Jeffrey Epstein dosyaları kapsamında açıklanan yeni belgeler, Epstein’ın Karayipler’deki özel adası ve temas kurduğu isimlere ilişkin ayrıntıları yeniden gündeme taşıdı. ABD Kongresi tarafından yürürlüğe konulan Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası doğrultusunda paylaşılan kayıtlar, adanın konumu, kullanım şekli ve Epstein ile ilişkilendirilen kişi ve kurumlara dair bilgileri içeriyor.
EPSTEIN ADASI NEREDE?
Epstein adası olarak bilinen Little St. James, Karayipler’de ABD Virjin Adaları sınırları içinde yer alıyor. Ada, St. Thomas Adası kıyılarından yaklaşık 2 mil açıkta bulunuyor. Yaklaşık 72 dönümlük yüzölçümüne sahip olan Little St. James’te birden fazla villa, iskele ve özel kullanım alanı yer alıyordu.
Adanın ABD Virjin Adaları’na bağlı olması nedeniyle ABD yasalarına tabi olduğu, ancak coğrafi konumu ve özel mülkiyet yapısı nedeniyle denetimin sınırlı kaldığı ifade ediliyor. Belgelerde, adaya ulaşımın büyük ölçüde özel teknelerle sağlandığı ve bu amaçla “LSJ” ibareli bir teknenin kullanıldığı bilgisi yer aldı.
Epstein’ın ada çevresindeki bazı işletmelerde hisselerinin bulunduğu, bölgedeki okullara ve kamu kurumlarına çeşitli bağışlar yaptığı da kayıtlara yansıdı. Yerel kaynaklara dayandırılan belgelerde, bu bağışlara rağmen Epstein’ın ada genelinde olumlu bir itibara sahip olmadığı bilgisi aktarıldı.
EPSTEIN OLAYI NEDİR?
Jeffrey Epstein hakkında yürütülen soruşturmalar, ABD’de yıllar içinde biriken federal dosyalar, tanık ifadeleri ve farklı nitelikte delillerle birlikte geniş kapsamlı bir adli ve kamusal sürece dönüştü. Epstein dosyaları, yalnızca bireysel suç isnatlarını değil, aynı zamanda Epstein’ın temas kurduğu çevreleri ve bu ilişkilerin kayıt altına alınma biçimini de kapsayan bir içerik sundu. 2025 yılında ABD Kongresi gündemine alınan yasal düzenleme ile, soruşturma kapsamında gizlilik taşımayan federal belgelerin kamuoyuna açılması kararlaştırıldı.
Bu çerçevede ABD Adalet Bakanlığı, 30 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada “Epstein Files Transparency Act” doğrultusunda milyonlarca sayfalık arşivin erişime açıldığını bildirdi. Açıklanan belgeler; yazışmalar, notlar, kayıt özetleri ve farklı soruşturma aşamalarında oluşturulmuş dokümanlardan oluştu.
Adalet Bakanlığı tarafından yapılan bilgilendirmelerde, yayımlanan kayıtların yeni bir suçlama ya da yeni bir ceza davası açılması anlamına gelmediği ifade edildi. Buna rağmen belgelerde yer alan temas ağının genişliği, Epstein dosyasının uluslararası düzeyde yeniden tartışılmasına neden oldu.
Belgelerin kamuoyuna yansımasıyla birlikte, dosyalarda adı geçen kişi ve kurumlara yönelik açıklamalar, yalanlamalar ve mevcut hukuki süreçlere dair bilgiler de eş zamanlı olarak gündeme geldi. Süreç, Epstein soruşturmasının yalnızca geçmişe dönük bir dosya olmadığını, halen kamuoyunun ve hukuk çevrelerinin odağında yer aldığını ortaya koydu.
EPSTEIN ADASINA GİDEN ÜNLÜLER KİMLER?
Kamuoyuna açıklanan Epstein dosyalarında, adaya gittiği ya da Epstein ile temas kurduğu belirtilen çok sayıda ismin adı yer aldı. Belgelerde geçen isimler; e-posta yazışmaları, fotoğraflar ve tanık beyanlarıyla birlikte paylaşıldı.
Medya ve sinema dünyasına ilişkin kayıtlarda, yönetmen Brett Ratner’ın Epstein ve iki kadınla birlikte yer aldığı fotoğraflara dosyalarda yer verildi. Görüntülerin, Epstein’ın mülklerinden birinde çekildiği belirtildi.
Kraliyet ve siyaset bağlantıları bölümünde, İngiltere Kraliyet Ailesi mensubu Prens Andrew’a ait olduğu ifade edilen fotoğraflar dosyalara girdi. Belgelerde, fotoğrafların hangi tarihte ve nerede çekildiğine dair net bir bilgi bulunmadığı kaydedildi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un adı ise Epstein’ın farklı dönemlerde yaptığı yardım taleplerine ilişkin kayıtlarda geçti. Belgelerde, bu temasların içeriğine dair sınırlı bilgi paylaşıldı.
Teknoloji ve iş dünyasına ilişkin bölümde, Bill Gates hakkında Epstein’a ait e-postalarda çeşitli iddiaların yer aldığı görüldü. Gates cephesinden yapılan açıklamada, iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtildi.
Elon Musk ile Epstein arasında geçtiği belirtilen e-posta yazışmaları da dosyalarda yer aldı. Yazışmalarda, adadaki etkinlik tarihleriyle ilgili sorular bulunduğu aktarıldı. Musk, Epstein ile iletişimi kabul ettiğini ancak adaya gitmediğini ve Epstein’ın özel uçağını kullanmadığını açıkladı.
Belgelerde ayrıca ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick ve iş insanı Steve Tisch’in isimleri de yer aldı. Dosyalarda, bu isimlerle Epstein arasında e-posta yazışmaları bulunduğu, tarafların ise suçlamalarla bağlantıları olmadığını bildirdiği ifade edildi.