Küresel ölçekte artan gerilimler, özellikle enerji ve tarım girdileri üzerinden yeni kriz senaryolarını gündeme getirirken, Türkiye’de en çok tartışılan başlıklardan biri de gübre tedariki oldu. Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası bir aksamanın gübre arzını etkileyebileceği yönündeki iddialar kamuoyunda endişe yaratırken, Tarım Kredi Kooperatifleri’nden gelen açıklama dikkat çekti.
Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Hüseyin Aydın, bu endişelere doğrudan yanıt vererek, “İlkbahar sezonuna bütün stoklarımız hazırdı, ABD ve İsrail’in İran ile savaşı öncesinde de hazırlıklarımızı tamamlamıştık. İhtiyacımız olan gemileri Hürmüz’den geçirmiştik. Şu anda gübre sorunu yok” ifadelerini kullandı.
“HAZIRLIKLAR KRİZDEN ÖNCE YAPILDI”
Aydın’ın açıklamalarında en dikkat çeken nokta, olası kriz senaryolarına karşı önceden alınan tedbirler oldu. Küresel riskler ortaya çıkmadan önce lojistik planlamanın yapıldığını vurgulayan Aydın, tedarik zincirinin kesintiye uğramaması için kritik adımların zamanında atıldığını belirtti. Bu sözler, özellikle dışa bağımlılığı yüksek olan gübre sektöründe “Türkiye hazırlıksız yakalanır mı?” sorularına güçlü bir yanıt olarak yorumlandı. Türkiye’nin gübre ve hammaddede büyük ölçüde ithalata bağlı olduğu bilinirken, önceden yapılan sevkiyatların olası bir krizi şimdilik bertaraf ettiği ifade ediliyor.
TARIM KREDİ’NİN DEV AĞI DİKKAT ÇEKTİ
Aydın, kurumun büyüklüğüne ve sektördeki etkisine de dikkat çekerek, “Bin 600 kooperatif ve 18 bölge birliğiyle çalışmalar yürütüyoruz” dedi. Türkiye genelinde geniş bir ağa sahip olan Tarım Kredi’nin, gübre piyasasının yaklaşık yüzde 30’unu yönettiği belirtiliyor. Bu güçlü yapı sayesinde hem üreticiye hem de piyasaya doğrudan müdahale edilebildiğini ifade eden Aydın, 150 milyar liralık girdi satış hacmine ulaşıldığını da açıkladı.
SADECE GÜBRE DEĞİL, DEV YATIRIM PLANI
Açıklamalarda yalnızca gübre değil, tarım ve hayvancılık yatırımları da öne çıktı. Aydın, Trakya’da hayata geçirilecek dev projeye dikkat çekerek, “4 milyar liranın üzerinde bir hayvancılık yatırımı yapacağız. 1200 dönümlük alanda kurulacak” dedi. Bu yatırımın, üretim kapasitesini artırmasının yanı sıra tarım sektöründe kalite ve verimlilik açısından da önemli bir sıçrama yaratması bekleniyor.
İRAN’DAKİ TESİS UYARISI: “KIRILGAN YAPI”
Öte yandan Aydın, Gübretaş’ın İran’daki Razi tesislerine ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede de bulundu. Tesiste büyük ortak olmalarına rağmen yönetimsel zorluklar yaşandığını belirten Aydın, “Razi’nin yüzde 48.8’i bize ait ama karar almak kolay değil, çok kırılgan bir yapı” diyerek risklere işaret etti. Bu açıklama, küresel krizlerin sadece tedarik değil, ortaklık yapıları üzerinden de risk oluşturduğunu gözler önüne serdi.
“GÜBRE VAR AMA TARTIŞMA BİTMEDİ”
Her ne kadar yetkililer “sorun yok” mesajı verse de sektörün arka planında farklı tartışmalar sürüyor. Uzmanlara göre asıl risk, arzdan çok maliyet tarafında yoğunlaşıyor. Küresel enerji fiyatlarındaki artış, gübre fiyatlarını doğrudan etkilerken, bu durum üretici üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Nitekim son dönemde gübre fiyatlarında yaşanan hızlı yükselişin çiftçinin alım gücünü zorladığı, bu nedenle “erişim var ama kullanım sınırlı” gibi yeni bir tartışmanın başladığı ifade ediliyor.
TÜRKİYE İÇİN KRİTİK EŞİK
Tüm bu gelişmeler, tarım sektörünün ne kadar stratejik bir noktada olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Gübre tedarikinin kesintisiz sürmesi, sadece üreticiyi değil doğrudan gıda fiyatlarını ve milyonlarca insanı etkiliyor. Yetkililer “stoklarımız yeterli” diyerek güven verirken, küresel gelişmelerin seyrine göre tablonun hızla değişebileceği de göz ardı edilmiyor.
Türkiye şimdi kritik bir denklemin içinde:
Stoklar güçlü… hazırlıklar tamam…
Ama küresel kriz derinleşirse, bu denge ne kadar korunabilecek?




