Gazeteci Fatih Altaylı, komedyen Deniz Göktaş hakkında yürütülen soruşturma ve gözaltı sürecine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Altaylı, Türkiye’de mizah, ifade özgürlüğü ve yargı uygulamalarına ilişkin çarpıcı ifadeler kullandı. Altaylı’nın açıklamasında uluslararası komedyenlere ve karşılaştırmalara da yer verilirken, ABD örneği üzerinden mizah özgürlüğü tartışması gündeme getirildi.
Altaylı, Göktaş’ın ülkeye dönüşü ve gözaltına alınma sürecine ilişkin olarak, gösteriyi izledikleri andan itibaren benzer bir ihtimalin konuşulduğunu ifade ederek, “İtiraf edelim ki, gösteriyi izlediğimiz andan itibaren, Deniz Göktaş’ın başına böyle bir şey gelme ihtimali hepimizin açık veya gizli korkusuydu. Keşke şaşırsaydık" diye konuştu.
"ARTIK O DÜŞÜNCEDEN ÇOK UZAKTAYIZ"
Türkiye’de ifade özgürlüğü tartışmalarına da değinen Altaylı, yargı ve mizah ilişkisine yönelik eleştirilerde bulundu:
“Türk yargısı ‘Ne var canım, mizah bu’ diyebilseydi keşke. Ama artık o düşünceden çok uzaktayız.”
Altaylı, bu durumun toplumsal algıyı da etkilediğini savundu.
ALTAYLI’NIN AÇIKLAMASININ TAMAMI
Altaylı’nın Deniz Göktaş’a ilişkin değerlendirmesi şöyle:
Deniz Göktaş ülkeye döndü ve "gözaltına alındı. Kimsenin şaşırdığını zannetmiyorum. İtiraf edelim ki, gösteriyi izlediğimiz andan itibaren, Deniz Göktaş’ın başına böyle bir şey gelme ihtimali hepimizin açık veya gizli korkusuydu.
Keşke şaşırsaydık, keşke Türk yargısı “Ne var canım, beğenmesek de eninde sonunda mizah. Bu kadar da yasakçı olmayalım, bu kadar yasakçı görünmeyelim” deseydi. Ama artık o düşünceden çok uzaktayız.
Bazen Amerika Birleşik Devletleri ile karşılaştırılıyoruz ve bazen biz Küçük Amerika oluyoruz, bazen onlar Büyük Türkiye. Ama ABD’de çok daha ileri şakaları, çok daha ileri eleştirel mizahı, çok daha serbestçe yapılabiliyor.
Deniz Göktaş ile karşılaştırılmayacak kadar sert Trump eleştirileri yapan Ricky Gervais, ondan daha yumuşak ama çok daha akılcı esprilerle iktidara yüklenen Trevor Noah’ya kimse dava açmıyor, dava açmak kimsenin aklına bile gelmiyor.
Dinle ve Tanrı inancıyla çok sert alay eden George Carlin’e dahi kimse dokunmuyor. Bizden çok daha dindar bir toplum olan ABD’de George Carlin’e kızmıyorlar mı! Büyük ihtimalle çok kızıyorlar ama 2000 yıllık bir din kurumunun, bir komedyenin esprileri ile yıkılacak kadar özgüvensiz olduğu gibi bir algı yaratmamak için kızıp geçiyorlar.
Biz ise kendi gelip teslim olan Göktaş’ı ters kelepçeleyip, bu fotoğrafını da yayınlatmakta bir beis görmedik.
Büyük ihtimalle kendisinden şikayetçi kesimlerin tepkisini dindirmek için yapılmış bir hareket bu.
Çünkü Deniz Göktaş’a yöneltilen suçlamaların yasal karşılığı bu kesimleri tatmin etmeyebilir.
Avukatı Metin Sinan Aslan’ın yaptığı açıklamaya göre Göktaş, Türk Ceza Kanunu’nun 299 ve 216/3 maddelerinden dolayı yargılanacak.
Bu maddelerden ilki, Cumhurbaşkanı’na hakaret suçunu düzenliyor ve cezası 1 ila 4 yıl arasında, bunun basın yoluyla ya da sosyal medyada yer alması halinde 6’da 1 oranında artırılması mümkün.
Halkın bir bölümünün inandığı dinî değerleri aşağılama suçunun cezası ise 6 aydan 1 yıla kadar hapis ancak bunun için kamu barışını bozması gibi bir şart var ve Deniz Göktaş’ın kamu barışını bozduğunu kanıtlamak kolay olmayabilir.
Bu maddelere ve istenen cezalara üst sınırdan yaklaşsanız bile Deniz Göktaş’ın tutuklanmasını gerektirecek bir durum yok. Ancak uygulama içtihadına bakarak Göktaş’ı tutuklayacaklarını düşünmek olası.
Yani Türk yargısı Deniz Göktaş’ın çok sevdiği ve değer verdiği babasının gözüne girmesini sağlayabilir.
Genç bir komedyeni aydın sınıfına hızla atlatabilir.
Deniz’in bu durumdan şikayeti olmayabilir.
Bizim var.
“TERS KELEPÇE FOTOĞRAFI ELEŞTİRİSİ
Altaylı, Göktaş’ın gözaltı sürecine ilişkin görüntülere de değinerek, kamuoyuna yansıyan uygulamaları eleştirdi. Altaylı, “Kendi gelip teslim olan Göktaş’ı ters kelepçelemek ve bu fotoğrafı yayınlamakta bir beis görmedik" değerlendirmesinde bulundu.
TARTIŞMA YARATTI
Altaylı’nın açıklamaları sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, mizah, ifade özgürlüğü ve yargı süreçlerine ilişkin tartışmaların yeniden gündeme geldiği görüldü.





