Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) dünyaya gelişi, İslamiyet'te insanlığın cehalet karanlığından hidayet nuruna kavuştuğu en büyük dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Hicri takvime göre Rebiülevvel ayının 12. gecesine denk gelen Mevlid Kandili, asırlardır Müslümanlar tarafından büyük bir hürmet, sevgi ve huşu içinde kutlanmaktadır. Tarihsel araştırmalar ve astronomik hesaplamalar sonucunda, bu kutlu gecenin miladi takvimde 20 Nisan 571 tarihine denk düştüğü saptanmıştır. Bu nedenle 20 Nisan tarihi, özellikle ülkemizde uzun yıllar boyunca "Kutlu Doğum Haftası" etkinliklerinin merkezi olmuş ve peygamber sevgisinin gönüllerde yeniden filizlenmesine vesile olmuştur. Günümüzde dini günler Hicri takvime göre idrak edilmeye devam etse de, 20 Nisan tarihi Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hayatını, yüce ahlakını ve insanlığa getirdiği evrensel barış mesajlarını anlamak, hatırlamak ve yaşatmak için çok kıymetli bir zaman dilimi olmayı sürdürmektedir.
20 NİSAN MEVLİD KANDİLİ VE KUTLU DOĞUM'UN ÖNEMİ NEDİR?
Mevlid Kandili, kelime anlamı itibarıyla "doğum zamanı, doğuş" demektir ve alemlere rahmet olarak gönderilen son peygamber Hz. Muhammed'in (s.a.v.) Mekke'de dünyaya gelişini ifade eder. Bu gece sıradan bir doğum yıldönümü değil; şefkat, merhamet, adalet ve tevhid inancının yeryüzüne inmeye başladığı mukaddes bir milattır. Diyanet İşleri Başkanlığı ve İslam alimlerinin de her fırsatta vurguladığı üzere, bu geceyi layıkıyla anmak, sadece ibadet etmekle değil, Peygamber Efendimiz'in güzel ahlakını (Sünnet-i Seniyye) hayatın her alanında örnek almakla mümkündür.
20 Nisan tarihi ise, Türkiye'de 1989 yılında başlatılan ve uzun yıllar nisan ayında büyük bir katılımla idrak edilen Kutlu Doğum Haftası etkinliklerinin sembolik tarihidir. Baharın gelişiyle doğanın uyanışının, kalplerdeki peygamber sevgisinin uyanışıyla bağdaştırıldığı bu dönemde; paneller, konferanslar, gül dağıtımları ve mevlid programlarıyla Hz. Peygamber'in mesajı tüm topluma aktarılmıştır. Bugün Diyanet takvimine göre Mevlid-i Nebi haftası Hicri takvime endekslenmiş olsa da, 20 Nisan miladi doğum günü olarak hafızalardaki ve kalplerdeki o özel yerini korumaktadır.
PEYGAMBER EFENDİMİZ HZ. MUHAMMED (S.A.V.) NE ZAMAN DOĞDU?
İslam tarihi kaynaklarına ve ünlü Mısırlı astronom Mahmud Paşa el-Felekî'nin yaptığı detaylı matematiksel ve astronomik hesaplamalara göre, Hz. Muhammed (s.a.v.) Fil Vakası'nın yaşandığı yıl, Hicri takvime göre Rebiülevvel ayının 12. gününde, bir pazartesi sabahı Mekke'de dünyaya gelmiştir. Bu tarih, miladi takvime uyarlandığında 20 Nisan 571 (bazı tarihi kaynaklara göre 570) yılına denk düşmektedir.
Peygamber Efendimiz'in doğduğu ev, bugün Mekke'de "Mevlid-i Nebi" olarak bilinmekte olup, hac ve umre ziyaretlerinde dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanlar tarafından dualarla ziyaret edilmektedir. İslami kaynaklarda, O'nun doğduğu gece dünyada pek çok olağanüstü hadisenin (irhasat) gerçekleştiği rivayet edilir. İran'daki Kisra Sarayı'nın sütunlarının yıkılması, Mecusilerin bin yıldır hiç sönmeden yanan ateşinin aniden sönmesi ve Save Gölü'nün kuruması gibi tarihi olaylar, şirkin ve zulmün sona erip, tevhid inancının ve adaletin tüm dünyaya hakim olacağının evrensel müjdecisi olarak yorumlanmaktadır.
