Avukat M. Tarık Tekbaş, uzaktan çalışan işçilere ilişkin en çok merak edilen soruları Türkinform muhabiri Sema Ersoy'a yanıtladı. Çalışma süresi, ulaşılabilirlik, giderler, fazla mesai, iş kazası ve işverenin denetim yetkisi gibi başlıklarda kritik hukuki çizgiyi net ifadelerle ortaya koydu. Tekbaş, “Uzaktan çalışma, İş Kanunu’ndan doğan hakları ortadan kaldırmaz” dedi.
“İŞÇİ HAKLARI ORTADAN KALKMAZ”
Avukat Tekbaş, uzaktan çalışmanın işçinin iş görme edimini işyeri dışında, çoğunlukla teknolojik iletişim araçlarıyla yerine getirdiği bir çalışma modeli olduğunu ifade etti. Uzaktan çalışma ilişkisinin sağlıklı ve hukuka uygun şekilde yürütülebilmesi için bu modelin yazılı sözleşme ile kurulması gerektiğini vurgulayan Tekbaş, temel hukuki çerçevenin 4857 sayılı İş Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve Uzaktan Çalışma Yönetmeliği ile çizildiğini belirtti. Ayrıca bu sözleşmede; çalışma süresi, iletişim yöntemi, kullanılacak ekipman, giderlerin karşılanması ve denetim sınırlarının açıkça belirlenmesi şarttır.

Tekbaş, işçinin evden ya da işyeri dışından çalışıyor olmasının, İş Kanunu’ndan doğan haklarını ortadan kaldırmadığını; aksine çalışma süresi, dinlenme hakkı, fazla mesai, iş sağlığı ve güvenliği, eşit işlem ilkesi ve işverenin gözetme borcu bakımından korunmasının devam ettiğini vurguladı. Uzaktan çalışan işçiler bakımından da haftalık çalışma süresi, ara dinlenmesi, hafta tatili ve yıllık izin hükümleri aynen geçerlidir.
“ULAŞILABİLİRLİK ZORUNLULUK DEĞİLDİR”
Uzaktan çalışmada en çok yanlış anlaşılan konulardan birinin “erişilebilirlik” olduğunu ifade eden Tekbaş, işçinin evde çalışıyor olmasının, günün her saatinde ulaşılabilir olması gerektiği anlamına gelmediğini vurguladı. Türk hukukunda “ulaşılamama hakkı” ve “işten kopma hakkı” ayrıca ve açık bir kanun maddesi olarak düzenlenmemiş olsa da; dinlenme hakkı, çalışma süreleri ve işverenin gözetme borcu kapsamında, işçinin mesai saatleri dışında sürekli telefon, e-posta veya mesaj yoluyla çalışmaya zorlanması hukuka aykırılık teşkil edecektir.
“DENETİM YETKİSİ SINIRSIZ DEĞİLDİR”
İşverenin uzaktan çalışan işçiyi denetleme yetkisi olduğunu ancak bu yetkinin sınırsız olmadığını belirten Tekbaş, şu uyarılarda bulundu:
"İşverenin uzaktan çalışan işçiyi denetleme yetkisi vardır; ancak bu yetki sınırsız değildir. İşveren, işin yürütümü, verimlilik, bilgi güvenliği veya performans takibi gibi meşru amaçlarla denetim yapabilir. Fakat bunun için işçinin önceden açık ve anlaşılır şekilde bilgilendirilmesi, denetimin ölçülü olması ve özel hayatın gizliliğini ihlal etmeyecek yöntemlerin tercih edilmesi gerekir. Sürekli kamera ile izleme, gizli takip programları kullanma veya işçinin kişisel alanına ölçüsüz müdahale eden uygulamalar hukuka aykırılık teşkil edecektir."

