Kıbrıs meselesinde federal çözüm modelinin artık geride kaldığını vurgulayan Ersin Tatar, Rum tarafının uzlaşmaz tutumu ve Avrupa Birliği'nin tek taraflı adımlarıyla sürecin tıkandığını ifade etti. İki devletli politikanın uluslararası arenada anlatılmaya devam edildiğini belirten Tatar, Türkiye'nin desteğiyle Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerin sonuna kadar korunacağını vurguladı.
FEDERAL ÇÖZÜM ARAYIŞINDA 60 YIL GERİDE KALDI
Konuşmasında Kıbrıs meselesinin geçmişine ışık tutan Tatar, yaklaşık 60 yıldır federasyon temelinde çözüm arandığını ancak Rum tarafının hiçbir öneriye iyi niyetle yaklaşmadığını hatırlattı. Özellikle Annan Planı sürecine dikkat çeken eski Cumhurbaşkanı, Türk tarafının "evet" demesine rağmen ödüllendirilmediğini, aksine "hayır" diyen Rum kesiminin AB üyeliğiyle ödüllendirilerek çözüm sürecinin daha da çıkmaza sokulduğunu belirtti. 2017 Crans-Montana görüşmelerinin de sonuçsuz kalmasıyla federasyon modelinin artık tüketildiğinin altını çizdi.

"KKTC BİR KARA PARÇASINDAN İBARET DEĞİL"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin stratejik önemini sadece 3 bin 800 kilometrekarelik yüz ölçümüyle sınırlamayan Tatar, deniz yetki alanları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgenin Doğu Akdeniz'deki Türk varlığının teminatı olduğunu dile getirdi. "Egemenlik tapudur, devlet gelecektir" diyen Tatar, KKTC'nin bölgede bir bayrak, vatan, tarih ve maneviyat temsilcisi olduğunu sözlerine ekledi.
TÜRKİYE İLE GÜÇLÜ GELECEK VURGUSU
Türkiye'nin bölgedeki garantör rolüne ve mavi vatandaki gücüne vurgu yapan Tatar, Türkiye Cumhuriyeti'nin sahip olduğu teknoloji ve imkânların tüm Türk devletleri için büyük bir dayanak oluşturduğunu belirtti. Doğu Akdeniz'de Türkiye ve KKTC'nin hakkını, hukukunu ve onurunu birlikte koruduklarını ifade eden Tatar, egemenlik haklarından hiçbir koşulda taviz verilmeyeceğini yineledi.
BÖLGESEL İSTİKRARIN ANAHTARI: EGEMEN DEVLET
Tatar'a göre, Kıbrıs Türk halkının geleceğinin teminatı, ayrı bir devlet ve ayrı bir egemen halk olarak varlığını sürdürmesidir. Tanınma konusundaki zorluklara rağmen devletleşme iradesinden vazgeçmeyeceklerini belirten Tatar, barış, huzur ve istikrarın ancak egemen eşitlik temelinde kurulabileceğini savundu.




