Bakan Gürlek'ten sıfır tolerans: "Organize suç örgütlerinin kökünü kazıyacağız"
Bakan Gürlek'ten sıfır tolerans: "Organize suç örgütlerinin kökünü kazıyacağız"
İçeriği Görüntüle

İstanbul Maltepe’de 4 gün önce evinin önünden kaçırılan İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın kabus dolu günleri, şüphelilerin adliyeye sevkiyle yeni bir boyut kazandı. Gözaltına alınan 2’si kadın 12 kişi polis eşliğinde Anadolu Adliyesi'ne getirilirken, hastanede tedavisi süren Karaal’ın ifadesi olayın arkasındaki karanlık ağı gözler önüne serdi.

"KASASISIN" DİYEREK İŞKENCE ETTİLER

Karaal, ifadesinde kendisini polis olarak tanıtan şahıslar tarafından nasıl kaçırıldığını şöyle anlattı:

"Kayınvalidemin evine gittim, bu süre zarfında hiç takip edildiğimi hissetmedim ve evime geri döndüğümde ikametimin önünde bir şahıs önümü kesti ve arkamdan da birkaç kişi geldi. Bu kişiler bana polis olduklarını ve beni Vatan Emniyet’e götüreceklerini söyleyerek zorla araç içerisine soktular. Ben o an hangi araca bindiğimi göremedim. Araç içerisinde kafamı bacaklarımın arasına kadar bastırdılar. Beni bir süre götürdükten sonra aracın yanına sıfıra sıfır bir araç yanaştırıp beni o araca taşıdılar. Beni bir süre gezdirdikten sonra yine bir aracı sıfıra sıfır yanaştırarak beni o araca taşıdılar. Ben bütün araçlarda kafam bacaklarımın arasında olduğu için yüzlerini göremedim ve beni hiç konuşturmuyorlardı. Aynı zamanda kafam sürekli bacaklarımın arasına bastırdıkları için yolları göremiyordum ancak iki kez Avrasya tünelinden geçtik. Ben geçtiğimizi teypten gelen sesli anons sayesinde öğrendim. İlk Avrupa Yakası’na geçtiğimizde aracı Iraklı şoför kullanıyordu. Orada beni sarnıç gibi bir yere götürdüler. Buraya girdiğimde benim üzerimden gözlüğümü, cüzdanımı ve telefonumu aldılar. Burada 7-8 kişi vardı. İçeride beni sopalarla döverek, Serdal Taşkın isimli eski İBB müdürünün ve Ekrem İmamoğlu‘nun kasası olduğumu söyleyerek benden 300 kilo altın talep ettiler."

"300 YETMEDİ, 500 KİLO İSTEDİLER"

Şüphelilerin, kendisinde olmayan altınların peşine düşerek işkenceyi artırdığını vurgulayan Karaal, "Ben Serdal Taşkın‘ı İBB‘de çalışmaya başlayınca tanıdım ve kendisiyle iş dışında herhangi bir bağım bulunmamaktadır. Bu durum ben öyle bir paranın bende olmadığını söylediğimde bana işkence ederek o parayı vereceksin dediler ve sonradan Serdal Taşkın‘ın Erzincan‘da sakladığı 500 kilo altını vereceksin diyerek dövmeye devam ettiler. Ben bu sırada benim çocuklarım için biriktirdiğim 2-3 milyon param var onu size vereyim deyince o paramı biz sana 2 milyon verelim diyerek dövmeye devam ettiler. Orada kendi aralarında Bilgisayar getirtelim ve parayı hesabımıza atsın dediler ancak sonradan bilgisayar getirmediler. Daha sonra oradan beni bir araca bindirerek Avrasya tünelinden geçirdiler. Beni lağım gibi bir yere götürdüler ve dövmeye devam ettiler. Orada gözlerimi ve ellerimi bağlayarak bir aracın bagajına koydular ve beni polislerin bulduğu yere götürdüler. Orada 3-4 kişi vardı. Sürekli başımda 2 kişi bekliyordu. Benim tırnaklarımı çekip sopa ve demirlerle beni dövmeye devam ettiler" ifadelerini kullandı.

TALİMAT YURT DIŞINDAN: ŞÜPHELİLERDEN "BALIKESİR" İTİRAFI

Gasp Büro Amirliği’nin yürüttüğü soruşturmada, kaçırma eyleminin arkasındaki talimatın yurt dışından geldiği belirlendi. Şüphelilerin yakalanması için operasyonlar sürerken, olay yerinde tabancayla yakalanan İ.A. adlı şüpheli ifadesinde, "Beni Balıkesir’den çağırdılar. Gelince önce bir bungalov evde ardından başka bir evde kaldım. Daha sonra gelen talimat üzerine yanıma yemek ve su alarak mağdurun tutulduğu yere gittim. Orada beklerken polisler gelip beni yakaladı" diyerek detaylardan haberdar olmadığını savundu.

Kaynak: HABER MERKEZİ