Samsun’da yakılan bağımsızlık-istiklal ateşi kısa sürede tüm Anadolu’ya yayılarak, yaklaşık üç buçuk yıl süren zorlu Milli Mücadele sürecine, Kurtuluş Savaşı'na öncülük etti. Bu kahramanlık destanı, 9 Eylül 1922’de düşmanın topraklarımızdan tamamen çıkarılmasıyla büyük bir zaferle taçlandı.

Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin başlangıcı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yolundaki ilk önemli adım olan 19 Mayıs, tarihimizde özel ve anlamlı bir gün olarak daima yerini korudu.

Çok Çeşitli Adlarla Kutlanıldı

Samsun halkı, 1926 yılından itibaren 19 Mayıs’ı "Gazi Günü" olarak anmaya başladı. Mustafa Kemal Paşa’nın "Atatürk" soyadını almasının ardından, 1935’ten itibaren bu özel gün "Atatürk Günü" adıyla kutlanmaya başlandı. 1937 yılında ise kutlamalar ülke geneline yayılarak, "İdman Bayramı" ve "Jimnastik Bayramı" gibi isimlerle anıldı.

19 Mayıs 1938’de Ankara’da düzenlenen törenlerde ise bu anlamlı gün resmi olarak "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak kabul edildi.

Bugünkü Adı 1981 Yılında Resmileşti

Törenden kısa bir süre sonra, Dahiliye Vekaleti tarafından hazırlanan yasa tasarısı Meclis Başkanlığı’na sunuldu. 20 Haziran 1938 tarihinde 2739 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkındaki Kanun’a yapılan eklemeyle, mayıs ayının 19’uncu günü resmi olarak "Gençlik ve Spor Bayramı" ilan edildi. 1981 yılında gerçekleştirilen son düzenlemeyle ise bu gün, "Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı" adını aldı.

"Bütün Şehir Bayraklarla Süslenmişti"

Ankara’da 19 Mayıs 1938 tarihinde gerçekleştirilen etkinlikler, Mustafa Kemal Atatürk’ün katıldığı son 19 Mayıs kutlaması olarak kayıtlara geçti. Ankara’daki bu anlamlı törenlere dair yayımlanan haberde ise şu ifadeler yer aldı:

"Bütün şehir daha dünden beri baştan başa bayraklarla bütün caddeler dövizlerle süslenmiş bulunuyordu. Bu sabah saat yedide Atatürk'ün bundan 19 sene evvel 19 Mayıs günü, Samsun'da karaya çıktıkları saatte atılan 21 pare top ile ve yine bu dakikada bütün fabrikaların düdüklerini çalmak suretiyle tesidine başlanmış olan gün fevkalade bir dekor içinde devam edip gitmiştir. Günün en büyük tezahürü Ankara orta ve yüksekokulları ile spor kurumlarının statta yaptıkları spor gösterileri olmuştur. Statta yapılacak bu gösterilerde hazır bulunabilmek için halk daha sabahın erken saatlerinden itibaren stada giden yollara dökülmüş bulunuyordu."

"50 Binden Fazla Kişi Vardı"

Haberde, gençlerin bandolar eşliğinde ana caddelerden geçerek Zafer Abidesi’ne çelenk sunduğu belirtilirken, "Zafer Abidesi önündeki bu coşkulu gösterinin ardından yürüyüşe devam eden kortej, stadyuma ulaştığında, yaklaşık elli binden fazla kişiden oluşan kalabalıkla tamamen dolmuştu." ifadelerine yer verildi.

Atatürk, statta yankılanan coşkulu alkışlar eşliğinde şeref tribününe giriş yaptı.

AA’nın 19 Mayıs 1938 tarihli bültenlerine göre, Atatürk’ün bu anlamlı törene katılımının ardından çeşitli okulların hazırladığı gösterilerle kutlamalar devam etti.

Haberde, Atatürk’ün kutlamalarda yer aldığı anlar şu şekilde aktarıldı:

"Mektep kızlarımızın idman hareketleri başlamıştır. Bu hareketlerin devamı esnasında bütün stadı saran alkış tufanı içinde Büyük Şef Atatürk, şeref tribününe girmişlerdir. Atatürk burada hazır bulunmakta olan zevata ayrı ayrı iltifatta bulunmuşlar ve Yugoslav Harbiye ve Bahriye Nazırı General Mariç ile de görüşmüşlerdir. Gençlerimizin büyük günlerini canlandıran idman tezahüratının bundan sonraki kısımları Büyük Şef'in huzurunda geçmiştir. Atatürk merasimin sonlarına doğru stattan ayrılırken gelişlerinde olduğu gibi büyük bağlılık tezahüratıyla uğurlanmıştır."

Haberde, Ankara Stadyumu’nda yaklaşık beş saat süren törenlerin başından sonuna kadar yoğun ilgi ve büyük bir heyecanla izlendiği ifade edildi.

Kutlamaların ardından Atatürk, Hatay meselesiyle ilgili temaslarda bulunmak üzere Mersin’e hareket etti.

Editör Hakkında