Eski Kudüs Başkonsolosu Büyükelçi Ahmet Rıza Demirer moderatörlüğünde yapılan panelde; Anadolu Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Özhan medyanın ahlaki sorumluluğuna vurgu yaparken, akademisyenler ise Gazze'deki kadınların toplumu ayakta tutan liderlik rollerini ve yaşadıkları sistematik mağduriyetleri dile getirdi.
"GERÇEĞİ TARİHİN ELLERİNE BIRAKAMAYIZ"
Panelde konuşan Anadolu Ajansı Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Özhan, medyanın sorumluluğunun sadece habercilikle sınırlı olmadığını, "gerçeği korumak ve hesap sorulabilir kılmak" olduğunu vurguladı. AA'nın Gazze'deki suçları belgelemek için hazırladığı "Kanıt" ve "Tanık" kitaplarının uluslararası yargı süreçlerinde delil olarak kullanıldığına dikkat çeken Özhan, "Biz bu materyalleri haber malzemesi olarak değil, suçların sorumlularını hesap sorulabilir kılacak hukuki kayıtlar olarak gördük" dedi.

SESSİZ FAKAT GÜÇLÜ BİR LİDERLİK: GAZZE'DE KADIN
Akademisyen Doç. Dr. Şuay Nilhan Açıkalın, liderliğin sadece makamlarla değil, kriz anlarında toplumu bir arada tutabilme becerisiyle tanımlandığını belirtti. Gazze’deki kadınların çocuklarına bakarak, günlük yaşamı sürdürerek dünyaya "hala buradayız" dediklerini ifade eden Açıkalın, bunun "sessiz ama en güçlü liderlik örneği" olduğunu kaydetti.
"KADINLAR, SOYKIRIMIN BİLİNÇLİ HEDEFLERİ HALİNE GETİRİLDİ"
Akademisyen Dr. Esra Çavuşoğlu, İsrail'in soykırım politikasının bir parçası olarak kadınların doğurganlık kapasitesinin ve toplumsal dayanışma gücünün hedef alındığını belirtti. Buna karşın Filistinli kadınların kampların yönetiminde ve ailelerin korunmasında öncü bir rol üstlenerek olağanüstü bir direniş sergilediğinin altını çizdi.

"TRAJEDİ 7 EKİM'DE BAŞLAMADI"
Filistinli akademisyen Dr. Nihad Abunasser Melikoğlu ise Gazze'deki trajedinin 1948'deki Nekbe'den bu yana devam eden bir süreç olduğunu hatırlattı. Bölgedeki insani krize dair çarpıcı bilgiler veren Melikoğlu:
-
Cinsel Saldırı Riski: Savaşın başlamasıyla sistematik saldırıların arttığını,
-
Kayıp Vakaları: İnsanların hapishanelerden çıkanlardan haber bekleyerek eş ve çocuklarının akıbetini öğrendiğini,
-
Yerinden Edilme: İnsanların günde 20 kez yer değiştirmek zorunda kalarak çadırlarda yaşam mücadelesi verdiğini belirtti.




