Yemen’de Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki ilerleyişini genişleterek Babulmendeb Boğazı çevresindeki stratejik noktalarda kontrol sağlaması İsrail’de güvenlik alarmına neden oldu. İsrail basınında yer alan değerlendirmelere göre Tel Aviv yönetimi, Kızıldeniz’de değişen askerî dengeyi yakından takip ederken İsrail Deniz Kuvvetleri’ne alarm seviyesinin yükseltilmesi talimatı verildi.
Yemen’de son dönemde hız kazanan çatışmalar, Kızıldeniz ve dünyanın en kritik deniz geçişlerinden biri olan Babulmendeb Boğazı çevresindeki güç dengelerini yeniden şekillendiriyor. Husilerin kıyı hattındaki nüfuzunu genişletmesi ve stratejik noktaları kontrol altına alması, İsrail tarafında olası güvenlik risklerine ilişkin endişeleri artırdı.
İsrail basınında yer alan analizlerde, Husilerin bölgedeki konumunun güçlenmesinin yalnızca Yemen iç savaşındaki dengeleri değil, Kızıldeniz üzerinden gerçekleşen deniz trafiğinin güvenliğini de etkileyebilecek nitelikte olduğu değerlendirildi.

İSRAİL DONANMASINA ALARM TALİMATI
Gelişmelerin ardından İsrail Deniz Kuvvetleri'nin bölgedeki hazırlık seviyesini artırdığı bildirildi. Donanma Komutanı Koramiral Eyal Harel’in komuta kademesine alarm seviyesinin yükseltilmesi yönünde talimat verdiği, askerî personelin devriye ve gözetleme faaliyetlerinin de yoğunlaştırıldığı aktarıldı.
İsrail tarafının aldığı önlemlerin, Kızıldeniz'den gelebilecek olası sürpriz saldırılara karşı erken müdahale kapasitesini güçlendirmeyi amaçladığı belirtiliyor. Donanmanın özellikle deniz trafiğinin güvenliği ve stratejik güzergâhların gözetimi konusunda faaliyetlerini artırdığı ifade ediliyor.
TEL AVİV’DE SUUDİ ARABİSTAN ELEŞTİRİSİ
Tel Aviv’de gerçekleştirilen güvenlik değerlendirmelerinde Husilerin ilerleyişinin yanı sıra Suudi Arabistan ve Yemen hükümetinin izlediği politika da gündeme geldi. İsrailli yetkililerin, Husilere karşı yeterli bir caydırıcılık oluşturulamadığı ve bunun hareketin Kızıldeniz çevresindeki nüfuzunu genişletmesine alan açtığı görüşünde olduğu öne sürüldü.
İsrail açısından bir diğer endişe kaynağını ise İran'ın Husiler üzerindeki etkisi oluşturuyor. Tel Aviv, Husilerin stratejik bölgelerde güç kazanmasının İran'ın Kızıldeniz ve Babulmendeb çevresindeki dolaylı nüfuzunu genişletebileceğini ve bölgesel güvenlik dengelerini İsrail açısından daha kırılgan hale getirebileceğini değerlendiriyor.
KIZILDENİZ KIYISINDA KONTROL ALANI GENİŞLİYOR
Temmuz ayından itibaren Yemen’de yoğunlaşan çatışmaların ardından kontrol sahalarında önemli değişiklikler yaşandığı belirtiliyor. Husilerin Hudeyde vilayetindeki hakimiyetlerini pekiştirirken Taiz’in batısına doğru ilerlediği ve Muha gibi Kızıldeniz kıyısındaki stratejik limanlara ulaştığı aktarılıyor.
Babulmendeb çevresindeki Meyyun Adası, Haniş Takımadası ve Zubab gibi kritik noktaların kontrolünün de Husilere geçmesi, bölgedeki askerî tabloyu daha hassas hale getirdi. Söz konusu bölgeler, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki geçişin kontrolü bakımından stratejik öneme sahip.

BABULMENDEB’DE DENGELER DEĞİŞİYOR
Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan Babulmendeb Boğazı, uluslararası deniz ticaretinin en önemli geçiş noktaları arasında bulunuyor. Husilerin boğaz çevresindeki etkinliğinin genişlemesi, yalnızca Yemen’deki savaşın seyri açısından değil, bölgesel deniz güvenliği ve ticaret güzergâhları bakımından da yakından takip ediliyor.
İsrail’in alarm seviyesini yükseltmesi ise Yemen’deki gelişmelerin etkisinin ülke sınırlarının çok ötesine taşındığını gösteriyor. Kızıldeniz kıyısındaki kontrol alanlarının yeniden şekillenmesiyle birlikte Babulmendeb, İran-Husi ekseni ile İsrail ve bölgedeki diğer aktörler arasındaki güvenlik rekabetinin daha kritik bir cephesi




