Son dönemde kamuoyuyla paylaşılan taklit ve tağşiş listelerinde zeytinyağından bala, kırmızı etten baharatlara kadar çok sayıda üründe hile tespit edilirken, tüketicilerin en çok merak ettiği konulardan biri de bu ürünlerin günlük yöntemlerle ayırt edilip edilemeyeceği oldu. Gıda Mühendisleri Derneği Genel Başkan Yardımcısı ve Sağlık Bakanlığı Gıda Mühendisi Fatih Efe, hileli gıdaların büyük bölümünün tüketiciler tarafından çıplak gözle, tadına bakılarak ya da koklanarak tespit edilemeyeceğini belirterek, kesin sonucun yalnızca laboratuvar analizleriyle ortaya konulabileceğini söyledi.
HİLELİ GIDALARIN TESPİTİ İÇİN LABORATUVAR ANALİZİ GEREKİYOR
Gıda Mühendisleri Derneği Genel Başkan Yardımcısı ve Sağlık Bakanlığı Gıda Mühendisi Fatih Efe, özellikle bal ve zeytinyağı gibi sıkça hile yapılan ürünlerde kamuoyunda yaygın olarak dile getirilen ev tipi yöntemlerin güvenilir olmadığını ifade etti.
Efe, "Birçok hileli gıdada yapılan hileyi basit yöntemlerle anlamak mümkün değil maalesef. Özellikle bal ve zeytinyağı gibi ürünlerde söylendiği gibi basit yöntemlerle ürünün gerçek ya da hakiki olduğunu ispatlamak mümkün değil. Bunlar ancak laboratuvarda yapılan analizlerle anlaşılabilir." dedi.

TAKLİT VE TAĞŞİŞ ARASINDAKİ FARKI ANLATTI
Fatih Efe, kamuoyunda sıkça kullanılan "taklit" ve "tağşiş" kavramlarının birbirinden farklı olduğunu belirterek bu uygulamaların nasıl yapıldığına ilişkin örnekler verdi.
Efe, taklit uygulamalarında gerçek ürün yerine tamamen farklı bir ürünün sunulduğunu belirterek, "Taklit, gerçek ürün ile sahtesinin tamamen farklı olmasıdır. Örneğin dana eti yerine tek tırnaklı hayvan eti veya farklı bir hayvan eti kullanılması ya da ayçiçek yağının aroma ve renklendirici katkı maddeleriyle zeytinyağı gibi sunulması taklit kapsamına girer." ifadelerini kullandı.
TAĞŞİŞTE ÜRÜNÜN İÇERİĞİ DEĞİŞTİRİLİYOR
Tağşiş uygulamalarında ise ürünün değerli bileşenlerinin azaltıldığını veya yerine daha düşük maliyetli maddelerin eklendiğini aktaran Efe, "Tağşiş ise bir ürünün kıymetli olan bileşeninin azaltılması veya maddi değeri daha düşük olan bir bileşenin ilave edilmesidir. Örneğin sütün içine su katılması ya da bir ürünün yağının fazla miktarda alınması buna örnek olarak gösterilebilir." diye konuştu.




