Komedyen Deniz Göktaş ile eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasında geçtiği öne sürülen “CHP’yi salın” ifadesi tartışması kamuoyunda gündemdeki yerini koruyor.

Gazeteci Fatih Altaylı’nın köşesinde kaleme aldığı değerlendirmede, olayın farklı tarafların beyanlarıyla çelişkili bir tablo ortaya koyduğu ifade edildi. Altaylı, hem avukat Metin Sinan Aslan’ın anlatımlarına hem de tarafların açıklamalarına yer vererek sürecin netleşmediğine dikkat çekti.

AVUKATIN AÇIKLAMASI VE İDDİALAR

Altaylı’nın aktardığına göre avukat Metin Sinan Aslan, Kılıçdaroğlu ile adliyede kısa bir görüşme gerçekleştiğini ve burada “CHP’yi salın” ifadesinin gündeme geldiğini öne sürdü. Bu ifade daha sonra Kılıçdaroğlu cephesi tarafından yalanlandı.

Fatih Altaylı'nın yazsının tamamı şu şekilde;

Bugün cumartesi, aslında yazı günüm değil ama bir gerçeği ortaya çıkarmak lazım ve bu gerçek bekleyemez.

Hazırsanız, anlatayım.

Metin Sinan Aslan’ı tanıyorsunuz herhalde. Son dönemin en parlak hukukçularından biri. Ceza hukuku konusunda etkileyici bir kariyeri var ama son zamanlarda özellikle ifade özgürlüğü, basın hürriyeti gibi konularda son derece yetkin ve etkili bir avukat olarak göze çarpıyor.

Bu yüzden de Deniz Göktaş’ın savunmasını üstlenmesi şaşırtıcı değil. Daha iyisi bulunamazdı.

Metin Sinan Aslan’ın Göktaş’ın avukatı olarak gazetecilere verdiği bir bilgi daha sonra yalanlandı. Bilgi şuydu: Deniz Göktaş, kendisi ile görüşen Kayyum Kemal Kılıçdaroğlu’na “CHP’yi salın” demiş.

Metin Aslan bunu söyledi ve Kılıçdaroğlu tarafı yalanladı.

Ben de Metin Aslan’ı arayarak “gerçeği” ve tüm süreci öğrenmek istedim.

Metin Aslan “Hiç istemediğim halde CHP’ye bulaşmış oldum” dedi ve anlattı:

“Deniz Göktaş ile bu olayın öncesinde başlayan bir avukat müvekkil ilişkimiz vardı. Gösterisi YouTube’da yayınlanıp, hakkında soruşturma açılınca yurt dışından beni aradı ve hemen döneceğini söyleyip fikrimi sordu. Tabii ki dön dedim. Döndü ve sonrası malum. Havaalanında gözaltına alındı ve dün de tutuklandı.”

Deniz Göktaş’a Emniyet’teki sorgusunda sadece iki konu ile ilgili soru sorulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a diktatör demesi ve Kur’an’la ilgili sözleri. Ancak savcılıktaki sorgu çok daha geniş ve uzun olmuş. Metin Aslan’ın anlatımı ile devam edelim:

“Savcı, Deniz’in gösterisindeki tüm şakaları eksiksiz teker teker sordu. Bir komedyen için zor bir durumdu. O da hepsini teker teker açıkladı. Savcı özellikle haşema ile ilgili fazla soru sormaya başlayınca anladım ki, savcı bey Deniz’in gösterisini izlememiş. ‘Gösteriyi izlediniz mi yoksa bant çözümünü okuyarak mı soru soruyorsunuz’ dedim. İzlememişti. Burada haşema ile ilgili bir eleştiri olmadığını, tam aksine toplumun bir kesiminin bu konudaki iki yüzlülüğünü suratlarına vurduğunu anlattık. Bayağı detaylı sorular sordu. Bir ara savcılığın suçlamayı 216’ya 3’ten değil 216’ya 1’den yapacağını düşündüm. Çünkü 216’ya 3’te tutuklama yasağı vardı. Bunu savcıya sordum ama yanıt alamadım. Sonra hakim karşısına çıktık. Hakim zaten kararlı gelmişti. Deniz savunma yaptı, ben daha uzun bir savunma yaptım ama sonuç değişmedi. Tutuklama kararı çıktı. Deniz önce Metris’e gitti, oradan Çorlu’daki Karatepe Cezaevi’ne nakledildi.”

Asıl öğrenmek istediğim, Kayyum Kılıçdaroğlu ile ilgili bölümdü. Deniz gerçekten Kılıçdaroğlu’na “CHP’yi salın” demiş miydi?

Metin Aslan bu konuyu da başından sonuna aktarmak istedi:

“Deniz gözaltına alındıktan sonra önceki akşam 8 kez tanımadığım bir numaradan arandım. Tanımadığım bir numara olduğu için de açmadım. Daha sonra aynı numaradan bir mesaj geldi. ‘Ben Sayın Kılıçdaroğlu’nun danışmanı Atakan Sönmez’ diyen bir mesaj.

