23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün dünya çocuklarına armağan ettiği eşsiz bir bayramdır. Geçmiş yıllarda, özellikle 1980'ler, 90'lar ve 2000'lerin başlarında bu özel gün, sadece okulların bahçesinde değil, devasa stadyumlarda on binlerce kişinin katılımıyla dev bir şölen havasında kutlanırdı. Aylar öncesinden başlayan hazırlıklar, ritmik jimnastik hareketleri, kule oluşturan öğrenciler ve bando takımlarının marşları eşliğinde adeta görsel bir şölene dönüşürdü. Günümüzde kutlama formatları değişmiş olsa da, eski fotoğraflara bakıldığında o dönemin samimiyeti, heyecanı ve benzersiz coşkusu hala yürekleri ısıtmaya devam ediyor.

ESKİ 23 NİSAN STADYUM GÖSTERİLERİ NASIL YAPILIRDI?
Eski 23 Nisan kutlamalarının en can alıcı ve unutulmaz noktası şüphesiz stadyum gösterileriydi. Şehirlerin en büyük stadyumları, bayram sabahının erken saatlerinde veliler ve vatandaşlar tarafından tıklım tıklım doldurulurdu. Tribünlerde yer bulamayanlar ayakta saatlerce o görsel şöleni izlerdi. Bu büyük gösteriler genellikle şu unsurları barındırırdı:

-
Öğrenciler aylar öncesinden beden eğitimi öğretmenleri eşliğinde okul bahçelerinde zorlu koreografi provalarına başlardı.
-
Gösteriler için kırmızı, beyaz, sarı ve mavi renklerde, parlak saten kumaşlardan dikilmiş özel kıyafetler sipariş edilir, bu kıyafetleri giymek çocuklar için büyük bir gurur kaynağı olurdu.
-
Tribünlerde oturan binlerce öğrenci, ellerindeki renkli fon kartonlarını eşzamanlı olarak kaldırarak devasa Türk bayrakları, Atatürk portreleri veya anlamlı vecizeler oluştururdu.
-
Sahanın ortasında yüzlerce öğrencinin bir araya gelerek insan kuleleri kurması ve en üstteki öğrencinin İstiklal Marşı eşliğinde Türk bayrağı açması, törenin en heyecanla beklenen anıydı.
-
Geçit töreni sırasında bando takımlarının çaldığı marşlar eşliğinde okulların sırayla yürüyüş yapması protokolü ve halkı selamlardı.

ESKİ BAYRAMLARDA OKUL KUTLAMALARI VE ŞİİRLER NASILDI?
Stadyum gösterilerinde görev almayan veya daha küçük yaş grubundaki öğrenciler için de okulların bahçesinde büyük bir coşku hakimdi. Siyah önlükler ve beyaz yakalıkların üzerine özenle takılan kırmızı kurdeleler, o dönemin en masum bayramlıklarıydı. Okul bahçesi, sınıfların pencereleri ve koridorlar baştan aşağıya kırmızı beyaz kağıt bayraklar, fenerler ve balonlarla süslenirdi.

Öğrenciler haftalar öncesinden ezberledikleri 23 Nisan şiirlerini mikrofonda büyük bir heyecanla okurdu. Sesin cızırtılı hoparlörlerden tüm mahalleye yayıldığı okul bahçesinde veliler, çocuklarının bu gurur dolu anlarını o dönemin filmli fotoğraf makineleriyle ölümsüzleştirmeye çalışırdı. Şiirlerin ve halk oyunları gösterilerinin ardından başlayan çuval yarışı, halat çekme, kaşıkta yumurta taşıma ve sandalye kapmaca gibi geleneksel yarışmalar, 23 Nisan kutlamalarının okul bahçesindeki vazgeçilmez eğlenceleri arasında yer alırdı.

TRT ULUSLARARASI 23 NİSAN ÇOCUK ŞENLİĞİ NASIL GEÇERDİ?
Eski 23 Nisan kutlamaları denildiğinde ekran başındaki milyonların aklına gelen bir diğer unutulmaz detay ise TRT tarafından düzenlenen Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği'dir. 1979 yılında kutlanmaya başlanan bu şenlik, dünyanın dört bir yanından gelen çocukların Türkiye'de ağırlanmasıyla bayrama uluslararası bir boyut kazandırırdı.

Farklı ülkelerden, farklı dillerden gelen yabancı çocuklar, Türk ailelerin evlerinde misafir edilir ve arada hiçbir dil bağı olmamasına rağmen kültürler arası güçlü, samimi bağlar kurulurdu. Kendi ülkelerinin geleneksel kıyafetlerini giyen dünya çocukları, TRT ekranlarından gün boyu canlı yayınlanan gala programlarında yöresel danslarını sergilerdi. Televizyondaki bu renkli görüntüler, evde oturan ve bayramı ekran başından takip eden çocuklar için o günü tam anlamıyla bir dünya festivaline çevirirdi.

ESKİ 23 NİSAN KUTLAMALARI NEDEN UNUTULAMIYOR?
Günümüzde bayram kutlamaları daha çok salon etkinlikleri, kapalı spor salonları veya dijital platformlar üzerinden sembolik törenlerle gerçekleşirken, eski 23 Nisan kutlamaları kolektif bir ruhu ve mahalle kültürünü yansıtıyordu. Aylarca süren emeğin, sıcakta veya yağmurda yapılan provaların ardından binlerce kişi önünde sergilenmesi, o dönemin çocuklarına büyük bir aidiyet duygusu ve özgüven aşılardı.

Teknolojinin ve bireyselleşmenin henüz hayatın merkezinde olmadığı o yıllarda, bayramlar insanların bir araya geldiği, meydanların dolup taştığı, sosyalleştiği ve milli duyguları en üst perdeden paylaştığı kıymetli zamanlardı. Bu nedenle, bugün albümlerden çıkan eski 23 Nisan fotoğrafları sadece geçmişe duyulan basit bir nostaljiyi değil, aynı zamanda o dönemin saf, coşkulu ve içten dayanışma ruhunu da temsil etmektedir.




