BATİSTA YÖNETİMİNE KARŞI MUHALEFET VE DİRENİŞ BÜYÜDÜ

1952 yılında Fulgencio Batista’nın askeri darbeyle iktidarı ele geçirmesinin ardından Küba’da siyasi baskılar, ifade özgürlüğü kısıtlamaları ve yolsuzluk iddiaları gündeme geldi. Bu süreçte muhalif hareketler güç kazandı. Genç bir avukat olan Fidel Castro, Batista yönetimine karşı örgütlenen isimler arasında yer aldı ve ülkede yönetim değişikliği hedefiyle mücadele başlatıldı.

SİERRA MAESTRA DAĞLARINDA GERİLLA HAREKETİ BAŞLADI

Fidel Castro, kardeşi Raúl Castro ve aralarında Ernesto “Che” Guevara’nın da bulunduğu devrimci grup, 1956 yılında Granma yatıyla Küba’ya çıktı. Hayatta kalan devrimciler Sierra Maestra Dağları’na çekilerek burada gerilla savaşı yürüttü. Kırsal bölgelerde örgütlenen hareket, zamanla halktan destek almaya başladı.

DEVRİMCİ GÜÇLER ŞEHİRLERE DOĞRU İLERLEDİ

1958 yılı boyunca devrimci birlikler, kırsal alanlardan şehir merkezlerine doğru ilerledi. Che Guevara ve Camilo Cienfuegos’un komuta ettiği birlikler, Batista ordusuna ait önemli noktaları ele geçirdi. Ordunun çözülmesiyle birlikte hükümetin kontrolü birçok bölgede zayıfladı.

BATİSTA ÜLKEYİ TERK ETTİ, HAVANA DEVRİMCİLERE AÇILDI

Artan askeri ve siyasi baskı sonucu Fulgencio Batista, 1 Ocak 1959 tarihinde ülkeyi terk etti. Aynı gün devrimci birlikler başkent Havana’ya girdi. Fidel Castro’nun önderliğindeki hareket, Küba’da fiilen yönetimi devraldı.

FİDEL CASTRO LİDERLİĞİNDE YENİ DÖNEM BAŞLADI

Devrimin zaferiyle birlikte Küba’da yeni bir siyasi dönem başladı. Fidel Castro kısa süre içinde ülke yönetiminde söz sahibi oldu. Küba Devrimi, yalnızca ülke içinde değil, Latin Amerika ve dünya siyasetinde de etkileri uzun yıllar süren bir gelişme olarak tarihe geçti.

Editör Hakkında