Tunceli'de 5 Ocak 2020'de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun soruşturmasında yeni gelişmeler yaşanıyor. Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, savcılığa 108 kişilik liste sunduklarını ve listedeki en az 30 kişi hakkında işlem yapılması gerektiğini açıkladı. Çimen, listede halen aktif görevde bulunan kamu görevlilerinin de yer aldığını söyledi.

Adana’da dehşet! “Beni fuhşa zorluyor” diyen genç kadının şiddet anları kamerada
Adana’da dehşet! “Beni fuhşa zorluyor” diyen genç kadının şiddet anları kamerada
İçeriği Görüntüle

108 KİŞİLİK LİSTE SAVCILIĞA SUNULDU

Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, soruşturmanın son dönemde gerçekleştirilen operasyonlarla genişlediğini belirtti. Evrensel'e konuşan Çimen, "Bizim 108 kişilik bir listemiz var ve bunların en az 30'u hakkında kesin olarak işlem yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bunlar arasında dönemin İl Emniyet Müdürü de var. Hâlen aktif görevde" dedi. Çimen, Gülistan Doku dosyasının 6 Ocak 2020'de ailenin şikayeti üzerine açıldığını belirterek, Ağustos 2024'e kadar geçen dönemi "sistematik olarak gerçekleşmiş bir örtbas faaliyeti" olarak değerlendirdiklerini söyledi.

Soruşturmada 14 Nisan 2026'da ilk operasyonun gerçekleştirildiğini belirten Çimen, 17 kişinin gözaltına alındığını, 12 kişinin tutuklandığını aktardı. Dosyadaki deliller doğrultusunda dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında da işlem başlatıldığını ve Sonel'in 17 Nisan'da Erzurum'da gözaltına alındıktan sonra tutuklandığını söyledi. 21 Temmuz'daki ikinci operasyonda ise Sonel'in eşi ile Çimen'in "siber çetenin Ankara ayağı" olarak tanımladığı kişilerin gözaltına alındığını belirtti.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmanın sağlık boyutuna ilişkin düzenlenen operasyonda da 10 kişinin gözaltına alındığını aktaran Çimen, soruşturmanın farklı bağlantılar üzerinden genişletilmesi gerektiğini savundu.

"KARANLIK BİR İLİŞKİ AĞI"

Çimen, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının tutuklamaya sevk yazısında "karanlık bir ilişki ağı" ve "kamu gücünün mutlak bir kanunsuzlukla kullanılmasından" söz edildiğini belirtti. Çimen, bu ifadelerin ceza hukuku açısından "suç örgütü" kavramını gündeme getirdiğini söyledi. Soruşturmanın farklı operasyonlarla genişlediğini belirten Çimen, bazı şüphelilerin kamu görevlileriyle bağlantılarının da araştırılması gerektiğini ifade etti.

"KENTİ GÖREN KAMERALAR KÖR EDİLDİ"

Soruşturmanın emniyet ayağına ilişkin iddialarda da dikkat çeken ayrıntılar yer aldı. Çimen, Tunceli'yi yüksek kalitede görüntüleyen ve "K kameraları" olarak adlandırılan sistemin dönemin İl Emniyet Müdürüne bağlı olduğunu belirtti. 7 Ocak 2020'de söz konusu kameralarda değişiklik yapıldığını söyleyen Çimen, "O gün kenti gören kameralar kör ediliyor" dedi. Çimen, Aselsan'a gönderilen yazıya verilen yanıta göre o tarihte herhangi bir bakım ya da çalışma yapılmadığının anlaşıldığını söyledi.

Çimen ayrıca Zaynal Abarakov'un yurt dışına çıkışıyla ilgili de dönemin İl Emniyet Müdürünün adının geçtiğini belirterek, bu kişinin soruşturmaya dahil edilmesini ve hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiklerini söyledi.

Doku ailesinin avukatı Çimen, soruşturmadaki önceliklerinin Gülistan Doku'ya ulaşmak olduğunu vurguladı. Dosyada "Gizli Tanık Şubat" ve "Gizli Tanık Duman"ın anlatımlarının bulunduğunu belirten Çimen, "Aslında Gülistan Doku'nun yerini bilenlerin kim olduğu dosyada belli. Bunlara ilişkin ceza mahkemesi işlemleri yapılır ve bu süreç kararlı bir şekilde uygulanırsa, bu kişilerin Gülistan Doku'nun yerini söylememesi mümkün değil" ifadelerini kullandı.