MEVLİD KANDİLİ'NDE HANGİ İBADETLER YAPILMALIDIR?
Bu mübarek zaman dilimini ihya etmek isteyen inananlar için Kur'an ve Sünnet'te belirtilmiş özel, farz kılınan bir ibadet şekli bulunmamaktadır. Ancak İslam alimleri, bu gecenin eşsiz manevi atmosferinden ve bereketinden en üst düzeyde faydalanabilmek için bazı önemli tavsiyelerde bulunmuşlardır. 20 Nisan ve Mevlid Kandili gecelerinde yapılabilecek başlıca ibadetler şunlardır:
-
Kur'an-ı Kerim Okumak ve Tefekkür Etmek: Gecenin feyzinden ve nurundan yararlanmak için bol bol Kur'an-ı Kerim okunmalı, meali incelenerek Allah'ın ayetleri üzerinde derinlemesine tefekkür edilmelidir.
-
Salavat Getirmek: Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) duyulan sevgi, saygı ve bağlılığı ifade eden salavat-ı şerifeler sıkça okunmalıdır. ("Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed" gibi.)
-
Kaza ve Nafile Namazları Kılmak: Kişinin üzerinde geçmişten kalan kaza namazları varsa öncelikle bunlar eda edilmelidir. Ayrıca bu geceye özel nafile namazlar, tesbih namazı ve teheccüd namazı kılınarak Allah'tan af ve mağfiret dilenmelidir.
-
Tövbe ve İstiğfar Etmek: İnsani zayıflıklarla işlenen günahların bağışlanması için samimi, gözyaşıyla yoğrulmuş bir kalple nasuh tövbesi edilmeli ve bolca istiğfar çekilmelidir.
-
Sadaka Vermek ve Yardımlaşmak: İhtiyaç sahiplerini bulup sevindirmek, yetimlerin başını okşamak, yoksullara maddi-manevi destek olmak Peygamberimizin en hassas olduğu sünnetlerindendir.
-
Mevlid-i Şerif Dinlemek: Süleyman Çelebi'nin kaleme aldığı ve yüzyıllardır Türk-İslam kültüründe camilerde yankılanan Vesîletü'n-Necât (Mevlid) eserini dinlemek, bu gecenin ruhuna uygun, kalpleri yumuşatan en güzel geleneklerimizden biridir.
BU ÖZEL GECEDE NASIL DUA EDİLİR?
Mevlid Kandili ve 20 Nisan gibi maneviyatı yüksek, rahmet kapılarının sonuna kadar açık olduğu bildirilen günlerde edilen duaların Allah katında geri çevrilmeyeceği müjdelenmiştir. Dua ederken öncelikle Allah'a hamd ve şükür etmek, ardından Hz. Muhammed'e (s.a.v.) salat ve selam getirmek duanın kabul olma adabındandır.
Kişi, kendi kelimeleriyle içinden geldiği gibi dua edebileceği gibi; "Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola, hidayete ilet. Bize dünyada da ahirette de iyilik ve güzellikler ver, bizi cehennem azabından koru. Bizleri Peygamber Efendimiz'in şefaatine nail eyle, O'nun üstün ahlakıyla ahlaklanmayı, sünnetini hakkıyla yaşamayı bizlere ve neslimize nasip et" şeklinde içtenlikle yakarışta bulunabilir. Ayrıca sadece kişinin kendisi için değil; anne, baba, akrabalar, hastalar, dertliler ve zulüm gören tüm İslam alemi için de topluca dua edilmesi, inananlar arasındaki kardeşlik, birlik ve beraberlik şuurunun pekişmesine vesile olacaktır.





