Beyza A., son dönemde oturum izinleriyle ilgili yapılan değişikliklerin, kendisi gibi birçok göçmenin güven duygusunu ciddi biçimde zedelediğini belirtti. Vergisini ödediği, çalıştığı ve hayat kurduğu bir ülkede sürekli “kalabilecek miyim?” sorusuyla yaşamanın insanı yıprattığını ifade eden Beyza A., bu belirsizliğin sadece kariyeri değil, psikolojiyi de askıda bıraktığını dile getirdi.
AİLEDEN UZAK, SESSİZ BAYRAMLAR
Göçmenliğin en ağır yanlarından birinin aileden uzak olmak olduğunu vurgulayan Beyza A., bayramların ve özel günlerin ekranlar aracılığıyla yaşandığını söyledi. Hasta olunan anlarda en basit bir desteğin bile yokluğunun insanı derinden etkilediğini belirten Beyza A., yalnızlığın zamanla ağır bir yüke dönüştüğünü ifade etti.
İş yaşamında “external” ya da “contractor” statüsünde çalışmanın da ayrı bir baskı yarattığını anlatan Beyza A., aynı işi yaptığı kişilerden daha fazla çalışmasının beklendiğini, mesai sınırlarının kolayca aşıldığını söyledi. İtiraz edildiğinde ise kırılgan statünün hatırlatıldığını belirterek, bu durumun sürekli bir güvencesizlik hissi yarattığını dile getirdi.
Beyza A., gündelik hayatta artan suç hissinin de yaşam kalitesini düşürdüğünü anlattı. Son iki yıl içinde telefonunun iki kez çalındığını belirten Beyza A., bunun yalnızca maddi değil, kamusal alanda güven duygusunu zedeleyen bir deneyim olduğunu söyledi. Küçük hırsızlıkların neredeyse normalleştiğine dikkat çeken Beyza A., bu durumun ahlaki bir aşınmaya işaret ettiğini ifade etti.
ÜRETİYOR AMA KÖK SALAMIYOR
Aynı zamanda koçluk yaptığını ve insanlara yol bulma konusunda destek verdiğini anlatan Beyza A., buna rağmen kendisinin ciddi engellerle karşı karşıya olduğunu söyledi. Skilled Worker vizesiyle çalışmasına rağmen kendi şirketini kuramadığını, düzenli gelir elde edip yüksek vergi ödemesine rağmen sistemin tam anlamıyla var olmasına izin vermediğini dile getirdi.
“SORUNLAR SESSİZ AMA DERİN”
Beyza A.’ya göre İngiltere’de yaşam zor; çünkü zorluklar yüksek sesle değil, sessiz ve yavaş ilerliyor. Yalnızlık, belirsizlik, güvencesizlik ve ahlaki aşınmayla örülü bu hayatın, dışarıdan ne kadar başarılı görünürse görünsün içeride derin izler bıraktığını söylüyor.
Beyza A., artık bu sorunların yalnızca istatistiklerle değil, bireylerin yaşadıkları hikayeler üzerinden konuşulması gerektiğini vurguluyor. Ona göre İngiltere’yi ayakta tutan sadece sistemler değil, o sistemlerin içinde yaşam mücadelesi veren insanlar.