Petrol Bakanlığı Müsteşarı Adnan el-Cumeyli’nin itirafları doğrultusunda genişletilen yolsuzluk operasyonları, Irak’ın siyasi gündemine oturdu. Özellikle Bağdat’taki korunaklı Yeşil Bölge'de gerçekleştirilen operasyonlar, devlet kurumlarındaki "temizlik" hareketinin kararlılıkla sürdürüldüğünü kanıtladı. Ülkenin önde gelen isimleri ve eski liderler, adaletin tesisi için operasyonlara tam destek verdiklerini açıkladı.
"ŞAFAK OPERASYONU" VE GÖZALTILAR
Güvenlik güçlerinin haziran ayı başında elde ettiği istihbarat ve itiraflar, Irak'ta köklü bir yolsuzluk ağını ortaya çıkardı. Bağdat'ta düzenlenen operasyonlarda, hükümet binalarının ve yabancı temsilciliklerin bulunduğu Yeşil Bölge de dahil olmak üzere birçok adrese baskın yapıldı. Gözaltına alınan 47 kişi arasında milletvekillerinin ve üst düzey bürokratların bulunması, mücadelenin her kademeye yayıldığını gösteriyor.

SİYASİ KANATTAN OPERASYONA DESTEK
Irak Meclisi Dürüstlük Komisyonu Üyesi Şakir Mahmud Tememi, atılan adımları "devlet müessesini temizleme yönünde doğru bir adım" olarak nitelendirdi. Eski Başbakan Nuri el-Maliki ise "Halkın malını yağmalayan yolsuzluk faillerinin peşine düşmek amacıyla başlatılan Şafak Operasyonu'ndan ötürü sizleri tebrik ediyorum" ifadesiyle operasyona destek verdiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Nizar Amedi de sürecin devamlılığının altını çizdi.
"DOKUNULMAZLIK YOK, HESAP VERECEKLER"
Irak hükümeti ve yargı organları, kamu malına el uzatan hiç kimsenin "dokunulmazlığı" olmayacağı mesajını net bir şekilde veriyor. Başbakan Ali ez-Zeydi'nin daha önce verdiği yolsuzlukların üzerine gidilme sözü, sahadaki baskınlarla uygulamaya geçmiş durumda. Yetkililer, kamu emanetine ihanet eden herkesin hukuk önünde hesap vereceğini vurguluyor.

IRAK'IN YOLSUZLUKLA MÜCADELE SÜRECİ
Yolsuzluk iddialarının sıkça tartışıldığı Irak'ta, bu çapta bir operasyonun gerçekleştirilmesi, ülkedeki hukuk devleti ilkelerine duyulan güveni yeniden inşa etme girişimi olarak görülüyor. Uzmanlar, bu mücadelenin sadece gözaltılarla sınırlı kalmayıp, devletin idari yapısında sistemik bir dönüşümle desteklenmesinin hayati önem taşıdığını belirtiyor.




