Boğazın açılmasıyla ilgili belirsizlikler devam ederken, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri petrol ihracatını artırmaya çalışacak. Ancak artan arzla fiyatlarda düşüş riski ve OPEC içindeki bölünmeler kartelin piyasa dengeleme rolünü zayıflatıyor. Bu durum, petrol piyasasında arz fazlası oluşmasına ve OPEC'in gücünün daha da erimesine yol açabilir.
ENERJİ SEKTÖRÜ ORTA DOĞU DIŞINA KAYDI
Hürmüz Boğazı, İran savaşı öncesinde küresel petrol ve gaz akışının yaklaşık yüzde yirmisini taşıyan stratejik bir geçiş noktasıydı. Bu su yolunun kapatılması, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) üretimini ciddi biçimde düşürdü ve enerji sektörünün ağırlık merkezinin Orta Doğu dışına kaymasına neden oldu. Riyad yönetimi, bu dönüşümlere karşı seçenekleri sınırlı olan bir konumda bulunuyor.

BOĞAZ'IN GELECEĞİ MEÇHUL
Boğazın ne zaman ve nasıl açılacağı hala belirsizliğini koruyor. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, su yolundaki trafik akışının savaş öncesi seviyelere dönmesi gerektiğini vurgularken, İran bölgedeki kontrolünü belli ölçüde sürdürmeye kararlı. Bu durum, petrol piyasasında toparlanmanın temkinli ve dalgalı bir şekilde yaşanacağını gösteriyor.
Tüm bu belirsizliklere rağmen, Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Kuveyt, Irak ve İran gibi Körfez ülkeleri, savaşın yarattığı mali kayıpları telafi etmek için petrol ihracatını en yüksek seviyeye çıkarmaya odaklanacaklar.
ENERJİ ALTYAPISI BÜYÜK HASAR GÖRDÜ
2019 yılının sonlarında başlayan çatışmalar nedeniyle Orta Doğu petrol ihracatında günlük yaklaşık 13 milyon varillik bir kayıp yaşandı. Bu miktar, küresel arzın yaklaşık yüzde 13'üne tekabül ederken, Reuters Open Interest (ROI) hesaplarına göre 80 milyar dolardan fazla gelir kaybı anlamına geliyor. Enerji altyapısına verilen hasar ise on milyar dolarlarla ölçülüyor.
Asya başta olmak üzere büyük enerji ithalatçılarının talebinin artmasıyla ülkeler arzı hızla artırmak için güçlü motivasyona sahip olacak. Ancak talep ve arzın eş zamanlı toparlanması zor görünüyor. Orta Doğu üreticilerinin günlük yaklaşık 11 milyon varillik kapalı üretim kapasitesini tekrar devreye alması aylar sürebilir. Ayrıca, talebin ne kadarı kalıcı olarak azaldı, ne kadarı ertelendiği net değil. Süregelen jeopolitik kaygılar ise küresel petrol tedarik zincirinde dur-kalk şeklinde zorluklar yaşanmasına, fiyat dalgalanmalarına yol açabilir.

OPEC'İN TAHTI SALLANIYOR
Geçmişte, benzer krizler OPEC ve müttefikleri tarafından üretim düzenlemeleriyle kontrol altına alınarak piyasa istikrara kavuşturuldu. Örneğin COVID-19 pandemisi sırasında koordineli üretim kesintileri fiyatların aşırı dalgalanmalarını önlemişti. Ancak mevcut durumda, OPEC’in böylesi bir liderlik rolünü üstlenmesi giderek zorlaşıyor.
Örgüt, savaş nedeniyle zayıflamış ve parçalanmış durumda. ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) raporlarına göre OPEC'in üretimi, şubat ayında günlük 31 milyon varilden nisan ayında 20 milyon varile geriledi. Küresel üretimdeki payı ise yüzde 22 ile tarihî bir dipte seyrediyor. Dahası, BAE'nin Nisan ayında OPEC üyeliğinden ayrılması, örgütün uyumunu ve Suudi Arabistan’ın liderliğini sekteye uğrattı.
Aynı zamanda Rusya, Ukrayna enerji tesislerine yönelik saldırıların etkisiyle OPEC+ ittifakındaki tedarik rolünü artırmada sınırlamalarla karşılaşıyor. Bu da stratejik riskleri artırıyor.
HÜRMÜZ'ÜN AÇILMASI SUUDİ ARABİSTAN İÇİN FELAKET
Hürmüz Boğazı’nın açılması, Suudi Arabistan’ı zor bir duruma sokabilir; OPEC üyeleri arasındaki pazar payı rekabeti artacak ve arz fazlasına bağlı fiyat baskıları yükselme potansiyeline sahip olacak. Riyad’ın fiyatları korumak için diğer üyeleri üretimi kısıtlamaya ikna etmesi zorlaşabilir.
Savaş sırasında Suudi Arabistan’ın ihracatının yüzde 60'dan fazlasını Kızıldeniz güzergahına kaydırması, fiyat artışlarından yararlanmasını sağladı. Ancak bu durum, özellikle Irak ve Kuveyt gibi alternatif rotası sınırlı üreticilerle koordinasyon sağlamayı güçleştirecek.

OPEC’in son politika sinyalleri de bu durumu teyit eder nitelikte. Örgüt, üst üste dört aylık üretim artışında anlaşmaya vardı. Bu şekilde OPEC+ üyeleri 2023 yılında kararlaştırılan günlük 1,65 milyon varillik üretim kesintisini eylül sonuna kadar geri almayı planlıyor.
Ancak arz tarafındaki toparlanmanın anında gerçekleşeceği beklentisi gerçekçi değil. Rystad Energy analisti Jorge Leon’un değerlendirmesine göre Hürmüz’ün tam açılması sonrası birkaç ay içinde küresel piyasada günlük yaklaşık 5 milyon varillik bir arz fazlası yaşanabilir. Bu arada Orta Doğu dışındaki üreticiler, bu süreçte pazar pozisyonlarını güçlendirmiş durumda. Bu, Körfez ülkelerinin agresif fiyatlandırmadan kaçınarak kaybettikleri payı geri almasını zorlaştırıyor.
Geçmişte OPEC, fiyat savaşlarına girme konusunda istekli olsa da, mevcut arz şoklarından sonra yeni bir savaş başlatmak kontrolü daha da kaybetme ve OPEC'in küresel etkinliğinin azalması riskini beraberinde getirebilir.
Bu makalenin görüşleri, Reuters köşe yazarı Ron Bousso'ya aittir.