"DİJİTAL DELİLLERE MÜDAHALE EDİLDİ"

Çimen, dosyada dijital verilere müdahale edildiğini de öne sürdü. Aca Bilişim'in sahibi Mehmet Aca'nın Tuncay Sonel'in "siber faaliyetlerini yürüttüğüne" ilişkin deliller bulunduğunu belirten Çimen, Aca'nın tutuklandığını söyledi. Gökhan Ertok üzerinden delillere müdahale edildiğini iddia eden Çimen, Gülistan Doku ile dosyadaki şüphelileri ilişkilendirebilecek bazı dijital verilere müdahale edildiğini ve bazı sosyal medya hesaplarından çıkış yapıldığını savundu.

Çimen, 7 Ocak 2020'de baraj gölünde arama çalışmalarının başlatıldığını ve aileye ısrarla Gülistan Doku'nun intihar ettiğinin söylendiğini aktardı. Aynı süreçte "K kameraları"na müdahale edildiğini söyleyen Çimen, Elazığ Emniyetinden gelen dalgıçların suyun 14 metre altında Gülistan Doku'ya ait el yazısıyla yazılmış bir kağıdı sağlam şekilde çıkardığını anlattı.

Doku'nun köprüdeki "son görüntüsü" olarak servis edilen kayda ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çimen, görüntüde yüzünün görünmediğini ve çömelmiş vaziyette olduğunu söyledi. Dosyada yer alan bir vatandaşın beyanına göre Doku'nun 10 saniye sonra ayağa kalktığını belirten Çimen, sonrasında suya düşen bir nesne izlenimi oluşturulduğunu savundu. Çimen, tüm gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde "profesyonelce işlenmiş bir örtbas" gördüklerini söyledi.

"GERÇEKTEN DE KİRLİ BİR İLİŞKİ AĞI GÖRÜNÜYOR"

Çimen, 2025'te "Gizli Tanık Şubat"ın ortaya çıkarak bildiklerini anlattığını ve bu ifadelerin dosyadaki bazı noktaların anlaşılmasına katkı sağladığını söyledi. Halen tutuklu bulunan Gökhan Ertok'un da kendilerine ulaştığını aktaran Çimen, Ertok'un kendisinin "siber çetenin elemanı olduğunu ve Gülistan Doku'nun örtbasında görev aldığını" söylediğini belirtti.

Çimen, Ertok'un Gülistan Doku dosyasındaki örtbasın, işlediğini söylediği diğer suçların yanında "çok daha az bir konu" olduğunu ifade ettiğini aktararak, "Gerçekten de kirli bir ilişki ağı görünüyor" dedi.

Soruşturmanın Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından iki ayrı koldan yürütüldüğünü belirten Çimen, Tunceli'deki soruşturmada firari kişilerin bulunduğunu söyledi. Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili ciddi bilgilere sahip olduğu belirtilen Umut Altaş'ın firari olduğunu aktaran Çimen, bu nedenle iddianame hazırlanması için yakalanmasının beklenebileceğini ifade etti. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın ise 17 Nisan 2026'da başladığını ve henüz erken aşamada olduğunu belirten Çimen, görev suçları bakımından zaman aşımı tehlikesi bulunduğunu söyledi.

OPERASYONLAR 18 İLE YAYILDI

Gülistan Doku soruşturması kapsamında farklı tarihlerde çok sayıda kentte operasyon gerçekleştirildi. Tunceli, Ankara, İstanbul, Elazığ, Malatya, İzmir, Antalya, Bursa, Eskişehir, Kayseri, Aydın, Diyarbakır, Erzincan, Çanakkale, Ordu, Isparta, Bilecik ve Nevşehir'de operasyonlar düzenlendi.

Operasyonlarda polisler, sağlık çalışanları, bilişim uzmanları ve korucuların da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, soruşturmanın farklı bağlantılar üzerinden sürdüğünü belirterek, 108 kişilik listenin savcılıkta olduğunu ve en az 30 kişi hakkında işlem yapılması gerektiğini düşündüklerini yineledi.

Kaynak: HABER MERKEZİ