“GİDERLER VE EKİPMAN İŞVERENE AİTTİR”
Uzaktan çalışmada ekipman ve gider tartışmasına açıklık getiren Tekbaş, sözleşme ile aksi belirlenmemiş ise işin yapılması için gerekli bilgisayar, teknik ekipman, yazılım, internet bağlantısı ve benzeri araçların kural olarak işveren tarafından sağlanması gerektiğini ifade etti. İşçinin kendi imkânlarıyla bu giderlere katlanması halinde ise; elektrik, internet, telefon, program abonelikleri gibi somut şekilde ispatlanabilen zorunlu masrafların işverenden talep edilebileceğini belirtti.
“İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ SORUMLULUĞU DEVAM EDER”
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğünün uzaktan çalışmada da devam ettiğini kaydeden Tekbaş, işverenin işçiyi riskler konusunda bilgilendirmesi, gerekli eğitimleri vermesi ve uygun ekipman sağlaması gerektiğini belirtti. Uzun süre ekran başında çalışma, ergonomik olmayan çalışma düzeni ve sürekli çevrim içi olma baskısının fiziksel ve psikolojik sorunlara yol açabileceğini ifade eden Tekbaş, bu durumun işverenin gözetme borcu kapsamında mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
“YAN HAKLAR HER SOMUT OLAYA GÖRE DEĞİŞİR”
Yemek, ulaşım ve diğer yan haklara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tekbaş, işverenin ofiste çalışan emsal işçilere sağladığı hakları, sadece işçi uzaktan çalışıyor diye keyfi biçimde kaldıramayacağını, bunun eşit işlem ilkesine aykırı olacağını ifade etti. Ancak fiilen yol gideri doğmayan durumlarda ulaşım yardımı veya yemek kartı gibi kalemlerin; iş sözleşmesi, iç yönetmelik ve şirket uygulamalarına göre ayrıca incelenmesi gerektiğini, burada otomatik bir sonuçtan ziyade hakkın kaynağına ve sürekliliğine bakılması gerektiğini kaydetti.
![]()
“FAZLA MESAİDE İSPAT KRİTİK ÖNEMDE”
Fazla mesai konusunda uzaktan çalışmanın farklı bir rejim yaratmadığını belirten Tekbaş, şartları oluşmuşsa işçinin fazla mesai ücretine hak kazanabileceğini ifade etti. Ancak bu noktada ispatın belirleyici olduğunu vurgulayan Tekbaş; e-posta saatleri, sistem giriş-çıkış kayıtları, mesajlaşmalar ve proje teslim zamanlarının delil olabileceğini, fakat sadece bilgisayarın açık olmasının fiilen çalışma yapıldığı anlamına gelmeyeceğini ekledi. Ayrıca, çalışma saatini kendisinin belirlediği işçilerin fazla mesai talep edemeyeceğine dair içtihat kararlarını da hatırlattı.
“İŞ KAZASI HER DURUMDA OTOMATİK DEĞİLDİR”
Evden çalışmada iş kazası konusunun yanlış anlaşıldığını ifade eden Tekbaş, işçinin evde bulunmasının tek başına iş kazası anlamına gelmediğini vurguladı. Belirleyici olanın, olay ile yapılan iş arasında uygun bir bağlantı bulunması olduğunu belirten Tekbaş, işin yürütümü sırasında ve işle bağlantılı olarak meydana gelen kazaların (çalışma esnasında işle ilgili bir faaliyeti gerçekleştirirken yaşanan kaza gibi) iş kazası sayılabileceğini, ancak her ev içi olayın otomatik olarak bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini kaydetti.
![]()
Son olarak uzaktan çalışmanın sınırsız bir esneklik modeli olmadığını ifade eden Tekbaş sözlerini şöyle tamamladı: “Sürekli çevrim içi olma baskısı, dijital performans takibinin bir baskı aracına dönüştürülmesi ve dinlenme sürelerinin ihlali hukuki sorumluluk doğurur. Uzaktan çalışma, esneklik sağlayan bir modeldir; ancak bu esneklik işçinin tüm özel hayatının işe açılması anlamına gelmez. Sağlıklı bir düzen için çalışma saatleri, iletişim kanalları, giderler, ekipmanlar, denetim sınırları ve performans ölçütleri en baştan açık şekilde belirlenmelidir.”


