Lokman Hekim İstanbul Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Cem Irkılata, çocuklarda idrar kaçırma, kabızlık, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve vezikoüreteral reflü gibi rahatsızlıkların farklı nedenlerden kaynaklanabileceğini belirtti.

Irkılata, bu çocukların bir bölümünde mesane fonksiyon bozukluğu bulunduğunu, önemli bir kısmında ise pelvik taban kaslarının işlevsel olarak doğru çalışmadığını ifade etti.

DİSFONKSİYONEL İDRAR ÇIKIŞI NASIL ORTAYA ÇIKIYOR?

Prof. Dr. Hasan Cem Irkılata, pelvik taban kaslarının normalde idrar yapma sırasında gevşemesi gerektiğini belirterek, bazı çocuklarda bu kasların gevşemek yerine kasıldığını söyledi.

Cocuklarda Karin Agrisi 2

Bu durumun idrar akışının kesintili olmasına neden olduğunu aktaran Irkılata, disfonksiyonel işemenin temelinde pelvik taban kaslarının yanlış çalışmasının bulunduğunu dile getirdi.

AŞIRI AKTİF MESANE İLE PELVİK TABAN ARASINDA NASIL BİR BAĞLANTI VAR?

Irkılata, aşırı aktif mesanesi bulunan çocuklarda da benzer bir mekanizmanın görülebildiğini belirtti. Mesanenin ani kasılması sırasında çocuğun idrar kaçırmayı önlemek amacıyla refleks olarak pelvik taban kaslarını kasabildiğini ifade eden Irkılata, uzun süre idrarını tutan çocuklarda ise mesane doldukça pelvik taban kas tonusunun arttığını kaydetti.

PELVİK TABAN BOZUKLUĞU NASIL TANI ALIYOR?

Prof. Dr. Hasan Cem Irkılata, pelvik taban bozukluklarının tanısında öncelikle çocuğun şikayetlerinin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Pelvik tabanın gözle değerlendirilmesi sırasında özellikle aşırı aktif pelvik taban bozukluğu bulunan çocuklarda anal göz kırpma bulgusunun dikkat çektiğini belirten Irkılata, pelvik taban kas tonusunun ise elle muayene edilerek "Modifiye Oxford Skalası" ile değerlendirilebildiğini aktardı.

Tanının desteklenmesi amacıyla elektromiyografik yöntemlerden yararlanıldığını ifade eden Irkılata, idrar yapma sırasında idrar akımı ile eş zamanlı pelvik taban kas aktivitesinin ölçülebildiğini, idrar yapma sonrasında gerçekleştirilen EMG değerlendirmesiyle de çocuğun kasılma ve gevşeme performansının analiz edildiğini söyledi. Bu ölçümler sayesinde pelvik taban bozukluğunun tipi ve derecesinin belirlenebildiğini kaydetti.

TEDAVİ NEDEN KİŞİYE GÖRE PLANLANIYOR?

Prof. Dr. Hasan Cem Irkılata, tedavinin her çocuk için bireysel olarak planlanması gerektiğini belirterek pelvik taban kas rehabilitasyonunun tedavi sürecinin temelini oluşturduğunu ifade etti.

Tedavi sürecinde manuel gevşetme teknikleri, pelvik taban egzersizleri, karın içi basınç kontrolü ve biofeedback destekli rehabilitasyon yöntemlerinden yararlanıldığını aktaran Irkılata, her aşamada çocuğun şikayetleri ile kas aktivitelerinin yeniden değerlendirilerek ilerlemenin takip edildiğini söyledi.

ERKEN TANI NEDEN ÖNEMLİ?

Irkılata, erken tanı ve doğru rehabilitasyon yaklaşımının çocuklarda hem idrar hem de bağırsak fonksiyonlarının düzelmesine önemli katkı sağlayacağını belirtti.

Ebeveynlere de çağrıda bulunan Irkılata, uzun süren idrar kaçırma, kabızlık veya tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu gibi şikayetlerin önemsenmesi ve zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini ifade etti.

KADINLARDA İDRAR KAÇIRMANIN EN YAYGIN NEDENLERİ NELER?

Çakmak Erdem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zarife Kerimova, idrar kaçırmanın kadınlarda yaygın görülen bir sağlık sorunu olduğunu belirterek, doğru yaklaşım ve tedavi yöntemleriyle yönetilebildiğini söyledi.

Pelvik Agri.jpg

Kerimova, en yaygın nedenler arasında zayıflamış pelvik taban kasları, hormonal değişiklikler ve doğum sonrası gelişen değişikliklerin yer aldığını ifade etti. Doğum, yaşlanma ve genetik yatkınlığın ise riski artıran önemli faktörler arasında bulunduğunu kaydetti.

HANGİ BELİRTİLER DİKKATE ALINMALI?

Op. Dr. Zarife Kerimova, belirtilerin idrar kaçırmanın şiddetine ve nedenine göre değişebileceğini belirtti.

Öksürme, hapşırma veya fiziksel aktiviteler sırasında idrar kaçırma, acil idrar yapma ihtiyacı ve sürekli idrar yolu rahatsızlıklarının yaygın belirtiler arasında yer aldığını ifade eden Kerimova, bu şikayetleri yaşayan kadınların nedenin belirlenmesi ve tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi için sağlık uzmanına başvurması gerektiğini söyledi.

İDRAR KAÇIRMADA HANGİ TEDAVİLER UYGULANIYOR?

Kerimova, tedavi sürecinin idrar kaçırmanın türüne ve şiddetine göre değiştiğini belirtti.

