G7 Liderler Zirvesi’ne katılan ABD Başkanı Donald Trump, İran ile sağlanan mutabakatın bölgede ve küresel piyasalarda yarattığı olumlu havaya dikkat çekti. İran'ın nükleer silah sahibi olmayacağını yineleyen Trump, Hindistan ile geliştirilen stratejik ortaklığı vurgularken, Zelenskiy ve Putin ile yürüttüğü barış görüşmelerinin zorluklarına rağmen iyimserliğini koruduğunu ifade etti.
"İRAN MUTABAKATI PİYASALARI RAHATLATTI"
Zirve kapsamındaki temaslarını "büyük bir başarı" olarak değerlendiren Trump, kamuoyunun odaklandığı en önemli konunun İran ile nükleer alanda varılan mutabakat olduğunu belirtti. "Obama dönemindeki anlaşmadan çok daha güçlü bir belge hazırladık" diyen Trump, bu mutabakat sayesinde Hürmüz Boğazı'nın tekrar açıldığını ve enerji fiyatlarının düşüşe geçtiğini savundu. Trump, mutabakata uyulmaması durumunda askeri müdahale seçeneğinin masada kalmaya devam edeceğinin altını çizdi.

HİNDİSTAN İLE "STRATEJİK DOSTLUK" VURGUSU
Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile bir araya gelen Trump, Yeni Delhi yönetimiyle ilişkilerin "hiç olmadığı kadar yakın" olduğunu belirtti. Hindistan'ın küresel ekonomideki "büyük rolüne" vurgu yapan Trump, başkanlığı süresince Hindistan'ın Beyaz Saray'da her zaman güçlü bir dostu olacağını ifade etti. Modi ise, özellikle Hürmüz Boğazı'nın açık tutulmasının küresel ticaret ve Hint denizcilerin güvenliği için hayati önem taşıdığını vurguladı.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞINDA DİPLOMASİ ÇABALARI
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona erdirilmesine yönelik yürüttüğü temaslara da değinen ABD Başkanı, Zelenskiy ve Putin ile görüşmelerin sürdüğünü açıkladı. Barışa ulaşmanın başlangıçta "kolay" olacağını düşündüğünü ancak liderler arasındaki kişisel düşmanlığın süreci zorlaştırdığını belirten Trump, çatışmayı bitirme konusundaki kararlılığını yineledi.
KÜRESEL GÜNDEM VE EKONOMİK MESAJLAR
G7 Zirvesi'nin merkezinde yer alan ekonomi başlıklarında Trump, ABD ekonomisinin "tüm kategorilerde harika rakamlar sergilediğini" ve tarihin en yüksek istihdam seviyelerine ulaşıldığını aktardı. Zirvede ayrıca yapay zekânın ekonomik etkileri ve küresel güvenlik riskleri gibi konuların liderler tarafından ele alındığı, zirveye yönelik düzenlenen protestolara rağmen diplomasinin ön planda tutulduğu kaydedildi.




