New York'ta dünya liderlerinin karşısına çıkan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın konuşmasının merkezinde ABD-İran savaşı, İsrail, İran'ın nükleer programı ve Filistin vardı. Pezeşkiyan, ülkesinin son dönemde uğradığı saldırıları hatırlatarak Washington ve Tel Aviv'e ağır suçlamalar yöneltti.
Pezeşkiyan'ın konuşması, ABD Başkanı Donald Trump'ın bir gün önce aynı kürsüden İran'a yönelik sert açıklamalar yapmasının hemen ardından geldi. Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğini söylerken anlaşmaya varılmaması halinde çok daha ağır askeri sonuçlar doğabileceği tehdidinde bulunmuştu.
“ÇOCUKLARIMIZ ABD BOMBALARIYLA ÖLDÜRÜLDÜ”
Pezeşkiyan konuşmasının en dikkat çekici bölümünde savaş sırasında hayatını kaybeden İranlı çocuklara dikkat çekti. İran Cumhurbaşkanı, saldırılarda çocukların ABD bombalarıyla öldürüldüğünü belirterek ülkesinin buna rağmen teslim olmayacağını söyledi. Pezeşkiyan kürsüde savaşın ilk günlerinde öldürülen 150'den fazla öğrencinin fotoğraflarını da gösterdi.
İran lideri, ülkesinin kendisini saldırıların mağduru olarak gördüğünü vurgularken “Biz asla diz çöküp baş eğmeyeceğiz” mesajını verdi. Konuşmasında İran'ın sivillere karşılık vermediğini de savundu.
Pezeşkiyan'ın ABD ve İsrail'e ilişkin “soykırım” nitelemesi ise İran yönetiminin siyasi suçlaması. Bu ifade, bağımsız bir hukuki hüküm olarak değil, İran Cumhurbaşkanı'nın BM kürsüsündeki suçlaması olarak değerlendirilmeli.
NÜKLEER PROGRAM İÇİN NET MESAJ: “HAKLARIMIZDAN VAZGEÇMEYİZ”
Pezeşkiyan'ın konuşmasının bir diğer önemli başlığı İran'ın nükleer faaliyetleri oldu. Tahran'ın nükleer silah geliştirmeye çalıştığı yönündeki suçlamaları reddeden İran Cumhurbaşkanı, ülkesinin nükleer teknolojiyi barışçıl amaçlarla kullanmak istediğini söyledi.
Pezeşkiyan, nükleer teknolojinin elektrik üretiminin yanı sıra gıda ve farklı teknolojik alanlarda kullanılabileceğini belirterek “Hiçbir hakkımızdan vazgeçmeyiz” mesajını verdi.
Bu açıklamalar, Washington ile Tahran arasında yeniden diplomasi ihtimalinin tartışıldığı kritik bir dönemde geldi. Trump yönetimi İran'ın nükleer silah geliştirmesini engellemenin temel hedef olduğunu söylerken Tahran, nükleer programının barışçıl olduğunu savunuyor.
PEZEŞKİYAN’DAN FİLİSTİN MESAJI: “ADALET OLMADAN BARIŞ OLMAZ”
İran Cumhurbaşkanı konuşmasının önemli bir bölümünü Filistin'e ayırdı. Pezeşkiyan, “Filistin'de adalet olmadan barıştan bahsedilemez” diyerek Filistin meselesinin bölgesel barışın merkezinde bulunduğunu savundu.
Pezeşkiyan, Filistin meselesinin görmezden gelinerek Orta Doğu'da kalıcı barış sağlanamayacağını söyledi ve İsrail'in işgal politikalarına yönelik eleştirilerini sürdürdü.
BM Genel Sekreteri António Guterres de Genel Kurul'un açılış konuşmasında işgal altındaki Filistin topraklarındaki duruma geniş yer ayırmış; Gazze'deki yıkımın boyutuna dikkat çekmiş ve Batı Şeria'daki yerleşim genişlemesi ile şiddetin iki devletli çözümün geleceğini tehdit ettiğini söylemişti.
“İŞGAL SÜRDÜKÇE DİRENİŞ DEVAM EDECEK”
Pezeşkiyan, konuşmasında “İşgal sürdükçe direniş devam edecek” diyerek İran'ın Filistin konusundaki geleneksel siyaset çizgisini sürdürdüğünün işaretini verdi.
İran yönetimi uzun yıllardır Filistinli gruplara verdiği desteği İsrail'e karşı “direniş” politikası kapsamında tanımlıyor. İsrail ise İran'ın bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteği kendi ulusal güvenliğine yönelik doğrudan tehdit olarak görüyor.
Bu nedenle Pezeşkiyan'ın sözleri yalnızca Gazze'ye ilişkin bir dayanışma mesajı değil, Tahran'ın savaş sonrasında bölgesel siyaset çizgisinden tamamen vazgeçmeyeceğinin de göstergesi niteliğinde.
TRUMP’TAN BİR GÜN SONRA AYNI KÜRSÜYE ÇIKTI
Pezeşkiyan'ın konuşmasını daha dikkat çekici hale getiren ayrıntı ise zamanlaması oldu. ABD Başkanı Donald Trump yalnızca bir gün önce BM kürsüsünden İran'ı hedef almış ve Tahran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğini söylemişti. İran heyeti de Trump'ın İran'a yönelik eleştirileri sırasında salondan çıkmıştı.
Bir gün sonra aynı kürsüye çıkan Pezeşkiyan ise Washington'a teslimiyet görüntüsü vermeyeceklerini söyleyerek karşılık verdi.
Böylece BM Genel Kurulu, ABD ile İran arasındaki askeri ve diplomatik hesaplaşmanın da sahnesine dönüştü. Bir tarafta Washington Tahran'a nükleer program üzerinden baskıyı sürdürürken diğer tarafta İran, “diz çökmeyeceğiz” mesajıyla haklarından vazgeçmeyeceğini ilan etti.
Pezeşkiyan'ın konuşmasından çıkan temel mesaj ise oldukça açıktı: İran diplomasi kapısını tamamen kapatmıyor ancak nükleer programı, Filistin politikası ve egemenlik iddiası konusunda baskıyla geri adım atmayacağını söylüyor.