İlk aşamalarda yaşam tarzı değişiklikleri ile pelvik taban egzersizlerinin etkili olabileceğini ifade eden Kerimova, bu egzersizlerin pelvik taban kaslarını güçlendirerek idrar kaçırmayı azaltabildiğini söyledi. Sıvı alımının düzenlenmesi, kilo kontrolü ve düzenli egzersizin de fayda sağlayabileceğini aktardı.

İleri evrelerde ilaç tedavisi ve hormon tedavilerinin uygulanabileceğini belirten Kerimova, fiziksel terapi ve biofeedback yöntemlerinin pelvik taban kaslarını güçlendirmek ve kas kontrolünü artırmak amacıyla kullanılabildiğini kaydetti. Daha ciddi vakalarda ise cerrahi müdahalenin gerekli olabileceğini ifade etti.

CERRAHİ TEDAVİ HANGİ DURUMLARDA GÜNDEME GELİYOR?

Op. Dr. Zarife Kerimova, cerrahi yöntemlerin idrar kaçırmayı etkili şekilde yönetebildiğini belirtti.

Pelvik destek cerrahisi ve midya sling uygulamalarının kullanılan yöntemler arasında yer aldığını aktaran Kerimova, cerrahi müdahalelerin pelvik tabanın desteklenmesini ve idrar kaçırmanın azaltılmasını hedeflediğini söyledi.

PELVİK KONJESYON SENDROMU NEDİR?

Pelvik Konjesyon Sendromu (PKS), doğurganlık çağındaki kadınlarda sıklıkla görülen, alt karın ve kasıklardaki toplardamarlarda genişleme ve akım bozukluklarıyla seyreden bir hastalık olarak tanımlanıyor.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Cem Arıtürk, hastalığın yeni yeni tanınır hale geldiğini ve konuya deneyimli bir hekime ulaşmanın zaman alabildiğini belirterek, bu nedenle birçok hastanın şikayetleriyle yaşamaya devam ettiğini ifade etti.

PELVİK KONJESYON SENDROMUNUN BELİRTİLERİ NELER?

PKS hastalarında nedeni başka sebeplerle açıklanamayan, adet döneminden etkilenmeyen ve cinsel ilişkiyle şiddetlenebilen alt karın ile kasık ağrıları görülebiliyor.

Bu tabloya kasıklarda ve alt karın bölgesinde dolgunluk hissi, normalden daha şiddetli adet ağrıları, genital bölgede, kasıklarda ve uyluk iç yüzünde varisleşmiş damarlar eşlik edebiliyor. Gebelik döneminde ortaya çıkmış varisler, sık idrara çıkma, makat bölgesinde dolgunluk hissi ve idrarda kan görülmesi de diğer şikayetler arasında yer alıyor.

PKS TANISI NASIL KONULUYOR?

Doç. Dr. Cem Arıtürk, toplardamar hastalıklarında deneyimli hekimler tarafından yapılan doppler ultrasonografinin damarların akım ve yapısındaki değişiklikleri göstermede yeterli olduğunu belirtti.

Alt karın ve kasık bölgesindeki toplardamarların doppler ultrasonografi ile incelenmesinin PKS hakkında bilgi verdiğini ifade eden Arıtürk, bazı durumlarda damarların direkt anjiografi ile incelenmesi, ilaçlı tomografi veya ilaçlı MR gibi ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulabildiğini söyledi.

PKS TEDAVİSİNDE HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIYOR?

Arıtürk, tedavi yönteminin görüntüleme bulguları ile hastanın şikayetleri birlikte değerlendirilerek belirlendiğini kaydetti.

Medikal tedaviden açık cerrahiye kadar farklı seçeneklerin uygulanabildiğini belirten Arıtürk, ilaç tedavisi ve pelvik taban egzersizlerinin ağrıyı azaltıp hastalığın ilerlemesini yavaşlatabildiğini ifade etti. Günümüzde sorunlu damarların anjiografik yöntemler ve özel cihazlarla kapatılmasının en sık kullanılan tedavi yöntemlerinden biri olduğunu aktardı.

PELVİK TABAN HASTALIKLARI HANGİ FONKSİYONLARI ETKİLİYOR?

Pelvik taban hastalıklarının yalnızca kadınları değil erkekleri de ilgilendirdiği ve birçok yaş grubunda görülebildiği belirtiliyor. Pelvik taban; işeme, üreme ve dışkılama fonksiyonlarını destekleyen bir yapı olarak tanımlanıyor.

Bu hastalıklar işeme fonksiyonunda idrar kaçırma veya idrar yapmada zorluk, üreme fonksiyonunda rahim ya da vajina sarkması ile cinsel işlev bozuklukları, dışkılama fonksiyonunda ise dışkı kaçırma veya kronik kabızlık gibi sorunlara neden olabiliyor.

PELVİK TABAN HASTALIKLARINDA YAPISAL BOZUKLUKLAR NELER?

Pelvik taban hastalıklarında yapısal bozukluklar arasında rektal prolapsus, uterin prolapsus, rektosel ve sistosel yer alıyor.

Alışveriş yaparken bu detaya dikkat! Etiketteki küçük yazılar büyük tuzak
Alışveriş yaparken bu detaya dikkat! Etiketteki küçük yazılar büyük tuzak
İçeriği Görüntüle

Bu yapısal değişikliklerin, pelvik organların desteklerini kaybetmesi sonucu ortaya çıktığı ve ilgili organların fonksiyonlarının bozulmasına yol açtığı belirtiliyor.

Muhabir: Tuğba Güner