Aradım. Kemal Bey benimle görüşmek istiyordu. Görüşecek bir şey olmadığını söyledim. Görüşmedim. Deniz Göktaş’ın ailesiyle görüşme talepleri vardı. Bunun için benimle değil, Deniz’in kendi ekibiyle görüşmelerinin daha doğru olacağını belirttim ve numaralarını verdim. Aramışlar. Kemal Kılıçdaroğlu Deniz’in ailesi ile görüşmek istemiş. Ailenin bu süreçte içine kapandığı ve kimse ile görüşmediği yanıtı verilmiş. Aile ile de görüşememişler. Sabah 08:30’da Çağlayan Adliyesi’ne gelmiş Kılıçdaroğlu ve ekibi. Deniz daha geç geldi. Deniz’le orada da görüşmek istediler ama mümkün değildi. Uzun süre beklediler. Birkaç kişi gazetecilerin ve halkın gelemediği bölümde bekliyorlardı. Dışarda protesto edilmiş Kılıçdaroğlu ile birlikte gelenler. Biz orada değildik. Deniz’i götürürlerken Kılıçdaroğlu ile kısa bir görüşmesi olmuş. Deniz’e sordum, Kemal Bey’e ‘CHP’yi bi salın’ dediğini söyledi. Ben de bunu gazetecilerle paylaştım. Daha sonra CHP sözcüleri böyle bir cümle olmadı dediler. Ben Deniz’in bana söylediğini doğru anladığımdan eminim ama bir kez daha Deniz’e soracağım.”

Gece geç saatlerde Deniz Göktaş’ın açıklamasını iletti. Kılıçdaroğlu görüşmesini aynen şöyle anlatmıştı Göktaş:

“Sabah, Kemal Bey'in burada olduğu ve görüşmek istediği haberi geldi. Görüşmek istemediğimi söyledim. Sulh Cezaya çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. Geçmiş olsun dedi, teşekkür ettim. Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu, yok dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim. ‘Madem geldiniz, milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP'yi salın’ dedim. Ben bunu söyledikten sonra başını salladı, sonra da gitti. 2023'te Cumhurbaşkanlığı için oy verdiğim insan, 2026'da yüz yüze nezaketsizlik yapmak zorunda kaldığım ilk insan oldu. Avukatımın söyledikleri doğrudur.”

Bu görüşme yaşanırken Twitter'da bahsedildiği gibi ortamın çok kalabalık olmadığını, Kılıçdaroğlu hariç birkaç kişi olduğunu hatırladığını da belirtmiş Göktaş.

Deniz Göktaş, Kılıçdaroğlu’na “CHP’yi salın” dediğini söylüyor.

Kılıçdaroğlu avanesi ise "Böyle bir şey yok" diyor.

Siz kime inanıyorsunuz!

GÖKTAŞ’TAN FARKLI ANLATIM

Deniz Göktaş ise gece saatlerinde iletilen açıklamasında görüşmeyi doğrularken şu ifadeleri kullandı:

“Madem geldiniz milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP’yi salın dedim.” Göktaş ayrıca görüşmenin kalabalık olmadığını ve Kılıçdaroğlu dışında birkaç kişinin bulunduğunu belirtti.

Deniz Göktaş'ın açıklaması şu şekilde;

"Fakirler evlenmemeli" çıkışı sosyal medyada tartışma yarattı
"Fakirler evlenmemeli" çıkışı sosyal medyada tartışma yarattı
İçeriği Görüntüle

“Sabah Kemal Bey'in burada olduğu ve görüşmek istediği haberi geldi. Görüşmek istemediğimi söyledim. Sulh Cezaya çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. Geçmiş olsun dedi, teşekkür ettim. Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu, yok dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim. Madem geldiniz milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP'yi salın dedim. Ben bunu söyledikten sonra başını salladı, sonra da gitti.

(Bu görüşme yaşanırken Twitter'da bahsedildiği gibi ortamın çok kalabalık olmadığını Kılıçdaroğlu hariç birkaç kişi olduğunu hatırladığını belirtti.) 2023'te Cumhurbaşkanlığı için oy verdiğim insan, 2026'da yüz yüze nezaketsizlik yapmak zorunda kaldığım ilk insan oldu. Avukatımın söyledikleri doğrudur.”

KILIÇDAROĞLU CEPHESİ NE DİYOR?

Kemal Kılıçdaroğlu cephesi ise söz konusu ifadenin kullanılmadığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

TARTIŞMA DEVAM EDİYOR

Gazeteci Fatih Altaylı’nın yazısında da vurguladığı gibi, olayın farklı taraflardan gelen çelişkili anlatımlar nedeniyle netlik kazanmadığı belirtiliyor. “CHP’yi salın” ifadesinin kullanılıp kullanılmadığı ise tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Muhabir: Sümeyye Aksu