Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, halk arasında "omurga romatizması" olarak bilinen ankilozan spondilitin özellikle genç erkeklerde sık görüldüğünü belirterek erken tanı ve kişiye özel tedavinin hastalığın ilerlemesini yavaşlatmada büyük önem taşıdığını vurguladı.

Prof. Dr. İrfan Koca, ankilozan spondilitin omurga ile leğen kemiği eklemlerini etkileyen kronik iltihaplı bir romatizmal hastalık olduğunu belirtti. Hastalığın çoğunlukla 20 ila 40 yaş arasında başladığını ifade eden Koca, erkeklerde görülme sıklığının daha yüksek olduğuna dikkat çekti.

SABAH TUTUKLUĞU VE BEL AĞRISI EN ÖNEMLİ BELİRTİLER ARASINDA YER ALIYOR
Sabahları yarım saatten uzun süren tutukluk, dinlenince artan ancak hareketle hafifleyen bel ağrısı, gece uykudan uyandıran ağrılar ve zamanla gelişen hareket kısıtlılığının hastalığın en önemli belirtileri arasında bulunduğunu belirten Prof. Dr. Koca, bu şikayetlerin uzun süre devam etmesi halinde vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini söyledi.

BEL FITIĞIYLA KARIŞTIRILABİLİYOR
Ankilozan spondilitin belirtilerinin çoğu zaman kas zorlanması veya bel fıtığıyla karıştırılabildiğini ifade eden Koca, tanıda yaşanan gecikmenin omurgada kalıcı hareket kaybına, duruş bozukluklarına ve günlük yaşam kalitesinde ciddi düşüşe neden olabileceğini belirtti. Erken dönemde başlanan tedavinin ise hem ağrının kontrol altına alınmasına hem de omurga hareketliliğinin korunmasına katkı sağladığını dile getirdi.

TEDAVİ SADECE İLAÇTAN İBARET DEĞİL
Prof. Dr. Koca, tedavinin yalnızca ilaç kullanımına dayanmadığını vurgulayarak düzenli egzersiz, fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarının tedavinin temel parçaları arasında yer aldığını söyledi. Hastaya özel planlanan tedavi kapsamında gerekli görülen durumlarda manuel terapi, akupunktur, nöralterapi ve ozon tedavisi gibi tamamlayıcı yöntemlerden de yararlanılabileceğini ifade etti.

SAĞLIKLI YAŞAM ALIŞKANLIKLARI TEDAVİYİ DESTEKLİYOR
Beslenme düzeninin de hastalık yönetiminde önemli rol oynadığını belirten Koca, rafine şeker ve yoğun işlenmiş gıdalardan uzak durulmasını, sebze, kaliteli protein ve sağlıklı yağlardan zengin dengeli bir beslenme programının tercih edilmesini önerdi. İdeal kilonun korunması, sigaranın bırakılması, düzenli uyku ve stres kontrolünün de tedavi sürecini olumlu etkileyen faktörler arasında bulunduğunu kaydetti.

Prof. Dr. İrfan Koca, özellikle üç aydan uzun süren, dinlenince artan ve hareket ettikçe hafifleyen bel ağrısının ankilozan spondilit açısından önemli bir uyarı olduğunu belirterek erken tanı ve kişiye özel planlanan bütüncül tedavi sayesinde hastaların omurga hareketlerini koruyabildiğini ve aktif yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti.

Yorumlar