına zemin hazırladı.

OSMANLI, SAFEVİ VE AKKOYUNLU DEVLETLERİNİN ORTAK TARİHÎ KÖKLERİ

Oğuz Türkleri yalnızca Selçuklu Devleti’nin değil, sonraki yüzyıllarda geniş coğrafyalarda hüküm süren başka devletlerin de kuruluşunda önemli rol oynadı.

Osmanlı Beyliği’nin ortaya çıkışı, Anadolu’daki Türkmen siyasi yapılanmasının önemli örneklerinden biri olurken Akkoyunlu ve Karakoyunlu devletleri de Oğuz-Türkmen topluluklarının etkili olduğu siyasi teşkilatlar arasında yer aldı.

İran’da kurulan Safevi Devleti’nin yükselişinde ise özellikle Türkmen aşiretlerinden oluşan Kızılbaş toplulukları belirleyici rol oynadı. Daha sonraki dönemlerde İran’da hüküm süren Afşar ve Kaçar hanedanları da Oğuz-Türkmen kökenli siyasi geleneklerle bağlantılıydı.

Bu tarihî örnekler, Oğuz topluluklarının farklı coğrafyalarda ayrı devletler kurmalarına rağmen ortak kültürel ve dilsel miraslarını çeşitli biçimlerde sürdürdüklerini gösteriyor.

3 Ekim Türk Dünyası Günü Nedir Bugün Neden Kutlanıyor
250 MİLYONLUK TÜRK DÜNYASININ YAKLAŞIK YARISI OĞUZ TÜRKÜ

Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun açıklamalarında dikkat çeken bir diğer konu ise Türk dünyasının nüfus yapısı oldu.

Afyoncu, yaklaşık 250 milyon kişiden oluştuğunu belirttiği Türk dünyasının yarısının Oğuz Türklerinden meydana geldiğini ifade etti.

Oğuz Türkçesi, Türk dilleri ailesinin güneybatı kolunu oluşturuyor. Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi ve Türkmence bu dil grubunun başlıca temsilcileri arasında bulunuyor.

Oğuz kökenli topluluklar yalnızca Türkiye, Azerbaycan ve Türkmenistan’da değil; İran, Irak, Suriye, Balkanlar ve farklı bölgelerde de yaşamlarını sürdürüyor.

Bu topluluklar arasında tarihsel ve kültürel ortaklıklar bulunmakla birlikte yaşadıkları ülkelerin siyasi, toplumsal ve kültürel koşulları doğrultusunda farklı kimlikler ve gelenekler de gelişmiş durumda.

TÜRKİYE, AZERBAYCAN VE TÜRKMENİSTAN ARASINDAKİ BAĞLAR GÜÇLENİYOR

Oğuz Türklerinin ortak tarihî geçmişi, günümüzde Türkiye, Azerbaycan ve Türkmenistan arasındaki kültürel ve diplomatik ilişkilerin de önemli unsurlarından birini oluşturuyor.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler, 2021 yılında imzalanan Şuşa Beyannamesi ile müttefiklik düzeyine taşındı. İki ülke, savunma, enerji, ulaştırma, ticaret ve kültür gibi alanlarda yakın iş birliğini sürdürüyor.

Türkmenistan ile ilişkilerde ise enerji kaynakları, ulaştırma koridorları, ticaret ve kültürel ortaklıklar öne çıkıyor. Üç ülke arasındaki temaslar, Hazar Denizi ve Orta Koridor üzerinden geliştirilen bölgesel bağlantı projeleri bakımından da önem taşıyor.

Türkiye, Azerbaycan ve Türkmenistan’ın ortak dil ailesine ve tarihî mirasa sahip olması, ülkeler arasındaki ilişkilerin toplumsal ve kültürel boyutunu güçlendiren unsurlar arasında değerlendiriliyor.

C6’Da Sıra Azerbaycan’da Türkmenistan’dan Tam Destek

Mekke İttifakı bugün İran’da toplanıyor: Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan kritik hamle!
Mekke İttifakı bugün İran’da toplanıyor: Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan kritik hamle!
İçeriği Görüntüle

AFYONCU’DAN TÜRK DÜNYASININ ORTAK TARİHİNE VURGU

MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun değerlendirmeleri, Oğuz Türklerinin yalnızca geçmişte kurdukları devletlerle değil, günümüzdeki nüfusları ve kültürel varlıklarıyla da Türk dünyasının önemli bir bölümünü oluşturduğunu ortaya koyuyor.

Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan göçler, Selçuklu ve Osmanlı gibi büyük devletlerin kuruluşu, Azerbaycan ve İran coğrafyasındaki Türkmen siyasi gelenekleri, Oğuz tarihinin farklı dönemlerini meydana getiriyor.

Afyoncu’nun Türkiye, Azerbaycan ve Türkmenistan için kullandığı “aynı anne babadan üç kardeş” benzetmesi ise üç ülkenin ortak Oğuz mirasına dikkat çeken tarihî ve kültürel bir ifade olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Haber merkezi